WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tahsili” istemindeki gerçek istek ve iradesinin, mahkemenin kabulünde olduğu gibi “sadece 1998 yılında ödediği 1.000 TL satış bedelinin iadesi” mi yoksa “denkleştirici adalete göre ödediği 1.000 TL’nin dava tarihindeki alım gücü karşılığı” mı olduğu tam ve tereddüte yer vermeyecek şekilde anlaşılamamaktadır....

Hemen belirtmek gerekir ki, Dairemizin öteden beri sapma göstermeyen kararları bu gibi 2010/16965-2011/7828 somut olaya benzer uyuşmazlıklarda davacının, mecura yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle bedellerini BK. 414. maddesi kapsamında vekâletsiz ... görme hükümlerine göre davalıdan isteme ... bulunduğu yönündedir. Kural olarak bu gibi zaruri ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir. Mecurun tahliyesi sonunda kiralayan bunları benimsemiş ve kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşme meydana gelmiştir. Mecurun haklı nedenle tahliye edilmiş olması sonuca etkili değildir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafından mecura yapılan faydalı ve zorunlu masrafların yapıldıkları tarih itibariyle değerleri konusunda uzman bilirkişi ya da heyeti tarafından belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre davacının talepleri konusunda bir karar verilmelidir....

Mahkemece; fazla ödenen bedel konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın ödenen bedelin geri istenip istenemeyeceğinden kaynaklandığı, ortada hatalı intibak veya hatalı terfi işlemi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması sözkonusu olmadığı için davalıya yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davada, davalıya hatalı ve yersiz ödemede bulunulduğu ileri sürülerek; yersiz ödenen 22.424,16 TL'nin faiziyle tahsili istenilmektedir....

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 11.887,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.04.2018 tarihli 2016/17398 E.2018/3946 K. sayılı kararıyla; davalı ... yönünden "...Davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak taşınmazın 1/4 değeri ile taşınmaza yaptırdığı eklentiler ve faydalı masrafları talep ettiği, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 26.03.1999 tarihli sözleşmede davalı ...'ın imzasının bulunmadığı, tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olup davalı ...'ye 07.07.2006 tarihinde satıldığı anlaşılmıştır....

Başka bir anlatım ile sözleşmenin haklı ya da haksız olarak feshedilmesi halinde sözleşme geriye etkili sonuç doğuracağından yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden sözleşmenin feshinde kusurlu olsa bile davalı birleşen dosya davacısı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ifa ettiğini kanıtladığı edimlerin bedelini talep etmekte haklıdır. Bu halde; yüklenicinin sözleşme nedenleriyle yaptığı faydalı ve zaruri masrafların mahkemece tespit edilmesi gerekir....

Yapılan masrafların iadesi yönünden ise; zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir gerekçesiyle" davanın ödenen bedelin iadesi yönünden husumetten reddine; daireye yapılan masrafların iadesi talebi yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Mahkemece, daireye yapılan masrafların iadesi talebi yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davada; 07.11.1999 tarihli, daire satışını konu edinen harici satış sözleşmesine dayanılarak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tazminat talep edilmektedir. Sözü edilen sözleşme incelendiğinde; Alan'ın ..., Satan'ın ... vekili... olduğu görülmektedir. Sözleşmede satan olarak geçen şahısların Baba-Oğul oldukları da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tapulu taşınmaz satışı resmi şekle tabi olup, resmi şekilde yapılmadıkça geçersizdir....

Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunan da bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Davacı, karşı tarafa yapmış olduğu ödemelerden vergi kesintisi yaparak kesmiş olduğu vergiyi, Vergi Dairesine ödemekle yükümlüdür. Davalının hak kazanmış olduğu ücret vergi kesintilerinden sonra kalan kısımdır. Bu miktardan fazla hatalı bir ödeme yapılmış ise davacı bunu sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilir....

Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; 3.500,00 TL araziye elektrik getirilmesi bedeli, 12.925,00 TL su kuyusu ile tesisatı bedeli, 52.000,00TL şeftali ağaçlarının bedeli olmak üzere toplam 68.425,00 TL'nin davalıdan tahsiline; hukuki yarar yokluğundan birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Dava; davalı tarafından davacıya sözlü ortaklık sözleşmesi gereğince teslim edilen tarlaya, davacı tarafından yapılan faydalı masrafların; tarlanın dava dışı 3. kişiye sözlü ortaklık sözleşmesinin süresi sona ermeden satılması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan tazmini talebine ilişkindir....

Bu kapsamda mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; davanın hukuksal zemini kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olduğu anlaşılmış ve haciz baskısı altında ödendiği iddiasıyla takip dosyasına yapılan ödemenin davalı/takip alacaklısından tahsili talep edilmiş ise de; davacı, takip dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olup İcra İflas Kanunu'nun 9. ve 12. maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemeler borca mahsuben yapılmış sayılmakta ve 3. kişi tarafından yapılan ödeme kadar takip dosyası borçlusu borcundan kurtulmaktadır. Buna göre takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin, ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte, somut dava yönünden davalı takip alacaklısının sebepsiz zenginleşen konumunda olmadığı görülmektedir....

Somut olayda dava, dava konusu taşınmazın kiralanacağı kanaatiyle davacı tarafından taşınmazda yapılan tadilatlar neticesinde oluşan masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tazmini istemine ilişkin olup, davacı ile davalı arasında yazılı veya sözlü kira sözleşmesi bulunmamasına ve davanın 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesine göre kiralanan taşınmazın ilâmsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin olmadığının anlaşılmasına göre, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 21/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu