Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/89 Esas sayılı dosyası kapsamında mutlak imkansızlık sebebiyle protokolün geçersiz olduğunun tespiti, verilenlerin iadesi ve tazminat istemlerine ilişkin olarak açılan davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, taraflar arasındaki protokolün haricen düzenlenmiş olduğu, yasada resmi şekilde düzenlenmesi kararlaştırılan edimler içermesi ve gerek taşınmaz devri, gerekse araç devrine ilişkin sözleşmelerin resmi daireler ve noterlerce yapılması geçerlilik koşulu olmasına rağmen geçerlilik koşuluna uygun olarak yapılmış bir sözleşme niteliğinde bulunmadığı, davaya konu alacağın protokolden kaynaklanan ve protokolün ifa edilmemesi haline özgü cezai şart niteliğinde olduğu, cezai şart kaydının asıl borcun bağlı olduğu şekle tabi bulunduğu ve bu kapsamda cezai şartın geçersiz olduğu, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar...
Mahkemece işin esasına girilerek, 07.08.2010 tarihli sözleşmedeki imza yönünden davalı tarafa isticvap davetiyesi çıkartılıp, belge altındaki imzaların davalılara ait olup olmadığının sorulup tespit edilmesi, imza inkarı halinde imza incelemesi yaptırılması ve bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda imzaların davalı tarafa ait olduğunun saptanması halinde satışa konu biçerdöverin noterce yapılmayan her çeşit satış ve devrinin geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkesin aldığını aynen iade ile yükümlü bulunduğu kuralı da gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
- K A R A R - Davada davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin anlaşma yapıldığını, davacının sözleşmenin 8.maddesi gereği 140.000,00TL nakit para ödediğini, ayrıca davalının adına Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2012/7708E. Sayılı dosyası aracılığıyla hesabına 90.000,00TL ödeme yaptığını ancak davalının sözleşmede taahhüt ettiği gibi KKİS’ye konu arsanın üzerindeki hacizleri kaldırarak tapuda kendisine devretmediğini belirterek sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin iadesi ile birlikte yaptığı masraflar ve mahrum kaldığı kârı talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise, aralarındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulmayacağını, ayrıca davacı tarafından kendilerine ödenen bir bedel bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir....
arasındaki ticari ilişkinin en temel özetinin bu olduğunu, iş bu davaya konu ürünlerin görsellerini de mahkemeye sunduklarını, mahkemeniz huzurundaki dava, ayıp iddiası ile sözleşmeden dönme ve bedel iadesi ile zarar tazmini talebine dayalı ticari dava olduğu, hiçbir şekilde ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkiline herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, bilindiği üzere, tacir olmanın hükümleri TTK md. 18 ve devamında açıkça düzenlenmiştir: her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir....
Bu nedenle tapu iptali ve tescil davasının mahkemece reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından buna ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, reddiyle yerel mahkemenin tapu iptali ve tescil ve temliken tescile ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, Ancak, davacı vekilinin terditli isteği olan "bedele" yönelik temyiz itirazlarına gelince; taşınmazın haricen satışı geçersiz ise de, geçersiz sözleşmeden kaynaklanan bedelin tahsili istenebilir....
, taşınmazın müstakilen binayı yapabilecek konumda olmadığı, imar durumu verilmediği, komşu parsele tevhit şartı taşıdığı, plan tadilinin gerekli olduğu, sözleşmenin üzerinden 5 yıl geçtiği halde inşaata başlanmadığı, baştan geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir....
Mahkemece, taraflar arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokol imzalandığı, protokole göre, bayinin sözleşme konusu istasyonu, TP marka ve logosu altında işletmesi ve istasyon üzerinde TP lehine intifa hakkı tesis etmesi karşılığında bayiye bedel ödeneceğinin kararlaştırıldığı, buna göre davalı şirkete 3.186.000,00 USD ödeme yapıldığı, Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı tebliği ile rekabet yasağı süresinin 5 yılı aşmaması gerektiğinin belirlendiği, taraflar arasında sözleşmenin yenilenmemesi nedeniyle geçersiz hale gelen süre için hesaplanan 2.028.828,98 USD bedelin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.028.828,98 USD’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi,senet iptali, bedel iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü....
Hukuk Dairesi KARAR Dava, dava dışı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın görev ve yetki alanında kalan taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesisine ilişkin taraflar arasında imzalanan ön izin sözleşmeleri gereğince bedel ödendiği halde, sözleşmenin geçersiz sayılması nedeniyle Bakanlık yazısı ile ecrimisil bedeli de ödendiği, yapılan ödemeler nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayalı ön izin sözleşmeleri gereğince yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Hem ilk derece mahkemesi hem de istinaf mahkemesinde ön izin sözleşmeleri geçersiz kabul edilerek, dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan uyuşmazlık olarak nitelendirilip buna göre uygulama yapılmıştır. Davanın açıklanan niteliğine göre hükmü temyizen inceleme görevi, yürürlükte bulunan işbölümü uyarınca Yargıtay 3. Hukuk Dairesinindir....
, taşınmazın müstakilen binayı yapabilecek konumda olmadığı, imar durumu verilmediği, komşu parsele tevhit şartı taşıdığı, plan tadilinin gerekli olduğu, sözleşmenin üzerinden 5 yıl geçtiği halde inşaata başlanmadığı, baştan geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir....


