(BK 285) maddesi itibariyle değerlendirme yapıldığında ise, belirli süreli (10 yıl) ürün kirası sözleşmesinin örtülü anlaşma için 1 yıl yenilendiği ve bu sürenin 16/06/2008 tarihinde bittiği açık ise de; ikinci uzama süresi (16/06/2008-16/06/2009 tarihleri arası) için davacının en az 6 ay öncesinden ihtarname çekmesi (yani 16/12/2008 tarihinden önce fesih bildiriminin göndermesi gerekeceği açıktır) Olayımızı bu son ihtimal üzerinden değerlendirdiğimizde davacının 14/07/2008 tarihinde noterden çekmiş olduğu ihtarnamesinin uzayan kira sözleşmesinin ilk altı ayı içerisinde olduğu ve böylece buna istinaden fesih ve tahliye davası açması mümkün ise de; davacının süre sonunu yani 16/06/2009 tarihini beklemeden 08/01/2009 tarihinde erken bir zamanda açmış olduğu ve böylece mevcut davanın TBK. 368. maddesindeki şartlara uyulmadan açıldığı belirlenmiştir. 16-Esasen yukarıdaki son iki maddede belirtilen hususların Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tartışılıp değerlendirilebileceği açık olmakla birlikte...
Sözleşmenin bu maddesi dikkate alındığında, sözleşme tarihinden itibaren 3 aylık personel bulma süresinin dolduğu ve davalı fesih bildiriminin 23.11.2020 tarihli olduğu görülmekte ise de; tarafların yönlendirilen tüm adayların teknik ve ----- için uygun olmadığı konusunda mutabık olmadıkları, buna rağmen sözleşmeye göre bağımsız danışman denetimi de yapılmadığı görülmüştür. Davalının, edimin tam olarak yerine getirilmediği ve sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca, davacı tarafından verilen hizmet sonucu işe alınan ancak işten çıkarılan adaların yerine yenisinin sunulmaması nedeniyle ücrete hak kazanılmadığı savunmasının değerlendirilmesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 27. Maddesinde davalı yanın savunmasını doğrular bir hüküm bulunmaktadır....
dolayısıyla sözleşmeyi ihlal ettiği, bu bakımdan yapılan fesih bildiriminin haklı olduğu, c)Her ne kadar davalı tarafından malzemelerin sipariş edileceği şirketin iflas etmiş olduğu, bu bakımdan sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği ileri sürülmüş ise de, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği sözleşmenin tarafı olmayan bir kimse ile ilgili hususların sözleşmenin tarafına karşı ileri sürülmesinin olanaklı olmaması, tedarikçi firmanın iflas etmesinin objektif bir imkansızlık oluşturmaması, sözleşmede ürünlerin iflas eden firmadan temin edileceğine ve firmanın iflas etmesi halinde bu durumun imkansızlık oluşturacağına ilişkin bir hüküm bulunmaması, malların başka yerlerden de temin edilmesinin mümkün olması, mal tedarikinin davacının yükümlülüğünde olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının anılan iddiasının da yerinde olmadığı, d)Taraflar arasındaki sözleşmenin “sözleşmeden cayma ve cezai şart” başlığı altındaki düzenlemesi uyarınca, sözleşmeyi ihlal eden davalının...
a yapılan bildirimin iptali, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ve ihbar olunan avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ancak ...'a fesih sebebinin istifa olarak bildirildiğini ileri sürerek, gerçeğe uygun olmayan ... bildiriminin iptali ile kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma alacaklarını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, ihbar olunan şirket ile yapılan hizmet alım sözleşmesinin sona erdiğini, bu sebeple davacıya sunulan yeni iş önerilerini kabul etmediğini ve bu suretle istifa etmiş sayılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir....
İş sayılı dosyası ile müvekkil hakkında ihtiyati haciz kararı aldırdığını, en sonunda 14/06/2019 tarihinde sözleşmenin fesih edildiğine dair mail davalı yana gönderildiğini ve sözleşmeyi fesih ettiğini, ancak taraflar arasında imzalanmış olan 09/05/2019 tarihli Taksitli Satış Sözleşmesinde cayma hakkı ile ilgili olarak belirlenmiş olan düzenlemelere bakıldığında müvekkilince haklı bir sebep olmaksızın da işbu sözleşmenin malın tesliminden önce yapılabileceğinin taraflar arasında hüküm altına alındığını belirterek davanın kabulü ile taraflarca 09/05/2019 tarihinde imzalanmış olan ... distribütörlük/bayilik sözleşmesi ve sözleşme ile bir bütün halinde olan Taksitli satış sözleşmesi'nin müvekkilince cayma hakkının süresi içerisinde kullanılmış olması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığının ve hata, hile, gabin nedeniyle haklı olarak fesih edildiğinin tespiti, sözleşmenin iptali ve distribütörlük bedeli ve ürün bedeli olarak ödenmiş olan toplam 40.000 Euro bedelin ödeme tarihinden itibaren...
