WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Davada; tapusu iptal edilen davacının taşınmaza yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların tahsili talep edilmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu 100 m2 daireye dava tarihi olan 2009 yılı itibariyle davacının yaptığı imalatların değerini 26.220,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davacının, daireye bir takım imalatlar yaptırdığı anlaşıldığına göre, davacının davalı tarafından taşınmazdan el çektirilmesi nedeniyle davalının BK.nun 61-66 (TBK.nun 77-82) maddeleri gereğince sebepsiz zenginleştiği tartışmasızdır....

Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının kısıtlandığı bu nedenle davanın geçersiz sözleşme hükümlerine göre alacağın sebepsiz zenginleşme kapsamında tahsili istemine ilişkin olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre zenginleşenin iade borcunun doğması bakımından fiil ehliyetinin olmamasının sonuca etkisi olmadığı ve davalının para borcu bakımından zenginleştiği ölçüde batıl sözleşme gereği aldığını iade ile yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline ve asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....

Esas sayılı dosyası ile açtıkları dava sonucu beklenmeden, İcra Müdürlüğü'nce yapılan haciz işlemi sırasında alacaklının baskısı ile müvekkili tarafından alacaklı vekili hesabına 23/06/2021 tarihinde haksız yere gönderilen 4.300,00 TL 'nin sebepsiz zenginleme nedeni ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayın değerlendirilmesinde, zamanaşımına uğrayan borç eksik bir borç olmakla, bu borcun borçlu tarafından ödenmesi sonrasında, alacaklıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tekrar geri istenemeyecektir. Nitekim TBK-78/2.madde uyarınca zamanaşımına uğrayan bir borcun ifasından kaynaklanan zenginleşmelerin istenemeyeceği belirtilmekle; ( bkz. Safa Reisoğlu Borlar Hukuku Genel Hükümler Ankara 20... s...) sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Sayılı ilamı ile sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince fazla ödeme ile ilgili araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiş, mahkemece; 02.04.2014 tarihli kararında bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 3.069.88 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Davada, sebepsiz zenginleşme koşullarına göre, davalıya fazla ödenen maaşın tahsili talep edilmektedir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, dava konusu alacağa faiz işletilmesi için TBK'nun 117/1. (BK.nun 101/1.) maddesinde, "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" hükmü gereğince davalının temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Davalıya gönderilen ihtarnamenin 19.12.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve alacağın bir ay içinde ödenmesi talep edildiğine göre temerrüt tarihinin 19.01.2012 tarihli olduğu anlaşılmaktadır....

Buna göre kazandırmaya (edime) dayanan sebepsiz zenginleşme; “geçerli olmayan sebebe” veya “gerçekleşmemiş sebebe” veyahut da “sona ermiş sebebe” dayalı olarak gerçekleşebilir. Ayrıca 818 sayılı BK’nin 62. maddesinde haklı bir sebebe dayanmayan özel bir sebepsiz zenginleşme hâli olarak “borç olmayan şeyin tediyesi” ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.Sebepsiz zenginleşmede sadece mal varlığındaki eksilmenin giderilmesinin talep edilmesi söz konusudur. Dosya içeriği belgeler birlikte incelendiğinde; Davalının site yönetimi ile 15.11.2018 kira başlangıç tarihli ------sitesi içinde bulunan sosyal tesisin işletilmesi ile ilgili olarak kira sözleşmesi imzaladığı, Davacıların ise site yönetimi ile 28.02.2020 tarihinde kira sözleşmesi yaptıkları daha sonra davacıların site yönetimi ile kiralanan taşınmaza ilişkin tüm demirbaş ve eklentileri ile birlikte anahtarı site yönetimine devrettiklerine ilişkin 07.10.2020 tarihli protokol düzenledikleri görülmüştür....

ise 01/11/2003 tarihinde ödeneceğini, müvekkilinin bu kapsamda davalıya iki adet bono imzaladığını ve davalıya verdiğini, vade tarihi gelmeden davalının müvekkiline gelerek "senin durumun kötü" diyerek teminat olarak bir kefilin imzasını taşıyan senet vermesini istediğini, yoksa satıştan cayacağını söylemesi üzerine müvekkilinin senet vermeyi kabul ettiğini, aynı vade tarihi ve meblağlı ve kefil imzalı iki senedi de teminat olarak davalıya verdiğini, davalının senetleri halen müvekkiline vermediğini, bu güne kadar taşınmazın tapuda devir ve tescil işlemlerine de yanaşmadığını, taşınmazın tapusun iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde sözleşme gereği verilenlerin, cezai şartın ve taşınmaza yaptığı iyileştirme giderleri ve faydalı masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili ile davalıya teminat olarak verilen iki adet senedin sözleşme feshedildiğinden bedelsiz kaldığının tespiti ile iadesini talep ve dava etmiştir....

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule, yasaya ve Yargıtay kararlarına -------- işbu davanın usulden reddini, esasa ilişkin beyanlarda gerekçeleri ayrıntılı bir biçimde açıklanmak üzere, davacı ----- işbu davayı açmakta taraf sıfatı bulunmamakta olup, aktif husumet dava yetkisi söz konusu olmadığını, çek asıllarının ve dayanak belgelerinin sunulmamış olmasından dolayı, yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu, hukuka da aykırılık taşıdığını, davalı şirkete tebliğ edilen herhangi bir fatura, ihtarname ---------- bulunmadığını, alacaklı tarafça varlığı iddia edilen borç yargılamaya muhtaç olduğunu, davalı şirketin iş bu takipte taraf sıfatı da söz konusu olmadığın, borca ve ferilerine ve de takibe en geniş şekilde itirazı----dosyasında süresi içerisinde sunulduğunu, davacı taraf ciro yolu ile çekin yetkili hamili olduğunu, Yargıtay kararları gereği de süresinde ibraz edilmediğini, çekin kambiyo vasfını yitirmesi durumunda sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacağın talep edilebilir...

Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince feshin kesinleştiği tarih itibariyle iş sahibinin yararlanabileceği imalâtların bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine yüklenici tarafından istenebilir. Bu durumda mahkemece; davacı arsa sahibinin, davalı yüklenicinin yapmış olduğu masraflar ve ödemelerin sözleşmenin 7/a. maddesi uyarınca yüklenicinin üzerinde bırakılmasına ilişkin isteminin reddine karar vermek gerekirken, bu istemin de kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca davalı yüklenici şirket yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davacı ile davalı arasında ki hukuki ilişkinin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı gerçek kişiye davanın yöneltildiği, alacağın para alacağı mahiyetinde olduğu, TTK Md. 3 hükmüne göre her ne kadar bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir şeklinde belirtilmekte ise de, taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olmaması, davacının kendi adına kayıtlı aboneliği iptal etmemesinden kaynaklı olarak davalının aynı abonelik üzerinden kullandığı enerji bedelini talep ettiği dikkate alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır....

MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davaya konu uyuşmazlık sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre; borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyi ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan temerrüde düşürülmesi gerekir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizinin işlemeyeceği açıktır....

UYAP Entegrasyonu