Burada borç sebebi gerçekleşmediği halde, iş sahibinin malvarlığından bir zenginleşme, yüklenicinin malvarlığında ise bir azalma söz konusudur. Ancak, iş sahibinin malvarlığında bir çoğalmadan söz edilebilmesi için, yapılan işlerin onun işine yaraması gerekir....
Mahkemece olayda 6762 sayılı TTK’nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde bononun zamanaşımı süresi olan 3 yıl artı 1 yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımının uygulanması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin bu şekilde nitelendirmesi dosya içeriğine uygun değildir. Zira, dava dilekçesinde açıkça temel ilişkiye dayanılmıştır. Davacı, dava konusu senedin lehtarı olup, dava keşideci ve aval veren aleyhine açılmıştır. Bu durumda, zamanaşımına uğramış olan bonoya yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın her türlü delille ispatı mümkündür. Zamanaşımının ise taraflar arasındaki temel ilişkinin tabi olduğu zamanaşımı hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir....
Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Sebepsiz zenginleşmede iade borcunun kapsamını ve iade sırasında hangi masrafların istenebileceğini düzenleyen BK'nın 63. ve 64. maddeleri, zenginleşenin iyiniyetli sayılıp sayılmamasına göre farklı hükümler içermektedir. BK'nın 63/.... maddesine göre iyiniyetli zenginleşen iade zamanında elinde kalanla sorumlu olacağı halde, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca kötü niyetli zenginleşen kural olarak bu şekilde zenginleşmenin azaldığı savunmasını yapamayacaktır. Yine, BK'nın 64. maddesi hükmüne göre, iyiniyetli zenginleşen yaptığı faydalı masrafları daima isteyebilecek iken, kötüniyetli zenginleşen bunları iade anında değer fazlalığı oranında isteyebilecektir. Sebepsiz zenginleşen ister iyiniyetli ister kötüniyetli olsun, kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması mümkün olabilecek midir?...
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Dava, Borçlar Kanunu 61 ve devamı maddelerine dayanan sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak isteminden ibarettir. Davada, davalıya yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava, Borçlar Kanunu 61 ve devamı maddelerine dayanan sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak isteminden ibarettir.Davada, davalıya yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir.Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur....
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; dava konusu 21.251,68 TL alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 28/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.451,70 TL karar ve ilam harcından 362,93 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 1.088,77 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan----- göre hesaplanan------ maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı ve 362,93 TL peşin harcı toplamı: 417,33 TL ile aşağıda dökümü yazılı 945,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan...
Dava, kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu işler bedelinin tahsili istemine ilişkindir Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı idareye ait oteli 25.01.2007 tarihli sözleşme ile kiraladıklarını, otelin işletmeye uygun bir halde teslim edilmemesi nedeniyle otele yönelik bir çok faydalı masraf yaptıklarını, bu kapsamda kiralananın komple çatı onarımı, pencere ve camların değişimi, otelin sıva ve boyalarının yenilenmesi, halı ve nevresimlerin değiştirilmesi gibi bir çok yatırım yaptıklarını, davalının kira alacağına yönelik yaptığı icra takibi nedeniyle kiralananın 08.04.2009 tarihinde icraen tahliye edildiğini, yapılan faydalı ve zorunlu masraflar nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini, kira sözleşmesinde yapılan masrafların istenemeyeceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen yapılan masrafların bedelsiz olarak kiralayana terk edilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, yapılan faydalı masraflar nedeniyle davalının tüm sözleşme süresince elde edeceği kira gelirinin çok üzerinde...
a üzerindeki müştemilatlarla birlikte satıldığından davalılardan talep edilemeyeceği, gerekçesiyle" davanın reddine karar verilmiş hüküm dava vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davada, harici taşınmaz satışına dayalı ödenen paranın ve taşınmaz üzerinde yapılan faydalı masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan tahsili istenilmektedir.Tapulu taşınmazın harici (Resmi olmayan) satışı geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye göre verilenler iade edilmelidir. Taşınmaz satışına ilişkin sözleşmede kararlaştırılan paranın bir kısmının davalı ... tarafından alındığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Davaya konu taşınmazın tapuda diğer davalıya ... tarafından devredildiği hususunda da bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, harici satış senedi ile taşınmazı satın alan davacının, yine harici olarak taşınmazı diğer davalıya satıp satmadığı noktasındadır. Davalı ..., davacının alıcı ......
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Davada, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya fazla ödenen miktarın tahsili talep edilmektedir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 62.maddesi (6098 sayılı TBK.'nın 78. maddesi) gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu maddede belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle, davacı idarenin tahakkuk memuru hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir....
Ayrıca, TBK.nun 77-82.maddelerinde yer alan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, sebepsiz zenginleşmenin, haklı bir sebep olmaksızın başkasının emeğinden ve mal varlığından yararlanmak olarak tanımı yapılmıştır.Sebepsiz zenginleşme kurumunun en önemli temel özelliği ise "şahsilik" prensibidir. Buna göre, kime karşı zenginleşme oluştuysa ona karşı talepde bulunulması gerekir. Davada, borçlu olmadığı halde ve icra takip dosyasına göre asıl borçlu ile ilgisi bulunmamasına rağmen icra haciz tehdidi altında ihtirazi kayıtla davalıya ödeme yapan davacının, ödediği bedelin tahsili talep edilmektedir.Bu durumda, davacının davasını haksız yere ödeme yaptığı davalı alacaklıya karşı talepde bulunması gerektiğine ilişkin Dairemizin 17.12.2013 tarih, 2013/14303 E. - 2013/18067 K. Sayılı bozma ilamında bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle karar düzeltme talebi red edilmiştir....


