Hukuk Dairesinin 2008/4483 Esas, 2010/537 Karar sayılı ilamında benzer ifadelere yer verildiğini iddia ederek, mahkemenin yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine yönelik kararının onanmasına, davalı şirkete kayyım atanması isteminin reddi kararının kaldırılarak, davalı şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerin yetkilerinin ihtiyati tedbir yolu ile tedbiren kısıtlanması veya şirket yönetim kuruluna yönetim ve denetim kayyımı atanmasına, mal varlığı ile ilgili olarak teminatsız ve süresiz tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemenin kayyım atanması talebinin reddine ilişkin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinden ...'ün ve ...'...
d)Yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396 ncı Maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin gündemin 8. maddesiyle alınan karar: Gündemin yedinci maddesinde yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396 ncı Maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesi hususu oyçokluğu kabul edilmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve rekabet yasağı bakımından şunları söylemek mümkündür. Şirketle işlem ve rekabet yasağının amacı çıkar çatışması halinde şirketi korumaktır. Anılan yasaklar mutlak nitelikte olmayıp genel kurulun izni halinde yönetim kurulu üyeleri bu yasaklardan muaf olurlar. Burada sorun yönetim kurulu üyesinin, ortaklıkla işlem yapmasını ve rekabet etmesini mümkün kılan genel kurul kararına katılabilip katılamayacağı ve kendi lehinde oy kullanabilip kullanamayacağıdır....
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin olup sorumluluğu gerektiren haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren faiz talep edilebileceği, Trade Depozito Bank'tan kullanılan kredinin dava dışı şirketlere aktarılmasından kaynaklanan 1.612.524,67 TL'lik zararın 03.11.1998 tarihinde alınan yönetim kurulu kararı ile oluştuğu anlaşıldığından 1.612.524,67 TL'ye 03.11.1998 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, kiralanan yatlara ilişkin kira bedelinin indirilmesinden kaynaklanan 128.160,82 TL'lik zararın kira bedelinin indirilmesine yönelik olarak düzenlenen 15.06.2002 tarihli kira sözleşmesinin düzenlenmesi ile doğduğu anlaşıldığından 128.160,82 TL'ye 15.06.2002 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, teslim edilmeyen 10 adet yağlı boya tablodan doğan 80.000,00 TL'lik zararın tabloların şirketin devir alınma tarihi olan 01.07.2002 tarihinde teslim...
Söz konusu genel--------- yapan yönetim kurulu üyeleri hali hazırda şirketin yönetim kurulu başkanlığını yapan ---- üyeliğini -------olumlu oyları ile ibra edilmiştir.Davalının esasen kendi ibrasında oy kullanma hakkı da yokken olumsuz oy kullanmıştır. Şirket tarafından davalı aleyhine 20.08.2019 tarihinde iş bu davalar açılmıştır. Davacı şirket adına vekaletnameleri de halı hazırda yönetim kurulu başkanı ----- vermiştir.Davacı yan bu kişinin şirketin muhasebe işlemlerinin başında olan sorumlusu olduğunu safahatta ileri sürmüştür. Yaklaşık 1 senedir iş bu davaların sürdüğü bilinmesine rağmen davacı ibra edilmiştir. --- kararına olumlu oy kullanan diğer kişiler de şirket yöneticileridir. Bu davalardan haberdar oldukları aşikardır....
, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri iptal davası açabilir." denilmektedir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava ve birleşen davalar, davalı şirketlerin 21.07.2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan bir kısım kararların iptaline ilişkindir. Davaya konu gündem maddeleri ve genel kurul kararları incelendiğinde, asıl davaya konu ... şirketinin 1-özel denetçi tayini talebinin reddi kararı, 3-faaliyet raporunun oylanması, 4- bilanço ve gelir tablosunun oylanması, 5-yönetik kurulunun ibrası, 6- yönetim kurulu üyelerinin seçimi, 7- TTK'nın 395 ve 396. Maddeleri uyarınca yönetim kuruluna izin verilmesi olduğu, birleşen davalarda davalı ... şirketinin; 3-faaliyet raporunun oylanması, 4- bilanço ve gelir tablosunun oylanması, 5-yönetik kurulunun ibrası, 6- yönetim kurulu üyelerinin seçimi, 7- TTK'nın 395 ve 396. Maddeleri uyarınca yönetim kuruluna izin verilmesi olduğu görülmüştür. Asıl davaya konu özel denetçi seçimine ilişkin talebin reddine dair genel kurul kararına karşı TTK'nın 439....
