Köyü 371 sayılı parselin tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde iken, yine kesinleşmiş 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili, tapu kaydındaki SGK. lehine konulan haciz şerhinin kaldırılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptaline, kütüğün beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılmıştır” şerhi de verilerek hali hazır niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline SGK. ... lehine konulan haciz şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı ..., Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve davalı SGK. ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir....
Dava, 22.02.1994 ve 24.12.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi ve davacıya ait taşınmazın tapu kaydındaki yüklenici lehine kurulan şerhin kaldırılması istemine ilişkindir. Dosya kapsamından ve Dairemizin 18.09.2014 tarihli geri çevirme kararı üzerine Tapu Müdürlüğü'nce dosyaya gönderilen tapu kaydı ve tapu kaydındaki şerhlerin dayanağı olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden, muris M.K. ile dava dışı yükleniciler M. K. ve F. M. arasında düzenlenen 22.02.1994 tarih ve 9009 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın da aralarında bulunduğu birçok taşınmaz üzerinde inşaat yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı; 10.01.1996 tarih ve 01591 yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile arsa maliki M. K.'un katılımıyla, yükleniciler M. K. ve F....
ile konulan şerhlerin terkini için yaptıkları başvurunun idarece reddedildiğini, bu ret cevabının iptali amacı ile idare mahkemesinde dava açtıklarını ancak 2/B madde şerhinin terkini isteğinden kaynaklanan uyuşmazlığın adli yargıda çözülmesi gerektiğinden bahisle idare mahkemesince davalarının reddedildiğini belirterek, 1274 ada 28 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan 2/B şerhinin kaldırılması isteğiyle dava açmıştır....
Sayılı "takibin kaldırılması talepli" dava açtığını, davanın halen derdest olduğunu, müvekkili ile davalı alacaklı vekili arasında 24/09/2020 tarihinde protokol başlıklı yazılı sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre ; müvekkilinin Bursa ili, Özlüce Mah. 4815 ada, 18 parseldeki ... adına olan taşınmazın tapu kaydındaki kat karşılığı inşaat sözleşme şerhini 02/10/2020 tarihine kadar kaldıracağını, kat karşılığı inşaat sözleşme şerhinin kaldırılmasından sonra, Davalının Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2020/... E....
Mahallesi, 10326 parselde kayıtlı zemin kat 2 ve 3 no'lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazların tapu kaydı üzerinde; İzmir SGK İl Müdürlüğünün "06/01/2014 tarih 177629-013/156744 K:534 sayılı haciz yazısı ile 351.000,00 TL alacağa istinaden konulan 28/01/2014 tarih 1589 yevmiye sayılı haczin kaldırılması talebinin reddine, dava konusu taşınmazların tapu kaydı üzerinde ... Vergi Dairesinin 21/08/2014 tarih 12559 sayılı haciz yazısı ile 216.876,09 TL alacağa istinaden konulan 21/08/2014 tarih 14216 yevmiye sayılı haczin kaldırılması talebinin reddine, dava konusu taşınmazların tapu kaydı üzerinde İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 12/11/2015 tarih 2014/4870 E. sayılı takip dosyasına istinaden konulan 16/11/2015 tarih 22452 yevmiye sayılı haczin kaldırılması talebinin kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kaydı üzerinde İzmir 7....
Mahallesi ... ada ... no'lu parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydına göre davacı şirketin vergisi ihtilaflı taşınmaza 02/06/2008 tarihinde malik olduğu, taşınmazın 07/12/2007 tarih ve 1/1000 ölçekli, 30/09/2013 tarih ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave planlarında konut alanında kaldığı, söz konusu taşınmazın tapu kaydına 05/04/2007 tarihinde T.C....
Mahallesi ... ada ... no'lu parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydına göre davacı şirketin vergisi ihtilaflı taşınmaza 02/06/2008 tarihinde malik olduğu, taşınmazın 07/12/2007 tarih ve 1/1000 ölçekli, 30/09/2013 tarih ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave planlarında konut alanında kaldığı, söz konusu taşınmazın tapu kaydına 05/04/2007 tarihinde T.C....
Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı, dava konusu edilen taşınmazın tapu kayıtları, ipotek şerhi, 10.05.2019 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığının 31.05.2018 tarih ve 2016/18585 esas, 2018/3137 karar sayılı bozma ilamı ile; "1-Dava ipoteğin ve ipotek dışındaki şerhlerin kaldırılması istemine ilişkindir. Bu tür davalarda, dava konusu değer, taşınmaz üzerindeki ipotek senedindeki borç miktarı kadardır....
Hemen belirtilmelidir ki; davanın kabulü ile tapu kaydı iptali edilerek davacı adına tescile karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ne var ki; taşınmazda lehine haciz konulan lehtarın davada taraf olmadığı, mahkemece oluşturulan tüm takyidat ve şerhlerin de iptali ve kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verildiği açıktır. Bilindiği üzere, tapu kaydındaki şerhin terkin edilmesi istekli davada pasif davalı sıfatı şerh lehdarına aittir. Bu nedenle tapudaki şerh lehdarı davada yer almadan talep doğrultusunda haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca, davacıya süre verilerek haciz lehtarı hakkında da dava açması ve eldeki dava ile birleştirilmesi ve haciz şerhinin kaldırılıp kaldırılmayacağının değerlendirilmesi, dava açılmaması halinde sadece iptal tescile karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Dava, 10 yıllık süre içinde tapu kaydına dayalı olarak açılan orman kadastrosuna itiraz ve şerhlerin kaldırılması istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanuna göre yapılan ve 19/11/2007-19/05/2008 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. 1) Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından; Orman Yönetimi vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekiline 14.03.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilince 28.03.2016 tarihinde katılma yoluyla temyiz için Kanunda düzenlenmiş 10 günlük süreden sonra katılma yoluyla temyiz edilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Davalı ......


