Esas sayılı dosyasında 04.12.2018 tarihli tensip zaptı ile asıl borçlu ... yönünden takibin iptaline karar verildiğini ve takibin iptali nedeniyle asıl borç sona erdiğinden kefil aleyhine de borcun sona erdiğini, sözleşmeyi vekaletname ile imzalayan ... isimli şahsın vekaletnamesinde davacının sözleşmede ne sıfatla yer alacağının belirtilmediğini, finansal ... sözleşmesinde davacının imzasının da bulunmadığını, davacıya ihtarname tebliğ edilmediğini, asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde de olmadığını, adli yardım talebinin ve menfi tespit talebinin kabulüne, icra takibinin iptali ile davalının %20'en az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir....
ve Raylı Sistem Daire Başkanlığı Otobüs İşletme Şube Müdürlüğü'nün 30 gün içinde çalışma faaliyetlerinin sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/575 KARAR NO : 2021/1077 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2018 BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/851 ESAS SAYILI DOSYASI DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 13/09/2018 KARAR TARİHİ : 18/11/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) ve İtirazın İptali davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA; İDDİA: Davacılar vekilinin Büyükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne vermiş olduğu 09/04/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; Davalı tarafından müvekkilleri aleyhine 1.010.000,00 USD bedelli senete ve işlemiş faiz, ihtiyati haciz masraf alacağı ,ihtiyati haciz vekalet ücreti alacağı vs giderlerine dayalı olarak Bakırköy ......
açıkça anlaşılan bu durumda davacıların sözleşmeden dönme haklarının bulunduğu, sözleşmenin feshi durumunda hiç yapılmamış gibi etki doğuracağından arsa maliklerinin davalıya devir anındaki durumuyla hisselerinin devri gerekeceğinden taşınmaz üzerindeki tüm takyidat, ipotek ve hacizlerin kaldırılması gerektiği, davacılar sözleşmenin feshini istediğinden müspet zararları isteyemese de menfi zarar olarak 24.320,28 TL isteyebileceği gerekçesiyle, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, Rize ili, Pazar ilçesi, Güzelyalı Mah., 270 ada 23 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 77/100 hissenin tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit hisse olacak şekilde ayrı ayrı tesciline, Rize ili, Pazar ilçesi, Güzelyalı Mah., 270 ada 23 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından eski hale iadesine, dava konusu yapılan Rize ili, Pazar ilçesi, Güzelyalı Mah., 270 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzerinde dahili davalılar lehine bulunan tüm takyidat, ipotek ve hacizlerin...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/1211 Esas KARAR NO : 2021/485 DAVA : Sözleşmenin İptali, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/11/2016 KARAR TARİHİ : 29/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların-----olduğunu, davacılardan ...'...
CEVAP: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde;Davalı şirketin bütün edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının sözleşmeyi fesih de haklı olduğunu, davacının taşıma bedellerini ödemediğini, bu sebeple sözleşmenin fesih edildiğini, davalı sözleşmenin feshinde haklı olduğundan davacı lehine cezai şart oluşmayacağını, menfi ve müspet zararların bir arada istenemeyeceğini, müspet ve menfi zararın da talep edilemeyeceğini, işin daha uygun koşullarda yapılması fırsatının kaçırıldığı iddiasının yerinde olmadığını, işin başkasına yaptırıldığı ve bundan dolayı da zarar edildiği iddiasının doğru olmadığını, cezai şart isteminin yerinde olmadığını ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir....
HD., 13.11.1995 gün ve 1995/9375 Esas 1995/9860 kara sayılı kararı ile sözleşme öncesi sorumluluk kabul edilmiştir. Bu durumda, sözleşme yapma vaadi ile güven telkin edilmiş olan tarafın sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan zararının karşılanması gerektiği gerek doktrinde gerekse uygulamada kabul edilmektedir. Zararın kapsamı konusuna gelince; Öğretide ve Yargıtay kararlarında bu zararın menfi zarar olduğu konusunda görüş birliği oluşmuştur. Sözleşme yapılması düşüncesiyle yani uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarar ''menfi zarar'' olup böylelikle sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan masrafların sözleşmeyi yerine getirmeyen tarafın karşılaması kabul edilmiştir. Diğer bir anlatımla sözleşmenin yapılacağına güven duyan tarafın zararının diğer tarafça karşılanması gerekir. (Yargıtay 13....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kârı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/409 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 e. sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kârı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...


