WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

GEREKÇE Dava, teminat bedelinin iadesi ve sözleşmeni feshinin geçersiz olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde dava değeri 9.583,26 TL olarak gösterilmiştir. Bu bedel ise teminat mektubu bedelidir. Dava ise; 9583.26- TL bedelli kesin teminat mektubunun iadesi ile feshin geçersizliğinin tespiti ile feshin iptali istemine ilişkindir. Bu haliyle, davacı tarafın aynı zamanda sözleşmesinin feshinin iptali talebinin de bulunduğu, ancak bu talep yönünden dava dilekçesinde değer gösterilmediği ve peşin harcın yatırılmadığı anlaşılmaktadır....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu zilyetliğin devir sözleşmesi ile devredilen yerin tapulu olduğu, dava konusu taşınmazların tapulu olmasından dolayı sözleşmenin geçersiz olduğu bu sebeple tarafların aldıklarını birbirlerine iade etmesi gerektiği, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca yapılan hesaplamaya göre ödenen bedel olan 450.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle güncel değerinin 48.318,98 TL olduğunun tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1....

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede Mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK 51 inci maddesi uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...

Taraflar arasındaki satış sözleşmesinden cayma ve bedel iadesi ile senetlerin geçersiz olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı .... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı ....nin duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

satış sözleşmesinin esaslı unsurlarından olan mal ve bedel dahi yer almadığını, bu hususun da 11/08/2018 tarihli davalı şirket yetkilisi tarafından şerh düşüldüğünü ortada taraflar arasında imzalanmış geçerli bir sözleşmenin mevcut olmadığını her türlü hak ve alacakları ile fazlaya ilişkin kısmını talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle işin esasına girmeden yapılacak inceleme ile davalı şirketin elinde bulunan bonolar ile müvekkiller aleyhine icra takibi yapılmaması gereğince icra takibi yapılmasının tedbiren durdurulmasına davalının kabulü ile taraflar arasında yapıldığı ileri sürelen tarihsiz sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitini sözleşme ile teslim edilen senetlerin iptaline, sözleşmeye alınan kefaletlerin geçersiz olduğunun tespitine, yargılama masrafları vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....

Mahkemece; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın 500,00 m2 lik kısmının tapusunun iptali ile davacı ...’e ait olduğunun tespitine, dava tarihinden sonra dava konusu taşınmaz Kamulaştırma Kanunu gereğince kamulaştırılmış olduğundan kayıt ve tescil yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Daire’nin 06.06.2017 tarihli ve 2017/12230 Esas, 2017/8423 Karar sayılı ilamı ile; “Miras payı devri sözleşmesinin yapıldığı tarihte davaya konu taşınmaz paylı mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı bulunduğundan, tapu memuru önünde resmi şekilde yapılmayan sözleşmenin geçerli olduğundan bahsedilemez....

talebin de yerinde olmadığı, terditli olarak dava konusu taşınmazın tapu iptal tescili talep edilmiş ise de, dava konusu taşınmazın 3. kişiye devredilmiş olması ayrıca davacı tarafın da ıslah dilekçesinde taşınmaz bedeli yönünde ıslah yapmış olması nedeniyle tapu iptal tescil talebinin reddine karar verildiği, ıslah talebinde bedel bütün davacılar bakımından talep edilmiş ise de, taşınmazın daha önce davacı şirket adına tescilli olması ve davacı gerçek kişilerin bedel talep edemeyecek olması nedeniyle bu talep bakımından aktif husumetleri olmadığı, taşınmazın arsa ve yapı değerinin 9.854.948,22 TL olduğu, bu miktardan tapuya karşılık olarak verilen bedelin mahsubu ile bakiye 7.151.198,32 TL'ne hak kazanıldığı gerekçesiyle, davacıların sözleşmenin geçersizliği talebinin reddine, tapu iptal tescil talebinin reddine, davacı gerçek kişilerin bedel iadesi talebinin reddine, 7.151.198,32 TL'nin, 10.000,00 TL'sinin faizsiz, bakiye 7.141.198,32 TL'nin ıslah tarihi olan 26/06/2013 tarihinden itibaren...

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, mevcut delillerin takdirinin ve kararın dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 ... maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı istinaf dilekçesindeki itirazları tekrar ederek, kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici konut satım sözleşmesi gereği teslim edilmeyen taşınmaz nedeniyle sözleşmenin feshi ile bedel iadesi ve tazminat istemine ilişkindir. 2....

Mahkemece; tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle hukuken geçersiz olduğu, bu durumda tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince geri isteyebilecekleri, davacının ödemiş olduğu bedelin iadesine karar verilirken denkleştirici adalet ilkesi uyarınca verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerektiği, dava konusu sözleşmenin 425 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak düzenlendiği, dava edilen yerde mirasçı sayısının fazlalığından dolayı ......

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/409 Esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kârı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK 51 inci maddesi uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği Belediyenin kusuru daha hafif olduğundan Belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece Boytaş Boyacıoğlu...

UYAP Entegrasyonu