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişilerin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: Davacının üstlenmiş olduğu işi zamanında ifa etmediği, gecikmenin davalının tutumundan kaynaklandığına ilişkin de somut bir delil sunmadığı, davacının üstlenmiş olduğu işin eksiksiz olarak teslim edildiğine ilişkin iddianın da ispata muhtaç olduğu, Bu bakımdan davalı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı, TBK. M. 475 hükmü de gözününde bulundurulduğunda, davacının alacak talebinin bu nedenle yerinde olmadığını belirten raporunu mahkememize sunmuşlardır....
Donanım ve Yazılım Ürünleri Bakım Sözleşmesi" şeklinde bir sözleşmenin var olduğunu, iş bu sözleşmeye göre taraflarca 30 gün öncesinden yazılı olarak fesih ihbarında bulunulmadığı takdirde sözleşmenin aynı süre ve şartlarla yenilenmiş sayılacağını, davacıya şuana kadar ulaşmış bir fesih bildiriminin olmadığını, dolayısıyla sözleşmenin kendiliğinden yenilendiği ve böylece ücrete hak kazanıldığı iddia edilerek, fatura tanzim edildiğini ve iş bu faturanın davalıca iade edilmesinden sonra, davacı tarafından ihtarname düzenlendiğini ve yine davalıca iş bu ihtarnameye de cevabı ihtarname ile cevap verilmesinin akabinde icra takibi başlatılmış olup, akabinde davalıca iş bu haksız icra takibine de itiraz etmeleri üzerine huzurdaki haksız dava ikame edildiğini, davalı hakkında.... İcra Müdürlüğü'nün ...E....
Donanım ve Yazılım Ürünleri Bakım Sözleşmesi" şeklinde bir sözleşmenin var olduğunu, iş bu sözleşmeye göre taraflarca 30 gün öncesinden yazılı olarak fesih ihbarında bulunulmadığı takdirde sözleşmenin aynı süre ve şartlarla yenilenmiş sayılacağını, davacıya şuana kadar ulaşmış bir fesih bildiriminin olmadığını, dolayısıyla sözleşmenin kendiliğinden yenilendiği ve böylece ücrete hak kazanıldığı iddia edilerek, fatura tanzim edildiğini ve iş bu faturanın davalıca iade edilmesinden sonra, davacı tarafından ihtarname düzenlendiğini ve yine davalıca iş bu ihtarnameye de cevabı ihtarname ile cevap verilmesinin akabinde icra takibi başlatılmış olup, akabinde davalıca iş bu haksız icra takibine de itiraz etmeleri üzerine huzurdaki haksız dava ikame edildiğini, davalı hakkında.... İcra Müdürlüğü'nün ...E....
Maddesinin son paragrafında teminata ilişkin tutar ve detaylar üzerinde taraflar arasında mutabık kalınması gerektiğini, bir mutabakat olmadığı müddetçe teminat sağlama yükümlülüğü doğmadığını, bunun davacı yanında kabulünde olduğunu, sözleşmenin 16. maddesinde maddede mutabık kalınan teminatların sağlanamaması halinde diğer tarafın yalnızca protokolleri feshetme hakkının açıkça belirtildiğini, madde 16'ya göre yapılan bir feshin sadece protokolleri kapsayabilecek nitelikte olup risk paylaşım sözleşmesinin feshi hakkını vermediğini, davacının fesih işleminin haksız ve kötü niyetli olduğunu ve geçersiz olduğunu, sözleşmenin ...maddesinde fesih tazminatının yalnızca sözleşmenin 12 ve 13. maddeleri uyarınca feshedilmesi halinde söz konusu olacağını belirtildiğini, madde 16 kapsamında yapılan bir fesih işlemi için fesih tazminatı ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığını, sözleşmenin ...maddesi çerçevesinde ... lehine fesih tazminatı talep etme hakkı doğmadığını, tarafların aynı anda karşılıklı...
Tek taraflı irade beyanı ile dönme (fesih) mümkün olmakla birlikte, sözleşmeyi haksız ya da kusuruyla fesheden taraf, fesih bildiriminin sonuçlarına da katlanmak durumundadır, fesih sonucu zarara uğrayan kimse koşulları mevcutsa haksız fesih sebebiyle uğradığı zararlarının tazminini isteyebilir. Bu suretle sözleşme fesihle sona eren sözleşme nedeniyle hiç kimsenin sona eren sözleşme ile bağlı kalmaya zorlanamayacağından feshin iptali ya da bu şekilde yaratılan muarazanın men’ine karar verilemez. Bu ilke ve kurallar ışığında somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında 24.11.2005 tarihli 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi olduğu, asıl ve birleşen dosyada davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu uyuşmazlık konusu değildir....


