Öte taraftan 09/02/2016 tarih E:2015/8962, K:2016/761 sayılı bozma kararımızda da belirtildiği üzere davacının gerçek zararının araştırılması sırasında sigorta primleri zarardan mahsup edilerek tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği de tartışmasızdır. Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden kullanılmayan … -TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
D) İSTİNAF NEDENLERİ: Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; yerel mahkeme gerekçeli kararında, arabuluculuğa ''ticari satıma konu malın iadesi ve aracın ayıplı olması'' nedeniyle başvurulduğu, icra takibinin ise arabuluculuk başvurusundan sonra yapıldığı, itirazın iptali davası açılmadan önce tekrar arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddine karar verilmiş ise de, dava konusu alacağın kaynağını oluşturan uyuşmazlığın esasen ''ticari satım ve ayıplı mal'' sebebiyle ortaya çıktığını ve bu konuda arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, yani taraflar arasındaki temel hukuki ihtilaf için zaten arabuluculuk şartı yerine getirildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, uyuşmazlık aynı konudan kaynaklandığı sürece, yeni bir arabuluculuk başvurusunun zorunlu olmadığını, nitekim Yargıtay uygulamalarında da aynı maddi olaydan doğan davalar için tekrar arabuluculuğa gidilmesinin gerekliliğinin tartışmalı olduğunu, aynı alacakların...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/974 Esas KARAR NO : 2021/688 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/09/2014 KARAR TARİHİ : 17/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 05/01/2012 tarihinde ... ili ... Mah. No: ... adresinde meydana gelen doğalgaz zehirlenmesi neticesinde müvekkili ...'nin eşi ... ve kızı ...'nin vefat ettiğini, söz konusu kaza sebebi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile yapılan soruşturmada alınan teknik bilirkişi raporuna göre kazanın kombi bacasının gazi geri vermesi nedeni ile meydana geldiğini, doğalgaz dağıtım yapan davalı ......
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Asıl davada a-Eksik ifa, cezai şart, gelir kaybı, fazla yapılan ödemeler, haksız fesih nedeniyle maddi tazminat, manevi zarar taleplerinin REDDİNE, b-Ayıplı ifa 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Ayıplı ifa açısından fazlaya ilişkin istemin zaman aşımı nedeniyle REDDİNE, d-Kabul edilen 10.000,00-TL maddi tazminat talebi üzerinden hesaplanan 683,10-TL ilam harcından peşin alınan 4.455,00-TL'den mahsup edilmesine, -Reddedilen 250.000,00-TL manevi tazminat talebi üzerinden hesaplanan 179,90-TL ilam harcının da peşin alınan 4.455,00-TL'den mahsubu (alınacak 683,10-TL ve 179,90-TL mahsup edilerek) ile bakiye 3.592,00-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, e-Davacı tarafından yatırılan 18,40-TL başvuru harcı ve 683,10-TL peşin harç (maddi tazminat talebi yönünden) olmak üzere toplam 701,50-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine...
, 4-Davacı; maddi tazminat istemi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istemin kabulü yönünden, karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 30.187,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı; manevi tazminat istemi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3, m.10 ve m.13 hükümleri gereği hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının maddi tazminat isteminin kısmen reddolunması ve davalının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle AAÜT m.3 ve m.13 hükümleri gereği hesaplanan 30.187,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacının itibar tazminatı isteminin reddolunması ve davalının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle AAÜT m.3 ve m.13 hükümleri gereği hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davanın kabul...
Hukuk Dairesi'nin 03/02/2022 tarihli 2020/372 Esas 2022/109 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, bu dosyada verilen kararın eldeki uyuşmazlık yönünden şekli anlamda kesin hüküm oluşturduğu gibi her iki dosyadaki davanın taraflarının, müddeabihin ve dava sebeplerinin aynı olması sebebiyle bu dosyada verilen hükmün eldeki uyuşmazlık yönünden maddi anlamda da kesin hüküm oluşturduğu, kesin hükmün bulunmamasının olumsuz dava şartı olup somut uyuşmazlıkta kesin hüküm dava şartının varlığı sebebiyle davanın kesin hüküm dava şartı nedeniyle reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır....
Dava, aracın ayıplı çıkması nedeniyle onarım bedeli ve değer kaybı tutarının tazmini talebine yöneliktir.Tarafların tacir olduğu, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK.'nun 219-(1) maddesinde; "satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerinin ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" aynı maddenin ikinci fıkrasında; "satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur" düzenlemesi yer almaktadır. 6098 sayılı TBK.'...
Şti. arasında görülen tek satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esasına kayıtlı tazminat davasında, dava konusu deliller ve mevzuat hükümleri kapsamında hukuki niteleme ve nihai karar yetkisinin mahkemeye ait olmak üzere, itirazlar, maddi olgular ve mevzuat yönünden ayrı ayrı değerlendirilmiş ve kök raporda yazılı açıklamaları değişiklik yapmayı gerektirecek herhangi bir durum olmadığı belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava, distribütörlük sözleşmesine aykırılık nedeniyle maddi (fiili zarar, kar mahrumiyeti, portföy tazminatı ve cezai şart) ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir....
Karar sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı ve Mahkememizce de anılan karara atıf yapılmak suretiyle iştirak edildiği üzere; 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar..” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesinde; “Mal; Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. Tüketici ise, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır....
Bir kişinin, bir davada davacı yahut davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu hakkın özüne ilişen bir maddi hukuk sorunu olup sıfatın varlığı veya yokluğu, dosya kapsamı ile sınırlı olmak kaydıyla, davanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Davacının takibe konu senet sebebi ile borçlu olmadığının tespitine yönelik eldeki davayı açtığı, dava konusu 05/02/2015 tanzim tarihli, 15/08/2015 tediye tarihli 130.000 TL bedelli bononun ... tarafından ... adına düzenlendiği, son cirantanın davalı ... olduğu, ...in senette isminin bulunmadığı, ciranta olmadığı, icra takibinde taraf olarak yer almadığı, davalı ...e husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmakla davalı ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir....


