Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zengin- leşenin davalı olduğunun kabulü gerekir. Davacının icra dosyasına parayı yatırmasıyla zenginleşenin dava dışı asıl borçlu oldu- ğu, davalı alacaklının zaten varolan alacağını aldığı, bu sebeple sebepsiz zenginleşme davasının dava- lısı olamayacağı, direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de yukarıda açık- lanan ilkelere görü bu görüşün kabulü yasal olarak mümkün değildir.Sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak açılan davada, sebepsiz zenginleşenin takip alacaklısı durumundaki davalı olduğu ve davalıya husumet düştüğü tartışmasızdır....
Mahkemece, davalının istifasından sonra da kooperatif hizmetlerinden yararlandığı, bu nedenle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduğu, ancak dairenin 1/2’sinin maliki olduğu için buna göre sorumlu olacağı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 2.575-YTL’nin ayrı ayrı tahakkuk tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen ve Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 19.04.2016 günlü ve 2015/451 E.-2016/160K. sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğundan bahisle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.07.2017 gün ve 2017/41990 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz yoluna başvurulmakla, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Dava, davalı tarafa yersiz ödenen döner sermaye ek ödemesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.Uyuşmazlık, davalı tarafa yapılan döner sermaye ek ödemesinin yersiz ödeme olup olmadığı ve istirdatta zamanaşımının ne zaman başladığı noktasında toplanmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen (sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre) alacak davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; ......
K sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açtığını, bu dosya ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshedildiğini ve inşaat seviyesi tapu hak etme sınırlarının altında olduğundan tarafların birbirlerinden aldıklarını ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceğinden bahisle reddedildiğini, mahkeme kararı ve bilirkişi raporuna göre ...'in yaptığı iş bedeli ... olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu ... ...'ın arsa sahibi diğer davalıdan bu miktar alacaklı olduğunu, ...'in herhangi bir mal varlığı olmadan öldüğünü, diğer davalıların ...'in mirasçısı olduklarını, davalı ...'in ... parsel sayılı taşınmazda bir adet dairesi olduğunu tespit ettiklerini, ...'in sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre diğer davalıdan alacaklı olduğundan bu alacağa istinaden ve ilgili mahkeme kararı uyarınca taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir....
Somut olayda, davacı; ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satılan taşınmazda yaptığı masraf bedelini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etmektedir. Davalıların zenginleşmesi taşınmazın satımıyla (17.04.2009 tarihinde) gerçekleşmiş olduğuna göre, zamanaşımı süresi de bu tarihte başlamıştır. Mahkemece, bu husus gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle (bir yıllık sürenin geçtiğinden bahisle) davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Her ne kadar davacı vekili hükmü duruşma istemli olarak temyiz etmiş ise de, davanın miktarı itibariyle duruşma istemi reddedilerek, temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. ... Dava; davacı tarafça ödenen intifa terkin masrafının davalı malikten sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda tahsili istemine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; intifa terkin harcını hangi tarafın ödeyeceği noktasında toplanmaktadır....
Davacı vekilinin tazminat istemine gelince; davacı taraf dava dilekçesi ile 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık olması nedeniyle tespit harici bırakılan taşınmazı, davalı belediyeden encümen kararı ile satın alındığını iddia edilerek adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında tescil talebinin kabul edilmemesi halinde davalı belediyeye ödediği arsa bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri nedeniyle davalı ...’nden tahsili isteminde bulunarak davasını ıslah etmiştir. Mahkemece, davacı tarafından hem tescil hem de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tazminat talep edilmesinin çelişkili olduğu kabul edilmek sureti ile tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun değildir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; müvekkilinin davaya konu çeki muntazam ciro silsilesi içerisinde, ticari ilişkisi neticesinde teslim aldığını, fakat çeke yasal süresi içerisinde karşılıksız şerhi yaptıramadığından dolayı kambiyo senedine özgü haciz yoluyla icra takibine konu edemediğini, müvekkilinin çek alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden davalıdan tahsiline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece; davacı yönünden tapuda devir yapma olanağının ortadan kalktığı tarihin (tapuda ferağ verme ümidinin kesildiği tarih); 264 ada 4 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma uygulaması sonucu dava dışı şahıs adına yapılan tescil tarihi olan 02.09.2003 tarihi olup, zamanaşımının başlangıç tarihinin bu tarih olduğu ve dava tarihi 05.08.2015 tarihine kadar on yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle davacı tarafın bedel iadesi konusundaki talebinin, TBK'nın 125.maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık; tapulu taşınmazın satışından kaynaklı alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talebine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir....


