WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, -39.000,00 TL'nin davalılar ..., 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, -Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine, ..., ...'e yönelik davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, karar verilmiş, hüküm davacı ve bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava, ortak taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu masrafların BK'nun 61.maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebine ilişkindir Paydaşlığın giderilmesine konu olan taşınmaza, paydaşlar tarafından faydalı ve zaruri masraf yapılmış ise; bu masraf, diğer paydaşlardan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir....

Mahkemece, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacının muhtesat bedelini talep etmekte haklı olduğu, davalıların tapudaki payları arza ilişkin olduğundan bina bedeli nedeniyle müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davada, davalılar ile birlikte malik olan davacının taşınmaz üzerinde yapmış olduğu muhtesatların, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satılması ile, muhtesat bedellerinden de hisse alan davalıların sebepsiz zenginleştiğini öne sürerek muhtesat bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. 818 sayılı BK.nun 61-66.maddeleri (6098 sayılı TBK.nun 77-82.maddeleri) gereğince, sebepsiz zenginleşme; ortaklığın giderilmesi yoluyla satışın yapıldığı ve bina dahil satış bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir....

Bankası'nın yapmış olduğu tazmin ödemesi olduğundan müvekkilin haberdar olmasının hayatın olağan akışına ters düştüğünü, davalı .... ile müvekkil arasındaki alacağın bonoya dayalı olduğunu, öncelikle davanın esasına girilmeden husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, müvekkilin diğer davalıdan alacağına mensuben aldığı para ile davacının sebepsiz zenginleşmeye dayanması için illiyet bağının mevcut olmadığını, davacı ile müvekkil arasında herhangi bir resmi gayri resmi hukuki bir ilişki mevcut olmadığını, açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kat ihtarnamesi, 3-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava Nevi İtibari İle Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklı Alacak İstemine İlişkindir....

Mahkemece; Belediye'ye ait hisseyi almak için parasının yetmediğini ve satışına muvafakat ettiğini bildirdiği andan 22.02.2010 tarihinden itibaren geri isteme hakkının olacağını, davanın bu tarihten itibaren 2 yıl içerisinde açılmadığını, bu sebeple alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile reddine karar vermiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Dava; harici taşınmaz satışı nedeniyle ödenen kısmi bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi istemine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir....

Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. (TBK m.77/1) Bunun için de, öncelikle iade borcunun kapsamı belirlenmeli, fakirleşme ve zenginleşme zamanı tesbit edilmelidir....

Somut olayda, davacılar vekili, dava konusu taşınmazın iki adet binanın bulunduğu yer yönünden ifrazı ile müvekkilleri adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde muhdesatın (iki adet binanın) davacılara ait olduğunun ve değerinin tespiti ile davalılar açısından haksız zenginleşme nedeni olan miktarın payları oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacıların, ifrazen tescil talebi yanında muhdesat tespiti ve ( sebepsiz zenginleşmeye dayalı) alacak talebi de mevcuttur. Ancak, mahkemece alacak istemi yönünden bir inceleme yapılmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş, davacıların az yukarıda belirtilen terditli talebi olan sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebi hakkında toplanmış ve/veya toplanacak olan deliller değerlendirilerek sonucuna göre olumlu olumsuz karar verilmesi olmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir....

Mahkeme de davayı, temel ilişkiye dayalı alacak davası olarak nitelendirmiştir. Gerekçeli kararda sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davanın kabulüne karar verildiğinin açıklanması, mahkemenin salt TKK 732 maddesi hükmüne göre hüküm tesis ettiği anlamına gelmemektedir. Tüm dosya içeriğine göre, kararda sözü edilen "sebepsiz zenginleşme" davacının verdiği borcu davalıdan tahsil edememesi nedeniyle genel hükümlere göre davalının verilen borç kadar sebepsiz zenginleştiğine ilişkindir. Yerel mahkeme gerekçesinin bu şekilde yorumlanması davacının iradesine uygun olduğu kadar yargılama safahatına da uygundur. Kaldı ki davacı hiçbir dilekçe ve beyanında TTK 732 maddesine dayanmadığı gibi, mahkeme de hüküm tesisinde TTK 732 maddesini esas almamıştır. Sonuç itibariyle; Eldeki dava yerel mahkemenin de kabulünde olduğu üzere temel ilişkiye dayalı alacak davası olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabidir....

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bonolarda keşideciye karşı açılacak davaların vadenin geldiği tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamalarında bono hamilinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye müracaat edebileceğinin kabul edildiği, hamilin zamanaşımına uğramış senede dayalı olarak 3 yıldan sonraki bir yıl içinde borçluya karşı sebepsiz zenginleşme davası açabileceği, somut olayda bu sürenin geçtiği, davalının da zamanaşımı def'inde bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının davalılara borç para verdiği iddiasına dayalı alacak davasıdır....

Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme nedenine dayandığı, TBK'nın sebepsiz zenginleşmeye dair hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir....

Somut olayda, davacı, davalının şirket bünyesinde çalışmakta iken 6 ay boyunca kira borcunun ödendiği ancak davalı yanca geri ödemenin yapılmadığı iddiasıyla alacak davası açmıştır. Eldeki dosya yönünden uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme hükümlerinden kaynaklanmakta olup, işçi ile işveren arasındaki hizmet aktinden ve İş Kanunundan kaynaklanmamaktadır. Davanın ve tarafların yukarıda belirtilen niteliğine göre uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 12/10/2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu