Bu kuralın istisnası ise, tüketicinin kullandığı seçimlik yenilik doğurucu hakkının yerine getirilmemesi olup, bu durumunda Kanunun kendisine tanıdığı başka seçimlik bir hakkı kullanması mümkün olacaktır (Zevkliler, Aydın/Aydoğdu, Murat; Tüketicinin Korunması Hukuku, 3. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara 2004, s. 126)....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "...Dava ayıplı üründen kaynaklanan aynen iade ve ürün bedelinin tazminine ilişkin olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar....
Mahkemece, davacının, konut teslim edilmemesinden kaynaklanan zararının tazminini istediği, çıkma nedeniyle aidatların iadesi isteminde bulunmadığı, davacı vekilinin 21.01.2008 ve 19.03.2010 tarihli yazılı beyanlarına göre, davacının 19.03.2004 tarihinde noter aracılığı ile üyelikten çıkma isteminde bulunması nedeniyle konut teslim edilmemesinden kaynaklanan tazminat isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 23.06.2014 tarih ve 2501 E., 4797 K. sayılı ilamıyla onanmıştır....
El araç piyasasının gerçeklerine aykırı olduğu, aracın değer kaybının kazalardan kaynaklı olabileceği,------ şartlarında da bu hasarların değer kaybı dışında kaldığının kabul edildiğini, davacının aracının onarılmasına ve haber verilmesine rağmen servisten aracı almaktan imtina etmesi sebebiyle davacıya ihtarname çekilerek aracı teslim almasının istendiğini, davacının aracını servisten almamasına rağmen mahrum kalınanan sürede zarar gördüğünü ve zararının talebini isteyemeyeceğini, aracın geçmiş hasar kaydının kaza-hasarlarının bulunup bulunmadığının bilinmediğini, aracın------- geçmiş hasarlarının varsa tespitinin Mahkemeden talep ettiklerini, aracın da incelenmesini talep ederek davanın reddini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; ayıplı ürün satışı iddiasına dayalı açılan aracın misli ile değişimi, olmadığı takdirde semenin indirilmesi ve araçtan yoksun kalınan süre için aracı kullanamamaktan kaynaklı zararın ödenmesi talepli davadır....
a karşı açmış olduğu alacak davasının ayrılan bu dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiş, elde kalan talepler yönünden ise, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tapu iptali ve tescil istemiyle açtığı ilk davadan sonra mevcut imar planlarında ve inşaat seviyesinde herhangi bir değişmenin bulunmadığı, bu sebeple davalı arsa sahipleri ile davalı yükleniciye karşı iş bu dava ile talep edilen tapu iptali ve tescil isteminin kesin hüküm dava şartı nedeni ile reddi gerektiği, ayrıca yükleniciden bağımsız bölüm satın alan davacının arsa sahibi veya mirasçılarından sözleşme hukuki ilişkisine dayalı olarak bir istekte bulunamayacağı, satış bedeli olarak dava konusu edilen alacak istemi yönünden arsa sahibi ve mirasçılarına husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden kesin hüküm nedeniyle, alacak istemi yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir....
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 06/04/2023 NUMARASI : 2019/212 Esas, 2023/78 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 08/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2018/11592 ve 2018/11587 marka numarası ile tescillenen “...” markasının Türkiye'deki tek sahibi olduğunu, davalının ......
süresi içerisinde açıldığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun ortaya çıkacağı, satıcı malı teslimle yükümlü olduğu gibi belirtilen niteliklerde ve ayıpsız olarak teslim etmekle de yükümlü olduğu,, davalı bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiği, davaya konu araçtaki ayıplar gizli ayıp niteliğinde olup söz konusu araçta gizli ayıbın var olduğu, araçtaki ayıpların müvekkil kaynaklı gerçekleşmediği hususları bilirkişi raporuyla da tespit edileceği, davacıya davalı tarafça satılan davaya konu araç ayıplı olduğu, davalı yanın kusurundan ötürü davacı müvekkilinin hali hazırda çok mağdur olduğu, birçok defa araç servise girmek durumunda kalmış ve müvekkili davacının maddi zararı söz konusu olduğu, bu sebeple müvekkilinin aracı kullanamaması sebebiyle oluşan maddi zararının karşılanması gerektiği, ilgili davada araç ticari amaçla kullanıldığından Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, ayrıca ayıplı araçtan dolayı ithal eden ...firması sorumlu olduğu...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava; haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir....
Dava konusu olayda, davacının, kooperatifin inşaatında çalışırken 08.08.2000 tarihinde iş kazası geçirdiği, bu nedenle kooperatif aleyhine iş mahkemesinde önce maddi sonra manevi tazminat davası açıldığı kooperatif tasfiye memurları davalıların davadan haberleri olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yanın geçirdiği iş kazasından ve kaza nedeniyle açtığı davadan haberdar olan davalıların, davacıya ait alacak hakkında TTK’nın 445/2.maddesi uyarınca da bir işlem yapmadığı anlaşılmaktadır....
Bunun sonucunda, hukuk hakimi şekli gerçeği arayacak, maddi gerçek öncelikli hedef olmayacaktır. Ancak ceza hakimi bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacaktır. O halde ceza mahkemesinin maddi nedensellik (illiyet) bağını tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hakimini bağlamasına, Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi bir engel oluşturmaz (Çenberci, M.: Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, Ankara 1965, s.22 vd.; ayrıca HGK., 16.09.1981 gün 1979/1-131 E., 1981/587 K.; 27.04.2011 gün ve 2011/17-50 E, 2011/231 K; 03.04.2013 gün ve 2012/19-873 E, 2013/433 K sayılı kararları). Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde; Üsküdar 2....


