(HMK m.200) maddesinde belirtilen sınırları aştığı, dosyaya sunulan davacının aldığı ücreti gösteren ve davacı tarafından imzalanmış olan ücret bordroları ve belirsiz süreli süreli hizmet akitlerindeki imzalara davacının herhangi bir itirazda bulunmadığı, dosyaya getirtilen banka kayıtlarında görülen ücretlerin ücret bordroları ile hizmet döküm cetvelindeki kazançlar ile uyumlu olduğu, davacının hizmet döküm cetvelinde 2013 yılı temmuz ayında SPEK artırılmış ise de bunun iki aya özgü olduğu, davacının işveren tarafından Kuruma bildirilen kazancın üzerinde çalıştığını hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatlayamadığı ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin de dosyada bulunmadığı ve mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
istemin hak düşürücü süre nedeni ile tespiti mümkün olmadığını; 01.05.2003-26.06.2003 arası dönem için hak düşürücü süre 31.12.2008 tarihinde gerçekleşmiş olup dava tarihine göre bu dönemle ilgili istemin hak düşürücü süre nedeni ile tesbiti mümkün olmadığını; 01.07.2006-17.07.2006 arası dönem için hak düşürücü süre 31.12.2011 tarihinde gerçekleşmiş olup dava tarihine göre bu dönemle ilgili istemin hak düşürücü süre nedeni ile tespiti mümkün olmadığını; 18.07.2006 dan itibaren kesintisiz adına hizmet bildirildiğinden başkaca bir hizmet tespiti gerekir sigortalılık süresi belirlenememiştir....
İş Mahkemesinin 2014/35 Esas sayılı dosyası ile tespit edilen hizmet sürelerine ilişkin asgari ücret üzerinden yatırılan primlerin brüt 2.372,65-TL'ye tamamlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP: Davalı şirkete dava dilekçesi tebliğ edilmiş, ancak davaya cevap verilmemiştir. Feri müdahil Kurum vekili, primlerin kuruma bildirilmesinin işveren sorumluluğunda olduğunu kurum kayıtlarının işveren tarafından yapılan bildirimlere uygun düzenlendiğini, mahkeme kararı ile davacının hizmet süresinin tespit edildiğini ancak SPEK konusunda bir karar verilmediğinden işverenin alt sınırdan düzenlediği belgeler ve mahkeme kararına göre işlem yapıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir....
K A R A R 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davacının ve davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Dava, fark prim borcu ve gecikme zammı tahakkukuna ilişkin 22.06.2011 tarih ve 13233012 sayılı Kurum işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle davacı şirketin Kuruma borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacı hakkında davalı Kurumca tahakkuk ettirilen 22.06.2011 tarih ve 13233012 sayılı borç tahakkukunun kısmen iptali ile davacının söz konusu borçtan 2.514,74 TL prim borcu ve 1.717,13 TL gecikme cezası zammı toplamından sorumlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir....
Davalı işveren vekili özetle; davacının vardiya amiri olmadığını, sadece bir bölümde ustabaşı olarak çalıştığını, iş yerinde ustabaşının üzerinde formenlerin olduğunu, davacının aldığı ücretin eksiksiz olarak kuruma bildirildiğini, davacının hesap pusulalarını imzaladığını, tüm kayıtların uyumlu olduğunu,davacının iddiasını destekleyecek hiçbir belgenin davalı tarafından düzenlenmediğini, davacının SPEK bildirimlerinin gerçek ücreti üzerinden bildirimi yapıldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ücret iddiasının senetle ispat parasal sınırlarının üstünde olduğu açıktır....
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; Mahkemece, hizmet tespiti yönünden verilen kabul kararı yerinde ise de; sigorta primine esas kazanç yönünden; hükme esas kılınan bilirkişi raporunda dinlenen bodro tanıklarının ise davacının montaj ustası olduğu asgari ücretin üzerinde ücret aldığı ancak bodro tanıkları ..., ..., ve ...'un davacının haftalık 400 TL aldığını doğruladıkları görülmüştür. Yapılan TÜİK araştırmasında ise mermer işçisinin 2014 yılı aylık brüt ücreti 1.612.00 TL olduğu saptandığı gerekçesiyle SPEK hesaplanmak suretiyle karar verildiği anlaşılmış ise de; verilen karar hatalıdır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. 2....
iddia ettiği tarihin 31.10.1999 olduğu dikkate alındığında, hizmet tespiti davasını en geç 31.10.2004 tarihinde açılmış olması gerekmekte iken bu tarihte açılmamış olan davanın zamanaşımına uğradıktan sonra açılmış olması nedeniyle reddi gerektiği belirtilmiştir....
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır....
KARAR : Ret Taraflar arasındak sigorta primine esas kazançlarının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir....


