WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Mahkemece, dava konusu taşınmazda yapılan kadastro tespitinin 1972 yılında kesinleştiğini, davacının taşınmazı 1980 yılında kullanmaya başladığını, davacının çaplı olan taşınmazda haklı ve geçerli bir neden bulunmadan tasarruf ettiğinin anlaşıldığı, davacının kötüniyetli zilyet olarak kabulü gerektiği, Türk Medeni Kanunu'nun 994/2 maddesine göre iyiniyetli olmayan zilyedin yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazminini isteyebileceği, davacı tarafça taşınmaz üzerine dikilen ağaçların bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edildiği, ağaçların dikilmesi için yapılan masrafların taşınmazda hak sahibi olan ... için zorunlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Mahkemece sözleşme hükümlerine göre iş merkezinin yapımına ve işletilmesine yönelik tüm izin ve ruhsatların davacı tarafından alınacağı, gerekli masrafların onun tarafından karşılanacağı, bu hususta hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunamayacağı ve yaptığı masrafları isteyemeyeceği gibi gerçekleşen imalâtı da bedelsiz olarak davalıya bırakacağı kararlaştırıldığından dava reddedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede tapu devri öngörülmemiş olup bu durumda tek taraflı irade beyanı ile feshi mümkündür. Davada kâr kaybı istemi de bulunmadığından eldeki davada fesihte haklılık durumunun araştırılmasına gerek yoktur. Genel kural gereği sözleşmenin feshi halinde taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldıklarını diğer tarafa iade etmek zorundadır....

Mahkemece sözleşme hükümlerine göre iş merkezinin yapımına ve işletilmesine yönelik tüm izin ve ruhsatların davacı tarafından alınacağı, gerekli masrafların onun tarafından karşılanacağı, bu hususta hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunamayacağı ve yaptığı masrafları isteyemeyeceği gibi gerçekleşen imalâtı da bedelsiz olarak davalıya bırakacağı kararlaştırıldığından dava reddedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede tapu devri öngörülmemiş olup bu durumda tek taraflı irade beyanı ile feshi mümkündür. Davada kâr kaybı istemi de bulunmadığından eldeki davada fesihte haklılık durumunun araştırılmasına gerek yoktur. Genel kural gereği sözleşmenin feshi halinde taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldıklarını diğer tarafa iade etmek zorundadır....

Mahkemece sözleşme hükümlerine göre iş merkezinin yapımına ve işletilmesine yönelik tüm izin ve ruhsatların davacı tarafından alınacağı, gerekli masrafların onun tarafından karşılanacağı, bu hususta hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunamayacağı ve yaptığı masrafları isteyemeyeceği gibi gerçekleşen imalâtı da bedelsiz olarak davalıya bırakacağı kararlaştırıldığından dava reddedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede tapu devri öngörülmemiş olup bu durumda tek taraflı irade beyanı ile feshi mümkündür. Davada kâr kaybı istemi de bulunmadığından eldeki davada fesihte haklılık durumunun araştırılmasına gerek yoktur. Genel kural gereği sözleşmenin feshi halinde taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldıklarını diğer tarafa iade etmek zorundadır....

Belediyesi sınırları içinde kalmış ve 3030 sayılı Kanun hükümlerine göre bu taşınmaza ilişkin tüm hak ve borçların ... Belediyesine geçtiği belirtilmiş ise de, bedeli tahsil eden davalı ... olduğu takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile sorumlu olacaktır.Yine, davalının cevap ihtarnamesinde arsa bedeli ödenmesi hususunda belediye kararı bulunmadığı halde bazı gecekondu sahiplerinin... Belediyesinin ... Şubesindeki banka hesabına belediyenin bilgisi dışında para yatırdıkları hususu kabul edilmiştir.Somut olayda, dava konusu paranın yatırıldığı ... Arsa Konut Yapı Koop. ne ait ... nolu hesap” ile davalı ... arasında hukuki, fiili ve organik bağ bulunup bulunmadığı hususları araştırılmadığı gibi, hesapta bulunan paranın nereye aktarıldığı, kimler tarafından kullanıldığı da belirlenmemiştir....

Uyuşmazlık, dava konusu gecekondu arsalarının zilyetlerine tahsis edilmesi için yapılan duyuru sonucu davalı belediyenin belirlediği banka hesabına yatırılan paranın tahsisinin yapılmaması nedenine dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.Dava konusu taşınmaz Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucuna göre ... Vakfı adına kayıt edilmiş olduğu, 4706 sayılı Yasa kapsamında Maliye Hazinesine ve ... Belediyesine takas yolu ile intikal ettiği yapılan yazışmalardan anlaşılmaktadır. ... Belediyesi 21.7.1993 tarihinde kurulmuş, ancak 27.3.1994 tarihli mahalli idare seçimlerinden sonra faaliyete geçmiştir. Taşınmaz sonradan ... Belediyesi sınırları içinde kalmış ve 3030 sayılı Kanun hükümlerine göre bu taşınmaza ilişkin tüm hak ve borçların ......

Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki (TBK'nun 77 ve ardından gelen maddelerindeki) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Somut olayda; davacılar satın alma ve miras yoluyla gelen hakka dayandıklarına göre dava BK'nun 125. maddesine (6098 sayılı BK'nun 146. maddesine) göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Ayrıca, zamanaşımı borcun muaccel olması ya da ifanın imkansız hale geldiği tarihte başlayacağından olayda ifanın imkansız hale geldiği tarihin belirlenmesi önem kazanmaktadır....

Ancak somut olayda; davacı davasını sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığından, taraflar arasındaki bankacılık işlemi haricinde haksız olarak kullanılan bedelin tahsili talep edildiğinden, uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, icra takibine konu çek bedelinin tahsili için TTK'nın 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak davalı-keşideciye karşı başlatılan ilamsız icra takibinde yetkiye ve borca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edildiği halde davalı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılarak beyanda da bulunmamıştır....

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 8.250,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 563,55.-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğiden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 8.250,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 164,90....

UYAP Entegrasyonu