hususunda yeterli araştırma yapılmamış olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde bu bedelin tamamının ödenmiş olduğu iddiası ileri sürülmüş olduğundan, sözleşmenin feshi ve bedel iadesi hükmünün davacı tarafça yapılan ödemelerin tamamını kapsaması gerektiğinden bu hususta yeterli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre temyiz eden davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup fesih nedeniyle ödenen bedelin iadesi, menfi zarar, kâr kaybı ve manevi tazminat alacaklarının tahsili istemidir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenicinin sözleşmede, taşınmaz hakkında bilgi sahibi olduğunu ve tüm hukuki sorumluluğu üstlendiğini beyan ettiği, ilgili belediye tarafından, yüklenicinin hazırladığı yeni projenin de onaylanmayacağının bildirildiği, öte yandan yeni projenin metraj bakımından arsa sahibi aleyhine olduğu, sözleşmede ruhsat alınması için bir süre belirlenmemiş ise de yüklenicinin makul sürede ruhsatı alması gerektiği, sözleşmede kararlaştırılan şekilde ruhsat alınmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, davacı tarafın bu sözleşmeyle bağlı tutulmasının hakkın özüne dokunacağı, davacı tarafın manevi tazminat istemi yönünden delil sunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, taşınmaza vaki elatmanın önlenmesine, tapudaki şerhin terkinine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Mahkemece, Sözleşme sonuna kadar davacının tatil hakkının bulunduğunun tesbitine karar verilmekle birlikte dönem sonuna kadar olan sözleşme bedelinin iadesine karar verilmekle sözleşmenin feshine karar verilmiş olmaktadır. Bu hali ile mahkeme kararı infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Mahkemece, davacının sözleşmenin feshine ilişkin talebi gözetilerek sözleşmenin feshi ile hüküm gibi maddi tazminata karar verilmesi gerekirken dönem sonuna kadar tatil hakkının bulunduğunun tesbitine de karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 200.00 TL. temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 15.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu da esas alınarak, davacı iş sahibinin 45.000,00 TL bedel iadesine ilişkin talebin kısmen kabulü ile 26.043,05 TL nin iadesine, 15.000,00 TL maliyet artışı ve 10.000,00 TL kira bedeli ve 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu durumda yüklenici davalı yararına reddedilen maddi tazminat tutarı olan 43.956,95 TL üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine'ne göre, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik hesaplama ile vekâlet ücreti takdiri doğru olmamıştır. Yerel mahkeme kararının bu yönden bozulması gerekir ise de; yapılan hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur....
Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Asıl ve birleşen dava, sözleşmenin haklı feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, davalı reddini savunmuş, birleşen davasında maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemenin asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine, davalının açtığı diğer birleşen davanın ise işlemden kaldırılmasına dair kararı, davalı ve birleşen davanın davacısı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Mahkemenin iş sahibi davacı tarafından açılan asıl ve birleşen davadaki tazminat isteminin kabulüne dair kararı, sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu oldukları anlaşıldığından istenemeyeceği gerekçesi ile Dairemizce bozulmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, dava dilekçeleri ile davalılardan ... İnşaat Ltd. Şti. ile gayrimenkul satış inşaat sözleşmesi, davalı ... A.Ş. ile sabit faizli konut kredisi sözleşmesi imzaladıklarını ancak yapılan inşaatın gizli ayıplar taşıdığından bahisle sözleşmenin feshini, maddi ve manevi tazminat verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacılar, eldeki davayla, satın aldığı dairedeki ayıplar nedeniyle sözleşmenin feshini, maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemişlerdir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi :17.02.2015 Numarası :2014/697-2015/119 Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğranılan müspet ve menfi zararlar nedeniyle maddi tazminat (kâr kaybı) ve manevi tazminat alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda manevi tazminat talebinin reddine ilişkin önceki hüküm kesinleştiğinden bu taleple ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, maddi tazminat (kâr kaybı) talebine ilişkin davanın ıslah da dikkate alınarak kısmen kabulüne, 203.744,00 TL kâr kaybının davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir....
Davacı tarafından her ne kadar manevi tazminat talebinde de bulunulmuş ise de; BK 49 maddesi uyarınca manevi tazminat talep edebilmek için, bir kimsenin şahsiyet hakkına hukuka aykırı bir tecavüzün bulunması gerekmektedir, davacı taraf tüzel kişi olup, borca aykırı davranış nedeniyle uğranılan manevi zarar davacı tüzel kişinin organlarında oluşmalıdır. Davacı tüzel kişinin, borca aykırı davranış sonucunda, manevi acı, ızdırap, elem duyduğuna ilişkin kişisel hak ihlaline uğradığı ispatlanamadığından ve şartlar oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gereği anlaşılmakla, taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurma gereği hasıl olmuştur....
İNCELEME VE GEREKÇE : Asıl ve karşı dava ---- sözleşmesinin ----------- taraf yönünden haklı olduğu ve sözleşmenin feshi uyarınca tarafların birbirinden talep edebileceği tazminat ya da başkaca bir alacağı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Asıl davada eksik harç ikmal edilmek suretiyle tarafların tüm delilleri celp olunarak dosya üzerinde ve taraf şirketlerin ------ -----üzerinde ----aracılığı ile raporlar alındığı, raporların birbiri ile uyumlu, dosyadaki verilere uygun ve denetime açık bulunduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Taraflar arasında ----sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin süresinin 3 yıl olarak yazıldığı, sözleşmenin 2....


