WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak, sözleşmenin feshi, sözleşmenin fesh olmadığının tespiti, tapu iptali ve tescil, maddi ve manevi tazminat, teminat mektubunun iadesi davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen 2010/210 esas sayılı davanın reddine, birleşen 2010/479 esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2008/... esas sayılı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen 2010/210 esas davada davalı-birleşen 2010/479 esas, 2008/... esas davalarda davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....

Dava konusu payın ek sözleşmenin imzalanması üzerine davalı şirkete devredildiğinin belirlenmesi halinde pay devri yapılarak ek sözleşme ifa edilmiş olacağından, ek sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürülemeyeceği kabul edilmeli, payın ek sözleşmeden daha önce, asıl sözleşmenin imzalanması üzerine devredilmiş olduğunun tespiti halinde ise Dairemiz bozma ilamında açıklandığı üzere ek sözleşmenin geçersiz olduğu ve davanın reddi gerektiği sonucuna varılmalıdır.Yukarıda yapılacak araştırma sonucu, 12.10 2005 tarihli ek sözleşmenin tapu devri ediminin ek sözleşmeden sonra yerine getirilmiş olması nedeniyle davacı ile davalı şirket yönünden geçerli olduğunun belirlenmesi halinde; TMK'nın 692. maddesi gereğince, paylı taşınmaz malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi olağanüstü tasarruflardan sayıldığından, oybirliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır....

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede Mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kârı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun ... sorumluluğu olduğu, TBK 51 ... maddesi uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece ......

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, menfi zararın alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kârı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK'nın 51 inci maddesi uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece Boytaş Boyacıoğlu...

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29/05/2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...

Asıl davada davalı banka vekili; taraflar arasında gayrimenkul alım (iştira) sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin alım hakkı opsiyon bedeli başlıklı 3 numaralı maddesi ile alım bedeli başlıklı 6 numaralı maddesi gereğince müvekkili bankaya 4.400.000 USD ödeme yapıldığını, davacı tarafın opsiyon bedelini haksız şekilde geri istediğini, davacının sözleşmenin geçersiz olduğuna yönelik iddilarının dayanaksız olduğunu, zira iadesi talep edilen opsiyon bedelinin geçerli olarak kurulmuş ve ifa edilmiş opsiyon sözleşmesi gereğince alındığını, iadesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin 3. ve 6. maddesinin değerlendirilmesinde alım hakkı opsiyon bedelinin dava konusu sözleşmeden ayrı bir edim olduğunun açıkca hüküm altına alındığını, sözleşmenin şekil şartına aykırı yapılmasının alım hakkı opsiyon bedeli hükmünün geçersizliğine herhangi bir yasal etkisinin bulunmadığını, sözleşmede birbirinden farklı iki adet sözleşme bulunduğunu, alım sözleşmesinin Borçlar Kanununn 237. maddesi uyarınca resmi şekle...

kişilerin zarara uğramaması için, hüküm kesinleşinceye kadar geçerli olmak üzere, TMK. md. 1011 gereğince “davalıdır” şerhinin işlenmesi için tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, dava tarihi itibariyle gerçek borç miktarının bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespiti ile bu tutarın davalıya ödenmesi şartı ile ve birlikte ifa suretiyle, vefa hakkı sözleşmesinin hükümsüzlüğüne, sebepten yoksun hale gelen yolsuz tescilin terkinine, tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı tapu maliki adına tashihen tesciline,kanuna aykırı vefa hakkı sözleşmesinin hükümsüz ve geçersiz olduğunun tespitine, geçersiz sözleşmede belirlenen faiz oranı da geçersiz olacağından, borç miktarına uygulanacak faiz oranının yasal sınırlar üzerinden hesaplanmasını, davanın açıldığı tarihe kadar taşınmaz satılmak suretiyle el değiştirmişse, yargılama sonucunda davalının alacağının tespiti ile, taşınmazın serbest piyasa alım - satım değerinden gerçek borç tutarı düşüldükten sonra, artan ve tapu malikine...

şartın, zararın ödenmesi ile davalı tarafa teslim edilen çek tutarı kadar borçlu olmadıkları ve iadesi amacıyla açıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari işletmenin devri mahiyetinde olması nedeniyle 6098 sayılı TBK 202. ile Ticaret Sicil Yönetmeliği 133/3....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözleşmenin feshi ve bedel iadesi istemine ilişkindir. 2....

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/409 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği ve alacağın muaccel hale geldiği 17.08.2011 tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici...

UYAP Entegrasyonu