WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

harici baskı ve satışı nedeniyle takdiren ve taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi ve takdiren 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir....

Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 5 kişilik teknik heyetinin 13.04.2011 tarihli raporunda 24.634 ton kaçak üretim yapıldığı sabit olduğuna göre, bu miktardaki sözleşmeye aykırılıktan davalının teknik ekibinin sorumlu olduğunu, davacının hiç bir kusurunun bulunmadığını kabul etmek mümkün olmadığı gibi, sözleşmeye aykırı olan bu eylem basiretli bir tacir davranışı ile de izah edilemez. Bilirkişi kurulu raporunda özetlendiği gibi, davalı iş sahibi tarafından gösterilen ocaktan agrega alım ve nakliyesi yaptığını, davacı yüklenici kanıtlamak zorunda olup, bu olgunun ispatı için yüklenici tarafından sunulan herhangi bir delil bulunmadığı ve dava dışı 3. kişiye ait ruhsatlı ocaktan malzeme alması sonucu, davalı tazminat ödemek suretiyle zarara uğradığından, sözleşmeye aykırılık nedeniyle fesihte haklı olduğunun ve davanın tümden reddi gerektiğinin kabulü zorunludur....

Somut olayda davacı, sarımsak ekimi için dönümü 1.000 YTL den olmak üzere 14 dönüm yer kiraladığını, taşınmazın gerçekte 14 dönüm değil 9 dönüm olduğunu, kendisinin yanıltıldığını, kaldı ki, 5 dönüm üzerindeki sarımsağı sökebildiğini kalan kısmın sökülmesine izin verilmediğini, ileri sürerek peşin ödediği 7.000 YTL, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zarar 6.000 YTL ve, 2.000 YTL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Gerek dava dilekçesi içeriği ve gerekse yargılama sırasındaki beyanlardan davacının sözleşmeden caymak suretiyle ödediği bedeli ve menfi zararının istemediği, aksine sözleşmeyi ayakta tutmak suretiyle müspet zararını istediği anlaşılmaktadır. Mahkemece de davacının müspet zarar isteyebileği kabul edilmiş ise de, kısmen kendi içerisinde de çelişki yaratacak şekilde davacının ödediği peşinatın istirdadına karar verilmiştir. Oysa, davacının 7.000 YTL pesinat ödediği ihtilafsız ise de, kiraladığı 5 dönüm yer üzerideki sarımsakları söküp götürdüğü sabittir....

Tıcaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının temelde sözleşmeye aykırılık iddialarına dayandığı anlaşılan tazminat taleplerinin, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkil şirkete yöneltmesinin mümkün olmadığını, müvekkil şirket ile ... ... A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin haksız ve Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'a aykırılık teşkil etmediğini, öncelikle HMK”'ya aykırı olarak açılmış olan davanın usulden reddine, davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde açıklamış oldukları nedenler ile haksız ve mesnetsiz davanın esas reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına kara verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalılar ... Anonim Şirketi (Eski unvanı: ... ... A.Ş.) ve ... ......

Sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 13.06.2012 tarihinde kesinleştiği, davacının ilaç satışı yapamadığı 2 yıllık dönemde uğradığı maddi ve manevi zararların tazminin için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece, ''..Davacının yukarıda bahsedilen ceza dosyasına göre kasıtlı olarak fatura edildiğine dair delil elde edilemediğine, karar davalı kurumun uygulaması haksız ve hukuka aykırı bir uygulamadır. Bu durumda davacının davalının kusurlu eylemi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi tazminat isteme hakkının şartları oluşmuştur..'' gerekçesiyle davacının fesih döneminde talep edebileceği tazminat alacağı bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenerek, maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar, davacı hakkında açılan ceza davası beraatle sonuçlanmış ise de davacının sahte olduğunu bilmese de sahte ilaç kullanım raporlarını davalı kuruma fatura ettiği de sabittir....

Bu bağlamda somut olayda bir yıl süreli olarak düzenlenip imzalanan sözleşmenin peşpeşe ve fiilen uzun süre devam etmesi hali, sözleşmelerin hukuken uzun süreli tek sözleşme veya belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğü sonucunu doğurmayacaktır. Davacının sözleşme hükümleri haricinde, davalının sözleşmelerin uzun süre yenilenip devam ettirileceğine dair güven oluşturduğu iddiası ise soyut ve ispata muhtaç olup davacı bu iddiasını yasal ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamamıştır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi 2018/1568 Esas 2021/780 Karar ) Manevi tazminat talebi yönünden; 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 58/1.fıkraya göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir....

TL) davacının 30.000,00 TL tutarlı manevi tazminat talebinin nihai hukuki değerlendirmesinin Mahkemenin takdirinde olduğunu mütalaa etmiştir....

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari faaliyetler nedeniyle yapılması gereken ödemelerden dolayı anlaşmazlıklar meydana geldiği, bu anlaşmazlık çerçevesinde davalının bazı hukuki yollara başvurarak hak arama yolunu seçtiği, bu çerçevede davalının bazı basın araçları ile sosyal medya üzerinden yazılar yazdığı, yazdığı yazıların davacının iddia ettiği gibi sözleşmeye aykırılık veya ticari itibarına saldırı niteliğinde olmadığı, bu haliyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 57/1 maddesi gereğince gereksiz yere kötüleme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklandığı üzere, davalının yazdığı yazı ve mesajların, hukuki yollara başvurarak hak arama niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

Kimlik numarası ile birlikte imza atarak kargoyu teslim aldığını, somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, sözleşmeye aykırı davranıldığı varsayımında, sırf sözleşmeye aykırılık mutlak surette kişilik haklarına da aykırılık manasına gelmeyeceğini, taşıma hukukunda kural olarak manevi tazminat uygulamasının bulunmadığını, yüke verilen zararın yerine konulamayacak bir zarar olması halinde ve istisnai durumlarda kanuni şartlar oluştuğunda değerlendirilebileceğini, taşıyıcının kanunen belirlenen limitle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, somut vakıadan müvekkili şirketin mesul olmadığını, ancak aksi kanaatte müvekkili şirketin sorumlu tutulması halinde limit sorumluluğunun uygulanması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER :Davacıya ait vergi dairesi kayıtları, dava konusu edilen gönderiye ilişkin davalı kargo şirketi kayıtları, teslim belgesi, dava dışı ...'...

BK’nın 98/2 nci maddesinin yollaması dolayısıyla haksız fiil hükümleri arasında düzenlenmiş bulunan manevi zararın tazminine ilişkin hükümler, aynı zamanda sözleşmeye aykırılık nedeniyle doğan zararların tazmini için de geçerli olacaktır. BK’nın 49. maddesinde düzenlenen kişilik hakları, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık, yaşam ile nesep gibi, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Somut olayda mudilerin şikayetleri üzerine davalı banka, bankacılık mevzuatına uygun şekilde soruşturma başlatmış olup, bu soruşturmanın belirli bir süre alacağı şüphesizdir. Öte yandan, gerçeği yansıtmasa da davacının şeklen parasını çektiğini gösterir imzalı belgelerin olduğu da ortadadır. O halde, hesaptaki paranın makul bir süre ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır....

UYAP Entegrasyonu