Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların davacıların murisi Mehmet tarafından yaptırıldığını, bu yapıların yapıldığı tarihten itibaren de davacılar tarafından kullanıldığını, ortaklığın giderilmesi davası sonunda taşınmazın davacılardan Salih tarafından satın alındığını, halen kullanılmakta olan bir yer hakkında sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak alacak davası açılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, TMK'nın 994. maddesine göre iyiniyetli zilyedin ancak nesnenin geri verilmesi davasında giderleri isteyebileceği, zilyetliği devam ederken yapılan masrafların ayrı bir dava konusu yapılamayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının kısmen kabulü ile takibin asıl alacak 37.000,0 TL ve 712,25 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre rücuan tahsili istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Uyuşmazlık, üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulu olmayan taşınmazda sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacağın tahsili için yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesinindir. Ancak 11.04.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu'nun 6644 sayılı Kanun ile değiştirilen 60. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesine, 27.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı ve kamu zararının tahsiline ilişkin yönetmelik hükümleri gereğince davacı idarenin sözkonusu fazla ödemeyi tahsil etmesi mümkün iken alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.Dava, fazla yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi isteminden ibarettir.HGK’nun 05.12.1984 tarih ve 1982/13-387 E; 1984/997 K sayılı ilamı ile idarenin herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan, salt hatalı ödemenin idare tarafından B.K.’nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceğini belirtmektedir....
Davacıların bu ödemelerden payına düşen kısmı Borçlar Yasasının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyip isteyemeyeceği irdelenerek varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece ecrimisil esasları gözetilerek davanın reddedilmesi bozma nedenidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Defterdarlı'ğının davaya konu parselin mülkiyetinin Hazine'ye ait olduğunu belirterek ecrimisil ihbarı gönderdiğini, davalı belediyenin başkasının taşınmazını yetkisiz temsil hükümlerine göre kiraya verdiğini bu nedenle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olması gerektiğini belirterek, kiralanan taşınmazın malikinin tespit edilmesini, dava konusu arsa üzerindeki binanın davacı tarafından ne zaman yapıldığının, tadil edildiğinin ve bedeli ile kime ait olduğunun tespitini, bu güne dek ilgili dükkan için ödenen her türlü tahsisat, kira bedellerinin belediyeden celbedilecek tahsilat belgeleri doğrultusunda tespit edilerek, tespit edilecek bedellerin haksız ve sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda istirdadına ve davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir....
Dosyanın incelenmesinde, davacının 66.500,00 TL kredi çektiği, bu bedelin davacı tarafından bankaya verilen talimatla davalı tarafından bankadan çekildiği, taraflar arasındaki resmi satış senedinde de taşınmaz değerinin 66.500,00 TL olarak belirtildiği, ayrıca davacının apartman yönetimine taşınmaza yapılan masraflar dolayısıyla toplamda 1.315,00 TL yaptığı belirlenmiştir. Sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ancak davalının davacı aleyhinde zenginleştiği tutar iadeye konu olmalıdır. Bu nedenlerle davacı tarafından çekilen ancak davalıya ödendiği ispatlanamayan 3.500,00 TL değerindeki kredi bedeli, sigorta ücretleri ve apartman yönetimine yapılan ödemelerin denkleştirici adalet ilkesine göre yapılan hesaplamaya dahil edilmesi mümkün değildir. Ayrıca somut olayda ifanın imkansız hale geldiği 09.01.2013 tarihinin, dava tarihinden sonraki tarih olması sebebiyle hesaplamada esas alınması doğru görülmemiştir....
Zira, bozma ilamında "...sebepsiz zenginleşme olgusu, davalıların murisinin açtığı meni müdahale davası sonucunda verilen (davacıların taşınmaza vaki müdahalelerinin men-i'ne ilişkin) kararla gerçekleşmiş bulunmaktadır." denilerek, iade borcunun kapsamının hangi tarih itibariyle belirleneceği ifade edilmiş bulunmaktadır. Oysa, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda; dava konusu binanın değerinin dava tarihi olan 22.03.2005 tarihi itibariyle belirlendiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece; bozma ilamında ifade edilen meni müdahale kararının kesinleştiği tarihteki (30.12.1993 tarihindeki) binanın değeri esas alınarak alacağın belirlenmesi gerekmektedir. Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
- K A R A R - Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 11.12.2013 günlü kararı ile onanmış olup, bu karara karşı davacı vekilinin karar düzeltme istemi ile yeniden yapılan inceleme sonucu; Davacı yan, istasyonlu bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının 18 yıl süreceği düşüncesiyle yapılan ve Rekabet Kurulu Kararı gereğince sözleşmenin süresinden önce 18.09.2010 tarihinde feshinden sonra da davalı yanca kullanılmaya devam edilen kalıcı yatırım bedellerinden kalan sözleşme süresine tekabül eden bakiye bedelin tahsilini istemiş olup bu bağlamda istasyon zemin betonu, istasyon bina inşaatı ve bunlarla sınırlı olmamak üzere ayrılmaz parça niteliğinde yapıların ödeme kalemlerinin davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini istemiştir....
KARAR Davacı vekili, dava konusu 68 ada 29 parsel sayılı taşınmaza müvekkillerinin murisi ... ve davalıların murisi ... paydaş malik iken 1979 ve 1980 yıllarında taşınmaz üzerine ortaklaşa bir bina inşa ettiklerini, müvekkillerinin murisinin sonradan bu binanın zemin üstü ikinci katındaki iki dairenin oturulabilecek hale gelmesi için içini, sıvasını, boyasını, çerçevesini, fayansını, elektrik tesisatını yaptırdığını, ayrıca bu binanın zemin katında 4 adet zeytin deposu yaptırdığını belirterek, tarafların murisleri tarafından ortak yapılan binanın ikinci katındaki iki daire için yapılan her türlü masrafın ve 4 adet zeytin deposunun davacıların murisi tarafından yapıldığının tespitini, aksi halde yapılan masrafların dava tarihi itibari ile değerinin tespiti ile sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir....