Davacı'nın butlan iddialarından bir diğeri de yönetim kurulu tarafından hazırlanan faaliyet raporunun tüm yönetim kurulu üyeleri tarafından imzalanmadığı, bu nedenle “Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik” m. 16 hükmüne aykırı olduğu iddiasıdır. Yönetmeliğin ilgili hükmü şu şekildedir: “Yıllık faaliyet raporu ilgili olduğu hesap döneminin bitimini izleyen iki ay içinde hazırlanır. Şirketin yönetim organı başkanı ve üyeleri tarafından imzalanarak onaylanır. Yönetim organı üyelerinden herhangi birinin yıllık faaliyet raporunda yer alan bilgilerle ilgili farklı görüşte olması halinde, itiraz ettiği hususlar gerekçeleri ile birlikte yıllık faaliyet raporunda belirtilir.” Yönetmelik kapsamında öngörülen bu düzenleme dikkate alındığında yıllık faaliyet raporunun yönetim kurulu üyelerinin tamamı tarafından imzalanmamış olmasının yaptırımının değerlendirme konusu edilmesi gerekmektedir....
Yapılan incelemede yukarıda belirtildiği gibi bu şirketin 01.11.2017 tarihinde genel kurul icra ettiği, bu genel kurul toplantısının 4 numaralı kararında yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. Maddelerinde belirtilen yetkilerin tekrar verildiği, davacının vekili vasıtasıyla bu genel kurula iştirak ettiği ve bu maddeye muhalif kaldığı görülmüştür. Kısacası -------- tarihine kadar uygulanmıştır. Dolayısı ile bu davanın konusu şirket yönetim kurulu üyelerinin bu dönemde yapmış oldukları iş ve işlemlerdir. 01.11.2017 Tarihinden sonra yapılan iş ve işlemler dava konusu yapılmayan genel kurul kararına dayalı olduklarından bu tarih sonrası işlemlerin incelenmesi mümkün değildir. Davacı yanca her ne kadar rapora itiraz dilekçesinin 5. Sayfasında ilişkili şirketlerle yapılan 1 ocak -31 mart 2018 arası işlemlerin de incelenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de bu dönemin esasen bu davada incelenmesi de yukarıda anlatılan nedenlerle mümkün değildir....
Sözleşmenin imzalanması tarihinde üye olanlar için bildirim şartının aranmamasının nedeni 6356 sayılı Kanunda toplu iş sözleşmesi yapma etkisi yönünden sendika üyesi işçilerin kimler olduğu konusunda işveren bilgi sahibi olduğundan üyelerin sayısı esas alınarak yetki belgesi alınması buna ilişkin itiraz aşamalarının gerçekleşmesi nedeniyle üyelerin kimler olduğunu bilmesi gereken işverene bildirim yapılması gerekli olmadığından 39/2. madde buna uygun biçimde düzenlenmiştir. Davalı ... muvazaalı işlemlerle kendi işçisi sayılması gereken işçiyi başkasının işçisi gibi göstermiş ve kendi bünyesinde çalışan işçinin sendika üyesi olduğunun kayıtlara girmemiş olması, işverenin kendi kusuruyla gerçekleşmiştir....
ın 2007, 2008, 2009 hesap yıllarına ait dönemde 3 yıl süre ile genel kurul yapmayarak bu davalar hakkında üyelerini bilgilendirmediğinden 1163 sayılı yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davrandıkları, davalı kooperatifin 2007-2010 tarihi arasında görev yapan eski tasfiye ve yönetim kurulu üyesi bulunan davalıların 1163 sayılı yasanın 62....


