WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili tarafından ödenen bedelden İHDS hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu, talep dayanağı sözleşme olup sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere dayanak davada davalı TEDAŞ’ın müvekkili adresinde bulunan avukatlarca temsil edildiğini, icra dosyasına müvekkilince teminat mektubu sunulduğunu, müvekkilinin idareden talimatla ödeme yaptığı hususunun ispatlanamadığına dair kabulün dosya kapsamına uygun düşmediğini belirterek direnme kararını temyiz etmiştir. C. Uyuşmazlık Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda talep edilen alacağa sebepsiz zenginleşme hükümlerinin mi yoksa taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin mi uygulanacağı, buradan varılacak sonuca göre ileri sürülen alacak talebi bakımından zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır. D. Gerekçe 1....

Davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan icra takiplerinde geçersiz sözleşme ile ödenen paranın sözleşme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili talep edildiğine göre; bu talebin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ve denkleştirici adalet ilkesinin esas alınması suretiyle tahsili talebine ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Başka bir deyişle davacı tarafça yapılan icra takibine konu edilen alacak talebinde, ödenen paranın ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde ödeme yapılması kastedilmiştir....

Sayılı dosya nezdinde İmzaya İtiraz davası açılmış ve imzanın müvekkilime ait olmadığına karar verildiğini ve davanın kesinleştiğini, haksız olarak ödenen 13000 (ONÜÇBİN) TL’nin, TBK. m. 77 ve devamı gereğince Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alınmasını, her türlü yargılama harç ve masrafların ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE : Dava, haksız surette tahsil edildiği iddia olunan meblağın sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi talebine ilişkindir. Yürürlük tarihi 01/01/2019 olan 7155 sayılı yasa ile Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinde; " 1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır....

Başkanlığına ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm; davalı tarafça temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- 6098 sayılı Borçlar Kanununun 117.maddesinde; ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenme yer almaktadır. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre; borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Davada, davalıya yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir.Sebepsiz zenginleşmenin iade borcunun para ile ifa edileceği durumlarda faizin hangi tarihte işlemeye başlayacağı sorunu ile karşılaşılır.Zenginleşen, ister iyiniyetli ister kötüniyetli olsun, kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Böyle bir çözümün yasal dayanağı bulunmamaktadır. Haksız fiillerde failin daima mütemerrit sayılması şeklindeki çözüme kıyasen de böyle bir sonuca varılamaz....

Sebepsiz zenginleşme kurumunun amacı, haksız değer kaymalarının önlenmesi olup, tam bir eski hale getirme özelliği taşımaktadır. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene "ya da" borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Takip hukuku ile yasal düzenlemelere göre de, Alacaklı tarafından tahsil edilen paranın iadesi ancak İİK'nun 40. ve 361. maddelerine göre mümkündür....

Dava konusu olayda, Borçlar Kanunu'nun 61, 62 ve 66. maddesi hükümlerine göre sebepsiz iktisabın zamanaşımı süresine bağlı kalınmak suretiyle davanın reddi, açıklanan hukuki nitelendirme ve gönderilen paranın teminat- karz aktine dayalı olması ve bu nedenle Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımına tabi olması sebebiyle doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davada, davacı şirketin fazla ödediği bedelin sebepsiz zenginleşme koşullarına göre davalılar ... ve ...'den tahsili talep edilmektedir. BK:nun 66.maddesinde, zarara uğrayan tarafın verdiğini geri almaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl, hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı açıklanmıştır. Davacı şirket fazla ödediğini iddia ettiği dava konusu alacağını davalılardan talep etmesi gerektiğini önceki alacak davasında alınan 28.04.2009 tarihli bilirkişi raporu ile öğrenmiştir. Hakkın doğduğu tarih 30.03.2000-27.10.2000 tarihleri olup, bu dava ise 10.06.2009 tarihinde açıldığına göre BK.nun 66.maddesindeki sürelerin geçmediği anlaşıldığından, mahkemece; davanın esasına girilerek taraflardan bu konudaki delilleri sorulmak suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi ... görülmemiştir....

Dava, davalı tarafa doğum izninde olduğu süre içerisinde sehven fazla yapılan ödemenin iadesi talebine ilişkindir. 818 sayılı BK 66.maddesinde; sebepsiz zenginleşme davasının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 1 yılın geçmesi ile, 6098 sayılı TBK 82.maddesinde ise 2 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK gibi 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/1.maddesinde; "TBK yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder "düzenlemesi yeralmaktadır. Ancak, zamanaşımı süresinin başlaması için, iade alacaklısının kendisi aleyhine zenginleşen kişiyi ve zenginleşmenin kapsamını bilmesi şarttır....

Davacı, davalının sözlü tashihi ile uzun yıllardır kullandığı taşınmazın kendisine devredileceği inancı ile yapmış olduğu tüm harcamaların bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etmektir. Bu noktada, 02.02.1991 gün, 1990/1 E.-1991/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlusu davalının bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir....

UYAP Entegrasyonu