Davalı tarafından Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete protokol gereğince tapu devirlerinin yapılması aksi takdirde ödenen bedelin üç gün içerisinde iadesi ihtar edilmiş ancak gönderilen ihtarname bila tebliğ iade edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... Esas, ... karar sayılı ilamında "...Dava, ifa imkansızlığı nedeniyle taşınmaz satış vaadi sözleşmesine istinaden ödenen satış bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, "...davacı sözleşmeden umduğu (beklediği) edimi ve yararı elde edemediğine göre, ödediklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebilecektir. Yukarıda belirtildiği gibi, davacının ana parayı isteyebileceği kuşkusuz ise de, söz konusu paranın satış tarihinden itibaren davalının elinde olduğu ve davalıya yarar sağladığı da bir gerçektir....
(aylıkların) hukuken geçerli bir nedenle ödenmiş bulunduğunun kabulü gerekmesi karşısında artık sebepsiz zenginleşme söz konusu olamayacağından, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak geri istenemeyeceğine” karar verilmiştir....
tarihlerden başlatılmasının mümkün olmadığı, bu haliyle davalı tarafın zamanaşımı defininin yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli olarak yersiz ödenen toplam 96.747,20 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili gerektiğinden bahisle davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 23/01/2018 tarihli ve 2016/12043 Esas 2018/569 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.Onama ilamına karşı dava vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Dava, hukuksal nitelikçe sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemine ilişkindir.Davacı; açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında davalıya ait taşınmazın bir bölümünün kamulaştırılmasına karar verildiğini, mahkemece belirlenen kamulaştırma bedelinin davalıya ödendiğini, ancak kamulaştırma ilamının infazı için yapılan işlem sırasında kamulaştırılan bölümün (kısmen) üçüncü kişi adına tescil edilmiş olduğunun bildirilmesi nedeniyle bu ödemenin sebepsiz...
Bu kapsamda; sözleşmede belirtilen dairelerin teslim edilmemesi nedeniyle, davacı tarafından gönderilen döviz cinsinden ödemeyi kabul eden ve uhdesinde bulunduran davalının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, aldıklarını iade etmesi gerektiği, davacı tarafından başlatılan icra takibinde de, İcra İflas Kanunu'na uygun olarak yabancı paranın Türk Lirası karşılığının harca esas değer olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. O halde; bölge adliye mahkemesince; davacı tarafından takip talebi ve ödeme emrinde talep edilen yabancı paranın Türk Lirası karşılığı gösterilmekle, usulüne uygun icra takibi başlatıldığına göre, işin esası yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2)Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir....
Davacı ile davalıların murisi arasında yapılan sözleşmenin geçersizliği mahkeme ilamı ile kesinleştiğinden taraflar arasındaki ihtilafın sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekir.. Uyuşmazlığın sebepsiz iktisap hükümlerine göre çözümlenip tasfiye edilebilmesi içinde öncelikle sebepsiz iktisabın kapsamı ve bu kapsamın tesbitindeki ilke ve esasların açıklığa kavuşturulmasında fayda görülmüştür. Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi "denkleştirici adalet" düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder. İlke böyle olmakla beraber iade edileceği zenginleşme miktarının hesaplanmasında öğretide birlik olduğu söylenemez....
Mahkemece; 24/06/2016 tarihli duruşma oturumunda, davacının keşif talebinden vazgeçtiğini beyan ettiği, davanın niteliği ve keşif ve bilirkişi incelemesi talebinin bulunmadığı dikkate alındığında, davacının, davaya ilişkin iddialarını somut delillerle ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. ....... 1- Dava adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talebine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen adi yazılı satış sözleşmesi, resmi şekilde yapılmadığı için hukuken geçersizdir (TMK. md 706, TBK. md 237, Tapu Kanunu md 26 ve Noterlik Kanunu md 60). Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir....
Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olması gerekir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Somut olayda, harici satım sözleşmesine konu taşınmazın halen davacının zilyetliğinde bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir....
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacılar vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının icra takibi başlatmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, cebri icra tehdidi altında yapılan ödemenin İİK'nın 72. maddesine göre istirdadına, mümkün değil ise TBK'nın 78. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tazmini talebine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır....
Aksi halde kısmi iade durumu oluşacak., iade dışındaki zenginleşme iade borçlusunun yedinde haksız zenginleşme olarak kalacak, iade borçlusunun iade de direnmesine neden olacaktır.Davada, geçersiz sözleşme gereğince ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre denkleştirici adalet ilkesi gereğince tahsili talep edilmektedir.Denkleştirici adalet ilkesi, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi malvarlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder.Bunun için, taşınmazın satıldığı 12.04.2007 tarihindeki satış bedelinin, 09.05.2011 dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücünün çeşitli ekonomik etkenlerin, enflasyon, ÜFE, altın ve döviz kurlarındaki artış, işçi ve memur maaş artışları ortalaması alınarak hesaplanması gerekir....
Dairemiz, 13/02/2018 T. ve 2016/7817 E. 2018/1022 K. sayılı ilamında; “Davada, davacı tarafından davalıya havale yoluyla gönderilen paranın sebepsiz zenginleşme kurallarına göre tahsili talep edildiği, davalının gönderilen paraların tahsil edildiği yönünde bir itirazı bulunmamakla birlikte gönderilen paraların başka amaçla gönderildiğini iddia ettiği ve uyuşmazlığın, davalının iddia ettiği gibi davacının daha önce aldığı borcun ödenmesi şeklinde olup olmadığı ve buna bağlı olarak ispat yükünün hangi tarafta olduğu konusunda toplandığı, somut olayda davalı, davaya konu paraların kendisine gönderildiğini (maddi vakıayı) ikrar etmiş, ancak, bunların davacı tarafından ileri sürülen nedenle değil, başka bir nedenle (mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla) gönderildiklerini savunmak suretiyle, vakıanın hukuksal niteliğinin ileri sürülenden farklı olduğunu bildirdiği bu sebeple davalının savunmasının, vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr) niteliğinde olduğu ve bölünemeyeceği; çünkü, vasıflı ikrarda kanıtlama...


