Dava; davalıya yapılan yersiz ödemenin tahsili talebine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- 6098 sayılı TBK’nın 117.maddesi ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüd için bildirim şarttır. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının dava konusu bedelin ödenmesi hususunda davalıya Ankara 47....
Yerel mahkeme, temyize konu edilen kararında, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözümlenmesi ve zamanaşımı süre ve başlangıcının buna göre belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bu bağlamda öncelikle, sebepsiz zenginleşme kavramı ve hukuki işlemlerden doğan borçlardan farkının açıklanmasında yarar vardır. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır....
Taraflar arasındaki hukuksal ilişki sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı hiçbir zaman gözardı edilmemelidir. Bu husus hem hakkaniyetin hem gerçek adaletin bir gereğidir. Bu bakımdan iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması gerekir. Aksi halde iade dışındaki zenginleşme iade borçlusu elinde haksız zenginleşme olarak kalacaktır. O halde, davacının talebi ile davalı ...'in ikrarının birbirini doğruladığı, davacının ödediği 300 TL'nin 1997-2007 yılları arasında; davalı ...'...
İcra Müdürlüğü dosyasına ödeme yapacakken sehven ... İcra Müdürlüğü dosyasına ödeme yaptığı, akabinde ... İcra Müdürlüğünce haciz ihbarnamesi uyarınca paranın dosyaya yatırılması, aksi halde borcun yedinde sayılacağı ihtarı üzerine bu defa anılan dosyaya da ödeme yaptığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sehven yanlış icra dosyasına yaptığı ödeme sonrası 2. ödemenin sebepsiz zenginleşme teşkil edip etmediği ile bunun tahsili için başlatılan icra takibine davalı yanca yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarındadır. Bunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, nitelikli hesap uzmanı bilirkişinin raporları davacı yanca dava dilekçesindeki 2. ödemeden bahsedilmemesi ve haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin yanlış olarak 16.03.2018 tarihi bildirilmesi ve raporun da buna göre düzenlenmesi nedenleri ile hatalı oluşturulan raporlar hükme esas alınmamıştır....
Karar sayılı karar ile paranın sehven gönderildiği belirlenerek davanın kabulüne karar verildiğini, davalı bankanın sehven müşterisinin hesabına gelen parayı davacıya iade etmeyerek sebepsiz zenginleştiğini, sehven gönderilen paranın bankanın himayesine geçirmesi sebebiyle iş bu davanın bankaya karşı açıldığını beyan ederek asıl alacak olan 23.744,00-TL'nin davacıya iadesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.816,85 TL'nin 687,26 TL faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; %50 fazlaya ilişkin talepten vazgeçileceğine dair hükme göre reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava; yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur....
Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tescil istemine yönelik karar düzeltme isteği yerinde değildir. Davacı vekilinin tazminat istemine gelince; davacı taraf dava dilekçesi ile 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık olması nedeniyle tespit harici bırakılan taşınmazı, davalı belediyeden encümen kararı ile satın aldığını iddia ederek adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında tescil talebinin kabul edilmemesi halinde davalı belediyeye ödediği arsa bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri nedeniyle davalı ...nden tahsili isteminde bulunarak davasını ıslah etmiştir. Mahkemece, davacı tarafından hem tescil hem de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tazminat talep edilmesinin çelişkili olduğu kabul edilmek sureti ile tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun değildir....
Bölge adliye mahkemesince; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1)Dava konusu uyuşmazlık; davacının banka hesabından davalının banka hesabına gönderilen bir miktar paranın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Türk Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir....
Köyiçi mevkiinde kain 3111 parsel sayılı taşınmazda bulunan davalıların mirasbırakanının hissesini davacıya temlik ettiği, ancak davalıların mirasbırakınının vefatı sonrasında davalılar tarafından sözleşmeye konu hissenin davacıya temlikinin yapılmadığı, bu durumda tarafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karşılıklı olarak verdiklerini iade ile yükümlü oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 160.000,00 TL’nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş hüküm, davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların sair temyiz itirazının reddi gerekir. 2) Dava adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talebine ilişkindir....
Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler ----------Geçersiz satış sözleşmesi gereğince verilenlerin iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenir. Sebepsiz zenginleşme, TBK.nun 78-82 (BK.nun 61-66) maddelerine göre; haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından veya emeğinden yararlanma olarak tanımlanmıştır. Sebepsiz zenginleşme kurumunun temelinde haksız değer kaymalarının önlenmesi yatmaktadır....


