WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır....

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır....

un 0062137 sicil numaralı işyerinde 2017 yılı 7. aydaki çalışmaları için ödenmesine karar verilen (İş Mahkemesi kararında belirtilen 1870,00 TL net ücret alacağının karşılığı olan) 2616,00 TL brüt ek mahiyette aylık prim ve hizmet belgelerinin işverenden istenmesi sonucu bu yönde işlem yapıldığının görülmüş olması karşısında, bu aylar yönünden dava konusuz kalmış olmaktadır. İşçilik alacağı davasında hüküm altına alınmış olan UBGT ve ücret alacağının ilgili aylara Kurum tarafından mal edilmiş olması, diğer aylar yönünden ise Kuruma yapılmış olan SPEK bildirimlerini aşan ücret geliri elde edildiğinin belirlenememiş olması ve 80/1....

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dava, davacının davalı firmadaki çalışma döneminde gerçek ücret üzerinden primlerin ödenip ödenmediği, SPEK tutarının ne kadar olduğu, yemek ücretlerinin dahil edilip edilmeyeceğine ilişkindir. Bilindiği üzere spek tespiti davalarında gerçek ücret olarak iddia edilen tutarın aylık brüt miktarı senet ile ispat sınırının üzerinde ise yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge varsa bu takdirde iddialar tanıklar ile ispatlanabilir, bunun dışında banka kaydı, şirket defter kayıtları imzalı bordro işverence düzenlenmiş gerçek ücreti doğrulayan belgeler bulunması halinde de iddiaların kanıtlanması mümkündür. Davacı 2016-2018 dönemi davalıya ait ...'daki iş yerinde antrenörlük yaptığını iddia etmekte olup işverence bu dönemde banka üzerinden aylık asgari ücret ödemesi yapılmış, bu ödemeler defter kayıtları ile de doğrulanmıştır. Bunun dışında kayıtlarda yemek parası ödendiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmamıştır....

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

Eldeki davada ise, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada, davacının prime esas kazancının tespiti istemine uygun şekilde, “2011/6 ayına ait SPEK tutarının 5.300,18 TL olduğunun tespitine” dair karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, tespit davalarındaki yöntem dışına çıkılarak ve infazda tereddüt uyandırabilecek şekilde, davacı hakkında tespiti yapılan prime esas kazançtan her iki davalının sorumlu olduğuna dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI....

SPEK miktarı değişen ay dikkate alınarak dava tarihinden önceki ay emekli maaşı miktarı da tespit edilerek fark alacak hesaplanmış ve davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Davacının çalışmasının geçtiği son ay olan 2010/7 ayına ait SPEK tutarının 4.943,40 TL olduğunun ve buna ilişkin fark primlerden davalılar SGK ve ...'nın birlikte sorumlu olduğunun tespitine, buna göre yaşlılık aylığının uyarlanmasına, davacının Agustos/2015 yaşlılık aylığının ek ödeme hariç çıplak 2.243,08 TL olduğunun tespitine, dava tarihi itibariyle davacının fark yaşlılık aylığının 104,23 TL olduğunun tespiti ile, 10 TL'lik kısmının faizsiz olarak, bakiye kısmının ise bedel arttırım dilekçesinin harçlandırma tarihi olan 12.05.2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

III- MAHKEME KARARI: A- İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece mahkemesince; Davanın kısmen kabulü ile; Davacının davalı iş yerinden eksik bildirilen hizmetinin 1988/3. dönemde 1 gün; 1990/3. dönemde 1 gün, 2003/3. dönemde 14 gün, olmak üzere toplam 16 gün SPEK taban ücretiyle olduğunun tespitine, 13.06.2014 sorgulama tarihi itibariyle resmi belge niteliği taşıyan hizmet dökümüne göre; 1974 yılında 81 gün, 1976 yılında 32 gün, 1979 yılında 15 gün, 2003 yılında 2 gün, Kurumca eksik hesaplandığının tespiti ile toplam 130 günün de emekliliğe esas prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğine, kurum kayıtlarının yukarıdaki kararlara göre düzeltilmesine, karar verilmiştir....

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin Afrika şantiyelerinde 01.09.2004-30.03.2005 tarihleri arasında elektrik mühendisi olarak aylık net 3500 USD (5.239,50 TL) ücretle çalıştığını, ancak sigorta primlerinin 1500 TL üzerinden yatırılmış olduğunu, bu konuda Kadıköy SGM'ye yapılan yazılı başvuru sonucunda düzenlenen Denetmen Raporunda 2004/9,10,11,12 ve 2005/1. 2. dönemlerine fark SPEK tespiti yapılmış olduğunun, 2005/3. dönem için fiili ve kaydi bir tespitin yapılmadığının bildirildiğini, bu nedenle davacının davalı şirkette 01.09.2004-30.03.2005 tarihleri arasında aylık 5.239,50 TL ücretle çalıştığının, bağlanan yaşlılık aylığının bu ücretler esas alınmak suretiyle hesaplanarak ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun yaptığı işlemlerin yasal ve mevzuat gereği olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 2....

Nitekim Yargıtaya göre işçilik alacakları davasında -açılmış ise- kural olarak hizmet tespiti davasının sonucu beklenmelidir. Yine Yargıtay kararlarında her iki davanın birbirlerini etkilemesi mümkün ise de davaların niteliği gereği farklı sonuçlara varılabileceğinin kabul edildiği görülmektedir. Zira hizmet tespiti davalarında -kamu düzenine ilişkin olduğundan- resen araştırma ilkesinin, işçilik alacaklarıyla ilgili davalarda ise taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle işçilik alacakları davasında verilen karar hizmet tespiti davasında kesin delil değil güçlü delil olarak kabul edilmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki delil değerlendirmesi derece mahkemelerinin takdirinde olup bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu değildir....

UYAP Entegrasyonu