S A V U N M A / Davalılar vekili sunmuş olduğu cevap dilekçeleri ile; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının temelde sözleşmeye aykırılık iddialarına dayandığı anlaşılan tazminat taleplerinin sözleşmenin tarafı olmayan müvekkili şirketlere yöneltmesinin mümkün olmadığı gibi iddialar bakımından müvekkili şirketlerin ... ... A.Ş ile ile de herhangi bir sözleşmesel ilişkisi söz konusu olmadığı, haksız rekabet ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'a aykırılık iddialarının da müvekkili Şirketlere yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketler bakımından pasif husumet ve hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, aksi halde davanın esastan reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı olarak maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir....
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesince davalının sözleşmeye aykırı havuz yaptığı, ancak binaların iki katlı yapılacağına dair sözleşme ve eki vaziyet planında bir bilgiye rastlanmadığından ve villaların göl manzaralı olacağına dair taahhüt olmadığı gibi göl manzarası da tamamen kapanmadığından bu talepler yönünden sözleşmeye aykırılık olmadığı, manevi tazminat isteyemeyeceği, karşı ve birleşen dava yönünden zemin parke yapımı ve peyzaj nedeniyle yüklenicinin ilave alacağı bulunduğu ,ancak arsa malikinin dubleks fark bedeli olarak yükleniciye taahhüdü bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının asıl dava yönünden istinaf başvursunun kabulü ile geç teslimden kaynaklanan 92.516,00 TL, projeye aykırı havuz inşası nedeniyle 70.000,00 TL olmak üzere toplam 162.516,00 TL’ nin tahsiline, karşı davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair tüm itirazlarının reddi gerekir. 2- Dava ayıplı ifa suretiyle sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir....
Somut olayda; davacı, davalıların aralarındaki sözleşmeye aykırı hareket ederek, bedelini ödediğinden farklı bir arsaya ait tapunun kendisine teslim edildiğini, ödemenin 30.000-TL’sini elden, kalan 10.000-TL’sini ise senet olarak ödediğini, kendisine yanlış tapu verilmesine rağmen senedin takibe konulduğunu, takip nedeniyle borçlu bulunmadığını iddia ederek, bu yönde menfi tespit ve istirdat kararı verilmesini, kendisine farklı bir tapu teslim edilmesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlar nedeniyle ise ödediği 30.000-TL bedelin ve manevi tazminat olarak ise 20.000-TL nin kendisine verilmesini talep etmiştir....
(TBK 58) maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK 49. (TBK 58) maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır. (Bkz. Prof Dr. Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın 24 ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün değildir. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir....
objektif iyiniyet kurallarına uygun olarak kullanılması gerektiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne; davacının portföy tazminatı isteminin, ancak taraflar arasında tekel hakkı kuran sözleşmelerde işbu tazminat talep edilebileceğinden, tekel hakkı kurulmadığı gibi davacının talep etmesi gereken tazminat miktarını ispat edemediği de dikkate alınarak reddine, manevi tazminat istemi bakımından, davalının, davacının ticari onur ve saygınlığını haksız ve hukuka aykırı olarak herhangi bir saldırısı tespit edilemediğinden ve her sözleşmeye aykırılık doğuran eylemin manevi tazminat talep hakkı vermediğinden reddine, davacının sözleşmeyi haklı sebeple feshetmesi sebebiyle kalan süre yönünden kar mahrumiyetinden kaynaklanan tazminat talebinin koşullarının oluştuğu, raporda belirlenen toplam 20.023,98 TL yoksun kalınan kar tazminatına hükmedilmesine, davacının isim hakkı bedeli olarak davalıya yaptığı ödemeler bakımından, sözleşmenin süresinden önce haklı sebeple 17/09/2009 tarihinde feshedildiği...
İşçi zararının tazmini için sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil hükümlerine dayanmakta serbesttir. 14. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 98. (TBK'nın 114) maddesinin 2. fıkrası "Haksız fiillerden mütevellit mesuliyete müteallik hükümler, kıyasen akde muhalif hareketlere de tatbik olunur." şeklinde düzenleme içerdiğinden iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat davaları açısından 818 sayılı BK'nın 47. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi kıyasen uygulanacağından iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat davalarında bu kapsamda inceleme yapmak gereklidir (Süzek, Sarper.: İş Hukuku, 18. Baskı, İstanbul 2019, s. 408). BK'nın 47. (TBK'nın 56) maddesine göre hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır....
Yönünden pasif husumet yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmişse de, Borçlar Kanunu’ nun haksız eylem faslında düzenlenen 49. maddesi, aynı Kanun’un 98/2 maddesi yollaması ile sözleşmeye aykırı davranışlarda da uygulanmaktadır. Sözleşme hükümlerine aykırılık hallerinde, bu aykırı davranış, eğer kişilik haklarını ihlal etmişse ve Borçlar Kanununun 49. maddesinde öngörülen koşulların varlığı sabit olursa, o takdirde manevi tazminata hükmedilebilir. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere saldırı halinde manevi bir zarar yani kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir....
A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı 2004-2005-2006-2007 yıllarında devre tatil hakkından yararlandırılmadığı ve davalı tarafından tesislere alınmadığı için yakınları ile birlikte kapıdan geri dönmek zorunda kaldığını belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Borçlar Kanununun haksız eylem faslında düzenlenen 49. maddesi, aynı Kanunun 98/2 maddesi yollaması ile sözleşmeye aykırılık halinde de uygulanmaktadır. Ne var ki anılan madde hükmüne göre manevi tazminat isteğinin kabul edilebilmesi için, diğer koşulların yanında kişilik haklarına karşı hukuka aykırı, haksız bir saldırının mevcut olması da zorunludur....
Anılan hükme göre davalı şirketin bayi olan ... tarafından davacıya sağlanan ayıplı mal ve hizmet nedeniyle sağlayıcı(imalatçı) durumunda bulunan davalı şirket de diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olup, bu husus gözardı edilerek mahkemece kusurlu olmadığından bahisle adı geçen davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirir. 3-Davacılar, davalı ... A.Ş’nin bayii olan diğer davalı tarafından verilen ayıplı hizmet nedeniyle çıkan yangın sonucu ev ve müştemilatının yandığını, olay sebebi ile manevi yıkım ve üzüntü yaşadığını ileri sürerek maddi tazminatın yanında manevi tazminat isteminde de bulunmuşlardır. Borçlar Kanununun 49. maddesine göre kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Aynı Kanunun 98. maddesi delaletiyle sözleşmeye aykırılık halinde de 49. maddenin uygulanacağı tartışmasızdır....


