İstinaf kanun yoluna başvurulması hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur” şeklinde değiştirilmiş olup, yine 694 sayılı KHK’nın 18. maddesi ile 3533 sayılı Kanuna eklenen geçici 4. maddede “6'ncı maddede yapılan değişiklik hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle itiraz aşaması tamamlanmamış olanlar dahil olmak üzere hakemde görülmekte olan davalarda da uygulanır” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, 694 sayılı KHK ile 3533 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle, 3533 sayılı Kanun uyarınca hakem sıfatıyla verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna değil istinaf kanun yoluna başvuru yolu açılmıştır. Ayrıca aynı KHK ile 3533 sayılı Kanuna eklenen geçici 4. madde gereğince, Kanun'un 6.maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle itiraz aşaması tamamlanmamış olanlar dahil olmak üzere hakemde görülmekte olan davalarda uygulanacağı belirtilmiştir....
Bir hak üzerinde uyuşmazlığa düşmüş olan iki tarafın anlaşarak, bu uyuşmazlığın çözümlenmesini özel kişi veya kişilere bırakmalarına ve uyuşmazlığın bu özel kişi veya kişiler tarafından incelenip karara bağlanmasına tahkim denir. Kural olarak taraflar bir uyuşmazlığın çözümlenmesi için hakeme başvurmaya mecbur değildirler. Ancak, bazı hallerde bir uyuşmazlığın çözümlenmesi için hakeme başvurmak zorunludur ki; buna zorunlu tahkim denir. Tahkimin hangi hallerde zorunlu olduğu, özel bir kanun hükmü ile belirlenir. Mecburi tahkim hallerinden birinin düzenlendiği 3533 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince; genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle, sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir....
Hemen belirtmek gerekir ki; 3533 sayılı Umumi Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete veya Belediye veya Hususi İdarelere Ait Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yoluyla Halli Hakkında Kanunun 1. maddesi hükmünde açıkça; “Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya umumi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanları, bu kanun da yazılı tahkim usulüne göre halledilir." düzenlemesine yer verilmiştir....
arasındaki ecrimisil istemine ilişkindir. 3533 sayılı Kanunun 1.maddesi hükmünce “umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya umumi idarelere ait olan dava ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanları, bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilir.” Davada taraflar, 3533 sayılı Kanunun 1.maddesinde gösterilen kuruluşlardandır. Bu kanunun 2570 sayılı kanunla değişik 4.maddesi gereğince aralarındaki uyuşmazlığın “Hakem” sıfatı ile çözümlenmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca, tarafların sıfatı ile 3533 sayılı Kanunun 1. ve 4.maddeleri hükümleri dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, genel hükümlere göre incelenip sonuca bağlanması doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir....
Bir hak üzerinde uyuşmazlığa düşmüş olan iki tarafın anlaşarak, bu uyuşmazlığın çözümlenmesini özel kişi veya kişilere bırakmalarına ve uyuşmazlığın bu özel kişi veya kişiler tarafından incelenip karara bağlanmasına tahkim denir. Kural olarak taraflar bir uyuşmazlığın çözümlenmesi için hakeme başvurmaya mecbur değildirler. Ancak, bazı hallerde bir uyuşmazlığın çözümlenmesi için hakeme başvurmak zorunludur ki; buna zorunlu tahkim denir. Tahkimin hangi hallerde zorunlu olduğu, özel bir kanun hükmü ile belirlenir. Mecburi tahkim hallerinden birinin düzenlendiği 3533 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince; genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle, sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir....
Mecburi tahkim hallerinden birinin düzenlendiği 3533 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince; genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle, sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir. 23.05.2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09.05.2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun 21.maddesi gereğince Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (....) kurulmuş ve 02.09.2013 tarihinde Ticaret Siciline kayıtla faaliyetine başlamıştır. ....’nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir....
Hüküm, Asliye Hukuk Mahkemesince hakem sıfatıyla verilmiştir. 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununun 4916 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik 4. maddesi; bu kanunun 1.maddesinde sayılan kurumlar arasında çıkan taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıkların genel mahkemelerde bakılacağını hüküm altına almıştır. 4916 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile 3533 sayılı Kanunun 1. maddesinde yazılı kurumlar arasında ortaya çıkan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklara hakem sıfatı ile bakılmasına son verilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesinin bu sıfatla işe bakıp sonuçlandırması benimsenmiştir. Mahkemece 3533 sayılı Kanunda yapılan değişiklik gözden kaçırılarak Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla davanın görülmesi gerekirken, hakem sıfatıyla davaya bakılıp yürütülmüş olması doğru değildir....
(Maliye Bakanlığı) 3533 sayılı Kanunun 1.maddesi hükmünce “umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle, sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya umumi idarelere ait olan dava ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanları, bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilir.” Davada, taraflar, 3533 sayılı Kanun’un 1.maddesinde gösterilen kuruluşlardandır....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile .. 1.İcra Müdürlüğü'nün 2014/501 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 2.700,00 TL’lik asıl alacak yönünden iptaline takibin 2.700,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Taraflar sıfatları itibariyle 3533 sayılı Umumi, Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle Sermayesi Devlete veya Belediyeye veya Hususi İdarelere Aid Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yolu ile Halli hakkındaki kanuna tabi kuruluşlardandır. Mahkemece, uyuşmazlığa 3533 sayılı yasa gereği hakem sıfatı ile bakılıp davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği gibi, hakem sıfatı ile verilen kararların temyizen incelenmesine yasal olanak yoktur. Anılan kararlara karşı, ancak hükmü veren mahkemeye itiraz olunabilir. (3533 Sayılı Kanun md. 4,6) O halde, dilekçenin itiraz niteliğinde kabul edilip değerlendirilmesi ve gerekli kararın verilebilmesi için, temyiz dilekçelerinin reddi gerekir....
Dava dosyasının incelenmesinde; Davacı İdare tarafından, davalı Belediye Başkanlığı aleyhine haksız eylemi ile uğranılan maddi zararlarının giderilmesi istemli eldeki davanın açıldığı, mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen kararın, Dairemizin 14/02/2012 tarih, 2012/1173 Esas ve 2012/2094 Karar sayılı ilamı ile, 3533 sayılı Kanunun 1. maddesine göre uyuşmazlığın tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verildiği ve mahkemece hakem sıfatıyla yapılan yargılama sonucunda istemin kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın yeniden temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 24/06/2013 tarih, 2013/9422 Esas ve 2013/12099 Karar sayılı ilamı ile 3533 sayılı Kanunun 6. maddesine göre bu kanun uyarınca verilen kararların temyiz edilebilme niteliği olmadığı ve sadece itirazın mümkün olduğu belirtilerek geri çevirme kararı verildiği, geri çevirme kararı sonrasında Hakem tarafından yapılan inceleme sonucunda davalının itirazının reddine karar verildiği ve itirazın reddine...


