WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

-K A R A R- Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre davalı yüklenicinin müvekkiline vermesi gereken daireleri 08.02.2007 tarihinde teslim etmesi gerekirken, bugüne kadar teslim etmediğini bu nedenle müvekkilinin mağdur edildiğini ileri sürerek, sözleşmenin özel şartlar bölümünün .... maddesine göre teslimin süresinde olmaması halinde mal sahibine verilecek dairelerin kiralarının yüklenici tarafından mal sahibine ödenmesinin kararlaştırılması nedeniyle, davacıya ... dairenin kira bedeli olan 56.000,00 TL'nın ödenmesini, davalı yüklenicinin inşaatı sözleşme hükümlerine uygun yapmayıp, bıraktığı eksik işler nedeniyle 43.136,00 TL'nın, ayrıca müvekkilinin inşaatın yapılması süresince kirada oturmak zorunda kaldığından ....000,00 TL kira bedelinin, yine sözleşmenin özel şartlar bölümünün .... maddesinde davacıya verilecek dairelerin tüm elektrik, su, doğalgaz gibi abonelik masraflarının davalı tarafından karşılanmasının...

ekonomik yönden borçlunun mahfına sebep olacak büyüklükte olmadığı da gözetildiğinde hesaplanan cezai şarttan indirim yapılması TTK.’nun 24. maddesine aykırılık oluşturmuştur....

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra sözleşmeye konu taşınmazın tapuda satılarak yüklenici veya onun gösterdiği kişiye devredilmesi halinde bu satımın gerçek bir satım olmadığı sözleşmenin ifası maksadıyla tapu devri niteliğinde olduğu Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Bu nedenledir ki sözleşmeden sonra tapu devirlerinin yapılmış olması, işbu devirlerin bir satım değil, arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası amacıyla yapıldığını gösterir. Hâl böyle olunca, mahkemece taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ve ek sözleşmelere değer verilerek, tarafların sözleşmelerde kaynaklanan ve üzerlerine düşen edimleri ifa edip etmedikleri belirlenip, davacının iddiaları somutlaştırıldıktan sonra yeterli incelemenin yapılması ve hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır....

Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, daire değerleri ve sözleşmenin 7. maddesine göre fazla m2'ye ilişkin tazminat miktarı belirlenmiş olup, verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan onanması gerekirken, bu husus sehven gözden kaçırılarak sözleşmenin konusunun belirlendiği 2. maddesi dikkate alınarak bozma kararı yapılması doğru olmamış, karar düzeltme istemi üzerine yapılan incelemede bu durum anlaşıldığından, davacı tarafından karar düzeltme isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulüyle; Yargıtay 23....

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.08.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 30.12.2003 günlü satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise satış vaadi sözleşmesi ile ödenen bedel ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemlerine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 30.12.2003 günlü sözleşmede hükme bağlanan kat mülkiyeti tesisi koşulu henüz yerine gelmediğinden mülkiyete ilişkin davanın bu nedenle, sözleşmenin uygulama olasılığı bulunduğundan da diğer isteklerin reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir....

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme gereğince inşaata fiilen başlanabilmesi için komşu parsel sahipleri ile de sözleşme yapılması gerektiği, davalının diğer arsa sahipleri ile anlaşma yapabilmek için herhangi bir girişimde bulunduğuna ilişkin delil sunulmadığı, dava tarihine kadar geçen altı yıl boyunca halen inşaata başlanılmadığı, sözleşmede işe başlama süresi açıkça belirtilmemiş ise de yüklenicinin makul bir süre içinde işe başlaması gerektiği, davacının arsasını sözleşmeye uygun olarak inşaat yapılması için davalıya terk ettiği, davalının sözleşme süresinin başlamasını sağlayacak şekilde ruhsat dahi almadığı, sözleşmedeki inşaat yapım süresinin başlamadığı yönündeki savunmanın TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, sözleşmenin ifası mümkün olmadığından sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın istenemeyeceği, davacının manevi zarara uğradığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, sözleşmenin feshine, cezai şart ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir....

Davalı, belirli süreli iş sözleşmesine göre tarafların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini, davacının İş Kanununun 24. maddesinde belirtilen şartlar oluşmadan haksız isnatlarla tazminat talebinin iyi niyet ve hakkaniyet kurallarına uygun olmadığını, davacının haftalık ücret ödemesini elden almasına karşın herhangi bir belge alınmadığı için ikinci kez haftalık ücret istediğini ve kendisine tekrar ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece Borçlar Kanunun 161/3 maddesi dikkate alınarak takdiren 10.000,00 TL tazminat alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı ve indirim yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır....

, 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 47.800,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. ......

ün oğlu olan diğer davalı yanında ikamet etmesi ve kirada oturmaması nedeni ile ödenmek istenen ... bu bedelin 2008 yılı ekim ayından itibaren davacıların almak istemediğini, davacı taleplerinin açık olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 03.01.2008 tarihli sözleşmenin, arsa payı karşılığı inşaat yapılması amacıyla düzenlendiğini, sözleşmenin aynı zamanda taşınmaz devir vaadi de içermesi nedeniyle resmi şekilde yapılması gerektiği, resmi yazılı şekilde yapılmayan sözleşmenin geçersiz olduğu ve tarafları bağlamayacağı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak ileriye etkili fesih ve tazminat istemine ilişkindir....

Paragrafında sözleşmenin servis tarafından haksız yere feshi halinde davalı yana 20.820 Euro + KDV üzerinden verilen malların bedelinin % 22 iskonto uygulanarak davacı yana ödeneceğinin hükme bağlandığını ileri sürerek, sözleşmeden kaynaklanan tazminat tutarı olan 16.239 Euro + KDV = 19.160 Euro'nun davanın açıldığı tarihteki kur karşılığı olan 34.583,00 TL tazminat bedelinin ihtarnamenin davalı yana tebliğ edildiği 27.03.2007 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

UYAP Entegrasyonu