ye kiralandığına dair sözleşmenin bulunduğu, Konya İl Emniyet Müdürlüğü'nün 04/05/2023 tarihli cevabi yazı ekinde gönderdikleri KABİS sistemi üzerinden yapılan sorgulamada da ...... plakalı aracın 21/03/2014-21/03/2017 tarihleri aralığında kiralandığının belirtildiği, her ne kadar ...... Şirketi kazanın kiralama sözleşmesinin bitiminden sonra gerçekleştiğini beyan etmiş ise de; taraflar arasında düzenlenen 17/03/2017 tarihli sözleşmenin incelenmesinde taraflar arasında imzalanan 3 yıllık sözleşmenin sona erme tarihi 17/03/2017, kazanın gerçekleme tarihi 25/08/2017 olsa da sözleşmenin 5....
Raporda, tarafların itirazları tartışılarak, makinedeki ileri derecedeki eksen kaydırması nedeniyle işlenen parçanın bozulduğu tekrar tespit edilmiş, bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve davalı tarafa bildirilmesine rağmen ayıbın giderilemediği, bu hali ile makinenin üretim yapmasının mümkün olmadığı belirtilmiş, gelir kaybı yönünden ise tekrar değerlendirme yapılarak üçüncü kişilerle yapılan sözleşmelerin iptali kapsamında davacının elde edebileceği kar marjı tekrar hesaplanıp 8.890,00 TL kar kaybının bulunduğu hesap edilmiştir. Taraflarca bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçeleri sunulmuş ise de yapılan tespitler hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan tekrar inceleme yapılması gereği düşünülmemiştir....
Bu itibarla; kanuni dayanağı ortadan kalkmış Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda değişiklik yapılmasına ilişkin dava konusu 04/12/2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğin dava konusu düzenlemelerinin iptali gerekmektedir....
(eski plakası ...) ve ... (eski plakası ...) plakalı dorseler ile ... ve ... plakalı çekicilerin davacı şirketçe davalı şirkete iade edilmesi koşulu ile; 285.026,76 TL’nin davalı şirketten alınarak, davacı şirkete verilmesine, bu miktarın 71.000,00 TL’sine dava tarihinden itibaren, kalan 214.026,76 TL’sine ise 01.07.2013 ıslah tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, davacı şirketin fazlaya ilişkin isteğinin reddine karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Davacı vekili, dava dilekçesinde kayden davalı adına kayıtlı 2 adet dorse ve 2 adet çekicinin gerçekte davacı şirkete ait olduğunu belirterek, bu durumu inanç sözleşmesine dayandırarak davalı şirket adına kayıtlı bulunan bu araçların trafik kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tescilini istemiş, terditli ikinci talebinde ise ilk talebinin kabul edilmemesi halinde yaptığı ödeme ve masrafların davalılardan tahsili talep etmiş ancak miktar belirtmemiştir....
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinden özetle;davanın kabulünü, merhumun ölümü gerçekleşmeseydi muhtemel yaşama süresi, çalışma süresi ve kazanç miktarı ile müvekkilin destek alacağı sürelerin bilirkişi marifetiyle tespitiyle davalılardan talep edilebilecek alacağın tam miktarının belirlenmesini, HMK 107/1 gereğince, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL Destekten yoksun kalma, 500 TL tedavi ve yol giderleri, 500 TL Cenaze ve defin giderleri, 100 TL araç hasar ve değer kaybı olmak üzere toplam 1600 TL tutarındaki ölüm ve cismani zararlara ilişkin maddi tazminatın ve araç değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tazmininini, alacağın teminat altına alınabilmesi amacıyla ..... plakalı araç üzerine dava sonuna kadar geçerli olmak üzere teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep...
Benz markasının yetkili servisi olduğu yani taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi mevcut olmayıp, esasen müvekkil şirketin üretici firma ile akdettiği isimsiz bir sözleşme olan yetkili servis sözleşmesinin bahis konusu olduğu, bu sözleşme ilişkisi ile satış sonrası hizmetlerin yerine getirilmesini yetkili servis olarak tanımlanan tarafın üstlenmediği, bununla birlikte davacının taleplerinin ilişkin olduğu zamanın garanti süresinin sona erdiği bir aşamaya ilişkin olduğunun dikkate alınması gerektiği, satış sözleşmesinin 01/08/2017 oluşunun kendilerini bu sonuca adeta sürüklediği, davaya konu edilen hususun 21/09/2022 tarihli iş emrine dayanan hizmet sunumunun uzantısında ödenen bedelin iadesi olduğu gözetildiğinde, sözleşmenin kurulmasından itibaren Garanti Belgesi Yönetmeliği'nin 6....
Noterliğinde düzenlenen 27.09.2007 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede alıcının ..., satıcının ise davalı şirket olduğu, satış vaadi konusu taşınmazların sözleşmenin 2.maddesinde, İstanbul ili Eyüp ilçesi ...'de yer alan ... ada ... parsel sayıda kayıtlı taşınmaz olduğu, söz konusu taşınmazda Beyoğlu ......
Bir tespit dâvasında veya yenilik doğurucu dâvada da dâvacının Usul Hukuku anlamında bir talebi vardır (örneğin bir sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunun mahkemece tespit edilmesi veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptali isteniyor). Fakat bu dâvalar (edim davasından farklı olarak) Maddi Hukuk (Medeni Hukuk) anlamında bir talep hakkına dayanmazlar. Ortada sadece usule ilişkin bir talep vardır. Zira, maddî hukuk (Medenî Hukuk) yönünden, bir sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespitini veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptalini sağlamak isteyen kişi, karşı taraftan bir şeyin yapılmasına veya yapılmamasına istemde bulunmamaktadır (Borçlar Hukuku Genel Bölüm Birinci Cilt [Kocayusufpaşaoğlu/Hatemi/ Serozan/Arpacı], Dr. Necip Kocayusufpaşaoğlu, 7. Bası, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2017, s:40). Menfi tespit davalarında da bir talep var ise de bu talep maddi hukuk anlamında bir talep değildir....
Maddesinde açıklanmış, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların bedensel zararlardan olduğu belirtilmiştir. Davacı olay tarihinde 17 yaşında olup yukarıda açıklandığı üzere alınacak raporla belirlenecek geçici işgöremezlik süresi içerisinde efor kaybına uğradığı açıktır. Haksız fiil sorumluluğunda zarar verenin sorumlu tutulabilmesi için fiil, zarar ve uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Zararın ise haksız fiiller yönünden TBK.nın 54. Maddesinde belirtildiği şekilde kazanç kaybı olabileceği gibi çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi de bir zarar olarak kabul edilmiştir. İş gücü kaybı sebebiyle uğranacak tek kalem zarar, gelir kaybına ilişkin olan değildir....
yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanacak) hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir....


