WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalıların savunmaları, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; temlik eden davacı ... Kiralama A.Ş ile davalılar arasında akdedildiği ileri sürülen Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca davalıların FKS'ye aykırı davrandıkları iddiası ile davalılar hakkında kira bedellerinin ödenmesi amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik itirazın iptali davası olduğunun tespiti ile, yine sözleşmeye konu malların Finansal Kiralama Kanunu kapsamında davalılara tesliminin yapılıp yapılmadığı ve kefil olan davalılar yönünden yasaya uygun bir kefalet ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Temlik eden ...A.Ş.’nin ...Ltd. aleyhine açtığı itirazın iptali davası, İstanbul ......

Sözleşmenin kurulduğu tarihte, piyasada, davacının davalı dışında bir üçüncü kişi ile sözleşme yapmış olsa idi, davalıya yaptıracak olduğu asansörleri ne kadarlık bir maliyetle yaptıracağı hesaplanarak ve bu maliyet üzerinden davalının taahhüt ettiği bedel çıkarılmak suretiyle oluşacak meblağ davacı için kaçırılan bir fırsat olarak menfi zarar olarak nitelendirilecektir....

ve 23.05.2019 tarihli bir Protokol daha bulunduğunu, 23.05.2019 tarihli Protokolün muvazaa nedeniyle hükümsüzlük-ortadan kaldırılması istemiyle de ... 25.Asliye HM'nin ...E dosyasında dava açtıklarını ve yargılamanın devam ettiğini, davalılar arasında akdedilen diğer Protokol olan 01.07.2015 tarihli Protokolün de muvazaa nedeniyle kesin hükümsüz-geçersiz olduğunu, bu sefer 01.07.2015 tarihli Protokolün hükümsüz olduğunun tespiti ve geçmişe şamil olarak ortadan kaldırılması ile şirket hisselerinin hak sahiplerine iadesi istemli işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalı ...'...

Şti. arasında bugüne kadar imzalanmış üç adet sözleşmenin mevcut olduğunu, her üç sözleşmenin yürürlükte kaldığını, ancak sözleşmeye aykırı davranışlar nedeniyle feshedildiğini, bu sözleşmelerden 01.03.2006 tarihli sözleşmenin ve buna bağlı olarak sonradan düzenlenen 10.10.2011 tarihli protokolün davalı şirketin belli sayıda mağaza açma taahhüdünde bulunması ve buna bağlı olanak kendisine destekler verilmesi mahiyetinde olduğunu, davalının ... mağazasında sahte mal satışı yapması ve aynı zamanda karışık marka ürünler satması nedeniyle 01.03.2006 tarihli sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, bunun dışında davalı ile 10.10.2011 tarihinde imzalanan protokol ile davalının taahhütlerini yerine getirmemesi ve sağladığı kredi tutarında teminat vermemesi nedeniyle Kartal ... Noterliği ‘nin 23.10.2013 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnameyle haklı olarak feshedildiğini, 21.03.2010 tarihli alt kira sözleşmesinin de Kartal .......

Türkiye baş bayii oldukları ve davacı ile imzaladıkları protokol gereğince aracın ithali için gerekli işlemleri başlattıklarını, satılan aracın sıfır kilometre ithal araç olup tescile tabi olmayıp, fatura düzenlendikten sonra tescil işleminin yapılabileceğini, sözleşmenin 4. maddesi gereğince peşinatın cezai şart olarak irat kaydedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. ... araç satış protokolü gereğince davalıya ödediği 5000 DM. Peşinatın, alım satımdan vazgeçtiği ve protokolün araç satışına ilişkin olmasına rağmen resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu gerekçesi ile iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise protokol ile satışa konu olan aracın trafikte tescilli araç olmadığı için protokolün geçerli olduğunu ve 4. Maddesi gereğince peşinatın cezai şart olarak irat kaydedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur." ibaresi yer aldığını, Yargıtay 19....

Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin sözleşmenin eki olduğu ve ilk sırada uygulanacağı, 27 ve 28. maddesinde ise sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesine ilişkin hususlar ile sözleşmede bulunmayan işlere ait birim fiyat tespitinde de aynı şartnamenin uygulanacağı kabul edilmiştir. Davada sözleşme dışı işlerin bedeli istendiğinden, bu bedelin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21 ve 22. maddesi hükümlerine göre hesaplanması gerekir....

Yargıtayın birçok kararında belirtildiği üzere, hizmet alan tarafın alternatif bir sözleşme yapmasına imkan olması halinde, taraflar arasındaki sözleşmenin TBK 20-25 bağlamında genel işlem koşulu olarak kabul edilmesine imkan yoktur. Ancak dava konusu olayda olduğu gibi hizmeti alan tarafın, sözleşmenin karşı tarafını özgürce seçme imkanının olmaması halinde sözleşmedeki hükümlerin TBK 20-25 bağlamında genel işlem koşulu olduğu kabul edilmektedir....

a ait olduğunun tespitiyle bu hisselerin murisin tereke hesabına kayıt ve tesciline, tereke hesabına kaydının mümkün olmaması halinde müvekkillerinin mirasçılık payları oranında adlarına tesciline ve şirket pay defterine işlenmesine, mahkemenin inançlı işlem temeline dayalı savunmaya itibar etmemesi halinde dava konusu hisselerin muris muvazaasına dayalı olarak ...'a verilmiş olması ve şekil şartı yokluğundan bu devrin ve bağışlamanın geçersiz olduğunun tespitiyle hisselerin muris ...'a ait olduğunun tespitiyle murisin tereke hesabına iade edilerek bu hesaba kayıt ve tesciline, tereke hesabına kaydının mümkün olmaması halinde müvekkillerinin mirasçılık payları oranında adlarına tesciline ve şirket pay defterine işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ..., .......

İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/764 Esas KARAR NO : 2024/61 DAVA : Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti,önlenmesi,tazminat DAVA TARİHİ : 24/11/2017 KARAR TARİHİ : 15/02/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti,önlenmesi,tazminat avasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait "..." markasına davalının hem ... alan adı aracılığıyla hem de web sitesi içerisinde davacıya ait diğer markalar olan "..." "..." "..." ..., ..., gibi markalara tecavüz edildiğinin ve haksız rekabetin tespiti, şimdilik 10.000 TL maddi( davacı 18.1.2024 tarihi talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 25.000 TL olarak talep etmiştir) ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsili, erişimin engellenmesi, davalının müvekkili ile arasında imzaladığı sözleşmelere aykırı davranmasından dolayı sözleşme bedelinin (devir bedeli) müvekkiline iadesi,...

sözleşmenin taraflarını bağlar, resmi şekilde yapılmamışsa geçersiz olduğunu, dava konusu satış vadi sözleşmesi tapuya şerh edilmediğinden müvekkil bankanın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, satış vaadi sözleşmesinin kanunda belirlenen şekil şartlarına uygun yapılması da yeterli olmayıp 3....

UYAP Entegrasyonu