WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Davalı vekili cevabında, ödemenin yasal olduğunu beyan etmiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile 11.034.32 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.Dosya kapsamından, Türk Telekom’da görevli olan davalının, özelleştirme hükümlerine göre Sağlık Müdürlüğüne naklen atandığı, 4046 sayılı kanunun 22.maddesi gereğince fark tazminatı ile ilgili olarak davalıya ödenen döner sermaye ek ödemelerinin mahsup edilmesi gerekirken, bu işlemin yapılmaması nedeniyle davalıya fazla ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Davada, davalıya yapılan fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talep edilmektedir....

Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasındaki tapulu taşınmaza ilişkin adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, iadesi talebine ilişkindir. Taraflar arasında haricen düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle, davacı tarafından davalıya 14.590,00 TL ödendiği, ancak tapuda resmi satışın yapılmadığı anlaşılmakta olup, satış tarihi itibariyle tapulu olan taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir(TMK. md 706, BK. md 213, Tapu K. md 26). Bu durumda taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karşılıklı olarak verdiklerini iade ile yükümlüdürler. Davaya konu taşınmaz davacıya teslim edilmediğinden davacının iade yükümlülüğüne ilişkin bir durum da söz konusu değildir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, talep edilen asıl alacak miktarına faiz işletilmesi için TBK.'nun 117/1....

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, tarafların dava konusu dairenin de müteahhite ait olacağını kararlaştırdığını, inşaatın 2 nci katta bulunan 3 No.lu bağımsız bölümünün müvekkili tarafından müteahhitten satın alındığını; ancak müteahhidin isteği doğrultusunda dava konusu daireye taşınmak zorunda kaldığını, bu nedenle davalının iyi niyetli zilyet olarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı davada taşınmaza yaptığı eksik işler bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği davalılardan tahsilini talep etmiştir. III....

YHGK'nın 06.04.2011 tarih ve 2010/3-727 E., 2011/75 K., Dairemizin 12.03.2014 tarih ve 2013/8037 E., 2014/1827 K; 11.03.2015 tarih ve 718 E., 1542 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndaki sebepsiz zenginleşmeye ilişkin maddelerdeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Öte yandan, hukuki işlemin borç doğurmasının nedeni irade açıklamasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir....

Kararı, davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazları yönünden; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı eksik ve ayıplı ifadan dolayı tazminat, nama ifaya izin ve yapılan bir kısım giderin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece aynı bilirkişi kurulundan bir asıl ve iki ek rapor alınmıştır....

Davacı bu madde hükmüne göre davalıyı temerrüde düşürmediğinden, dava tarihinden daha evvelki bir tarihten itibaren faiz yürütülmesi yerinde değildir. Mahkemece yapılması gereken iş, davacı tarafından davalıya yapılan ödemenin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsiline karar vermek olmalıdır. Değinilen yönler bir yana bırakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Davacı bu madde hükmüne göre davalıyı temerrüde düşürmediğinden, dava tarihinden daha evvelki bir tarihten itibaren faiz yürütülmesi yerinde değildir. Mahkemece yapılması gereken iş, davacı tarafından davalıya yapılan ödemenin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsiline karar vermek olmalıdır. Değinilen yönler bir yana bırakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Yargılama sırasında yapılan keşifte dinlenen bilirkişi davacının davalı binasına yaptığı tamirat ve tadilat bedellerini 2007 keşif tarihine göre 10.080 TL olarak belirlemiştir. Dava sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı tazminat davasıdır. Davacı, davalıya ait binada tamir ve tadilat yaptığını iddia etmiş, davalı ise tamirat olmadığını savunmuştur. Davacının davalının binasına masraf yaptığı davalının açtığı dava ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davalıya teslim edildiği tarihte gerçekleştiğinin kabulü zorunludur (22.02.1991 tarih ve 1990/1-1991/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). Bu itibarla taşınmazın işgaline son verilmesi ve iade zorunludur....

Somut olayda davacı vekili, dava konusu taşınmazın davalı belediyeden, belediye encümeninin tespit etmiş olduğu bedel üzerinde kiralandığını, müvekkili şirketin yıkık bir vaziyette aldığı taşınmaza 220.000.- TL harcama yaparak yatırım yaptığını, bu yatırımdan sonra belediyeye başvurarak işyeri açma ruhsatı aldığını, ... ...nin 03/06/2014 tarih ve 1587 sayılı encümen kararı ile kira sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkili şirketin zorla tahliye edildiğini, taşınmaza müvekkil tarafından yapılan masrafların idarenin malvarlığına geçerek zenginleşmesine sebebiyet verdiğini belirterek, taşınmaza yapılan harcamalardan kaynaklı olarak zarar miktarı tespit edilinceye kadar şimdilik 1.000,00.- TL'nin zenginleşme tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmış olup, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın, Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir....

Davacının alacağı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalıdır. 6098 sy TBK. m.77/1'e göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı TBK. m. 79 ve 80'de "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zengin- leşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödedi- ğini geri isteyebilir. Yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunan da bağışlama irade ve arzusunun bu- lunmadığını gösteren bir yanılmadır....

UYAP Entegrasyonu