WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Başka bir ifade ile, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ayrı bir davanın konusu yapılamaz. O halde, davaya konu ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılması yönündeki davanın reddi gerekir iken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü doğru değildir. Kabule göre de; yukarıda değinildiği gibi eldeki dava konusu 5471 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki mevcut ihtiyati tedbir şerhinin tapu müdürlüğünün yevmiye defterinin 467 yevmiye sırasında yazılı dava dosyalarından hangisi kapsamında şerh verildiğinin araştırılması gerekirken, dava konusu taşınmazla ilgisi olmayan 1993/172 Esas sayılı dosya kapsamında şerh konulduğu kabul edilerek hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni" Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.12.2011 gününde verilen dilekçe ile şerhin kaldırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın pasif husumet yönünden reddine dair verilen 25.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacıya ait 27, 622, 711 ve 712 parsel sayılı 4 adet taşınmazın tapu kaydına, davalı kurumun 14.05.1979 tarih ve 135/22-19857 sayılı ve yine 14.08.1979 tarih ve 135/22-19857 sayılı yazılarına istinaden şerh konulduğunu belirterek, hukuki dayanaktan yoksun şerhlerin kaldırılmasını istemiştir....

İli, Merkez İlçesi,...Mahallesinde bulunan 131 ada 8 parsel sayılı 411,75 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, ... Kadastro Mahkemesinin 1994/53 E. - 1664/86 K. sayılı kararı ile hükmen orman olarak tescil edildiği, taşınmazın tapu kaydında ...'un kullanımında olduğu ve 5 yıl süreyle TTK lehine irtifak hakkı şerhlerinin bulunduğu iddiasıyla şerhlerin kaldırılması istemiyle dava dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne; 131 ada 8 nolu parselin tapu kaydının beyanlar hanesindeki "1979 yılından beri Durmuş oğlu İskender Alaçam'ın kullanımındadır" şerhinin ve 07/04/1989 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle Türkiye Taşkömürleri Kurumu lehine tesis edilen irtifak hakkının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... Müdürlüğü vekilince temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 14/12/1993 - 12/01/1994 tarihleri arasında ilân edilen kadastro çalışmaları vardır. Çekişmeli taşınmaz......

Süresi içinde davalı-davacı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Davacı, 183 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların hükmen adlarına tescil edildiğini, tescil işlemi sırasında taşınmazın tapu kaydında İstanbul Kadastro Müdürlüğünün 09.02.1954 tarihli 382 sayılı yazısı ile beyanlar hanesine 28.05.1936 tarihli, 1882 yevmiye ve 28.11.1950 tarihli, 5536 yevmiye sayılı haciz şerhlerinin yazıldığını, bu şerhlerin dayanağının tespit edilemediğini ileri sürerek terkinini istemiştir. Yargılamalar sırasında Kumkapı Surp Harutyan Ermeni Kilisesi Vakfı, haciz şerhlerinin kaldırılması istemiyle davacı yanında davaya katılmıştır....

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ve taşınmazın kaydındaki şerhin kaldırılması isteklerine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları M.. Ü..'ın kayden paydaşı bulunduğu 7271 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 908/4650 payını "kütüphane" yapılması koşuluyla davalıya 10.11.1995 yılında bağış suretiyle temlik ettiğini, bugüne kadar bağış koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline ve taşınmaz üzerindeki (kütüphane) şerhin kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, dava konu taşınmazın kayıtsız şartsız bağışının yapıldığını, bağıştan dönme koşullarının gerçekleşmediğini, taşınmazda başka paydaşlar bulunduğundan kütüphane yapılamadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tapu iptal ve tescil isteği yönünden iddianın sabit olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulüne, şerhlerin kaldırılmasına yönelik davanın reddine karar verilmiştir....

Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulü ile; ... ilçesi, ... köyü ... ada ... parsel sayılı Hazineye ait orman vasıflı taşınmazın beyanlar hanesindeki parsel içerisindeki dam Mehmet oğlu ...'ya aittir ve parsel içerisindeki su kaynağı (kuyu) ... kızı ... ile ... evlatları ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a aittir şerhlerinin kaldırılmasına ve belirtilen dam ile su kaynağının taşınmazdan kal'ine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. Dava tapu kaydındaki şerhlerin terkini ve taşınmaz üzerindeki yapıların kal'i istemine ilişkindir....

ilçesi ... beldesi ... mahallesinde bulunan 122 ada 9 parsel sayılı 386,40 m² yüzölçümündeki taşınmazın, Zonguldak Kadastro Mahkemesinin ... E. - ... K. sayılı kararı ile hükmen orman olarak tescil edildiğini, taşınmazın tapu kaydında ... ...'ın kullanımında olduğu ve 5 yıl süreyle TTK lehine irtifak hakkı şerhlerinin bulunduğu iddiasıyla şerhlerin kaldırılması istemiyle dava dava açmıştır. Davalı TTK ise, dilekçesinde 1982 Anayasasının 169. maddesinde geçen kamu yararı kavramının sadece kamu hizmetlerini değil kamu yararına olan tüm faaliyetleri kapsadığını, anılan parselde maden çıkarımının da bu anlamda başka yerde yapılmasının zor bir faaliyet olması sebebiyle irtifak hakkı tesisinin devam etmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne; 122 ada 9 sayılı parselin tapu kaydının beyanlar hanesindeki "1980 yılından beri İsmail oğlu ... ...'...

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ve (B2) ile gösterilen kısımlarının orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu belirlenerek mahkemece taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline ve Anayasanın 169, 6831 sayılı Kanunun 17, 93 ve 115. maddeleri ve orman sayılan alanlarda verilecek izinler hakkında Yönetmeliğin 45-49. maddeleri gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tescile karar verilecek taşınmazlar üzerinde şerh konulamayacağı, şartları mevcut ise izin, tahsis ve irtifak hakkının tesis edilebileceği gözetilerek tapu kaydındaki tüm şerhlerin silinmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi dava konusu taşınmazın davalı tarafından dava tarihine kadar tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiği ve bu tarihe kadar davalı tarafından...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin gider olmadığından reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydındaki şerhin kaldırılması isteğine ilişkindir....

Mahallesi, 1655 parselde kayıtlı "on zeytin ve on yemiş ağacını havi tarla" vasıflı taşınmazın 03/10/2013 tarihinde müvekkili şirket tarafından satın alındığını, tapu kayıtlarında "31.07.2002 tarih 1187 sayılı Muhakemat Müdürlüğünün yazısı ile Bornova 2. Asliye Hukuk Hakimliğinin 2001/762 sayılı kesinleşmiş kararı vardır." beyanının olduğunu, ilgili mahkemesine başvurulduğunu, ancak tedbirin/şerhin mahkemeleri tarafından değil, ilgili idare tarafından, yani tapu müdürlüğünce konulduğunu belirterek mahkemece taleplerinin reddedildiğini, taşınmazın beyanlar hanesinde ayrıca "Muamele Vukuunda Efrad-ı Aile Aranacaktır." kaydı bulunduğunun öğrenildiğini, tapu müdürlüğünden her iki kaydın da silinmesine yönelik taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek; taşınmaz kaydındaki şerhlerin/tedbirlerin/beyanların kaldırılmasını talep etmiştir. II....

UYAP Entegrasyonu