O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal sebebine dayalı olduğu kabul edilmelidir.Davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. İİK’nın 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar kadar borcundan kurtulur. Somut olayda da davacı, yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla yatırmıştır. Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır....
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre; borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez. Somut olayda; dava açılmadan evvel davalının temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilmemiş olmasına rağmen, mahkemece dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir....
Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava, davalıya 15/04/2005-15/06/2007 tarihleri arasında maaş tutarı olarak ödenen 36.030,79TL ile özel hizmet tazminatı olarak ödenen 4.285,02 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir....
Maddesi (6762 sayılı TTK m.644) gereğince sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda keşideciden alacağını talep edebileceği, TTK 732/4. maddesine göre, hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak çekin zamanaşımı süresi dolduktan sonra (1) yıl içinde talep ve dava hakkı bulunduğu, icra takibi başlatıldığı, süresinde davanın açıldığı görülmüştür.TTK 732. Maddesinde, zamanaşımına uğramış bonodan dolayı zamanaşımı süresinin dolmasından itibaren bir yıl içerisinde hamilin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye başvurabileceği, TTK 732/4 maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükünün keşidecide olduğu anlaşılmaktadır....
Esas sayılı dosyası ile sübut bulduğunu, bu minvalde müvekkili şirket ile dava dışı borçlu arasında hiçbir bağın bulunmadığına ilişkin kesin delil niteliğindeki hükmün dosyada mübrez olduğunu, bu nedenle müvekkilinin yatırdığı teminatın alacaklıya ödenmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşenin davalı alacaklı olduğunu, müvekkilinin ödediği bedelin, davalının mal varlığına dahil olduğunu, haciz baskı altında ödenen tutarın iadesinin dosya alacaklısından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin talep edilebileceğini, hukuken yararlı ve haklı olmayan sebebe dayanma haline ilişkin davacıya bir ispat yükünün de yüklenmediği; aksine bu yükün davalı tarafta olduğunu, HMK.'...
Öte yandan, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde geçersiz sözleşme ile ödenen paranın sözleşme tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile tahsili talep edildiğine göre; bu talebin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ve denkleştirici adalet ilkesinin esas alınması suretiyle tahsili talebine ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Başka bir deyişle; davacı tarafça yapılan icra takibine konu edilen alacak talebinde, ödenen paranın ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde ödeme yapılması amaçlanmıştır....
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından taraflar arasında borçlu olmadığı halde gönderilen paranın iadesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine takip başlattığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı taraf davacıya borcunun bulunmadığını bildirerek takibe itiraz etmiş olsa da, HMK'nın 222'inci maddesi gereğince davalı taraf defterlerini ibrazdan kaçındığı sabit olmuş ve davacının usulüne uygun bir şekilde tuttuğu defterlerin davacının alacağının varlığını ispat etmiş sayıldığı Mahkememizce kanaat getirilmiştir....
Uyuşmazlık, kamu çalışanına yapılan hatalı ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili isteğine ilişkindir. 818 sayılı BK.nun 101. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBK.nun 117. maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüd için bildirim şarttır. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez....
YAZISI Davacının davalı şirkete sözleşme gereğince istasyon yapımı için ödediği inşa ve yatırım bedelinin, sözleşmenin ....tebliği gereğince öngörülen süreden önce 18.09.2010 tarihinde sona ermesi nedeniyle sözleşmenin uygulanamayan süresine ilişkin iade talebi, sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanmaktadır. 6098 sayılı TBK 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği için olayın çözümünde 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Davalı şirketin davacı şirkete sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 818 sayılı BK'nun 61. ve 63. maddeleri gereğince geri vermesi gereken şeyin kapsamı ( iadenin şumulü) kendisine istasyon yapımı için ödenen inşa ve yatırım bedelinin sözleşme süresinin uygulanamayan kısmına karşılık gelen bölümü olup bu miktar bilirkişi tarafından .... TL olarak hesaplanmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından kiralanan için yapılan ve dava dilekçesi ile 5.946.25 TL, ıslah dilekçesi ile 22.946.25 TL olarak belirlenen imalat bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 17.367.89 TL'nin ticari faizi ile tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


