WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacıya teslim edilmediği, mülkiyetin nakli koşullarının oluşmadığı, davacının tazminat isteminin dayanağı ifaya bağlı zarar niteliğinde olup sözleşmenin ifasına dayalı geç teslimden dolayı uğranılan zararı kapsadığı, sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle ödenen bedellere yönelik tazminat talebi ileri sürülmediği, sözleşmenin ifası mümkün olmadığından, ifaya bağlı zararların da tazminin mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1....

Davacı şirketin indirim esasları, kendisince çıkarılan Toplu Posta Gönderileri Ücret İndirim Yönergesi ile belirlenmiş ve buna göre Toplu Gönderi İndirim Fiyat Tarifesi çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Özel bir taşımacılık şirketi olan PTT AŞ’nin tabi olduğu Posta Kanunu’nun yürürlükten kaldırılması hususunun, PTT A.Ş’nin bir kamu iştiraki bir şirket olmasının ya da Sözleşme imza tarihi itibariyle henüz şirket olup olmamasının sonuca bir etkisi ve önemi bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle davalı tarafça, bir ticari işletme ile özel hukuk alanında etki ve sonuç doğuran bir ticari sözleşme yapılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünün tamamen Sözleşme ve Özel Hukuk hükümlerine göre yapılması gerekmektedir....

Ancak sadece süre oranlamasına göre indirim yapılması yeterli değildir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 8/3. maddesinde, "işveren tarafından sözleşmenin ihbarlı veya ihbarsız feshi halinde, işveren işçiye Türk İş mevzuatının gerektirdiği tazminatlar ve diğer tüm haklarının yanında, 6 (altı) aylık net ücreti kadar tazminat ödeyecektir." şeklinde cezai şart hükmü düzenlenmiştir. İş sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan cezai şartlar geçersiz olup, işçi lehine konulan cezai şartlar ise geçerlidir. Davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği, bu nedenle davacının söz konusu tazminata hak kazandığı anlaşılmakla, Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi gereğince makul oranda indirim de yapılarak davacının cezai şart talebinin hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir....

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili; hisse devir ön protokolünde tarafların karşılıklı taahhütlerde bulunduğunu, protokolde müvekkilinin 414.352-TL ödemeyi kabul ederken geçmiş kiraların ödeneceğine gelecek kiralarda indirim yapılacak olmasına güvendiğini, çünkü bu hususun taraflar arasında esaslı unsur olarak kararlaştırıldığını,işletmenin karlılığına etki eden en önemli unsurun kira giderleri olduğunu, müvekkilinin geçmiş kiraların ödenmesi ve mevcut kirada indirim yapılması taahhüdüne binaen işletmeyi ayakta tutmak için dava konusu hisse devir işlemini yaptığını, davalının böyle bir taahhütte bulunmaması halinde müvekkilinin belirtilen bedeli ödemeyi kabul etmeyeceğini, müvekkillerinin sözleşmeyi imzalamalarına neden olan temelin ortadan kalktığını,sözleşmenin iptaline karar verilmesi gerektiğini,yapılan ödemelerin iadesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir....

Yukarıdaki açıklamalar kapsamında ceza koşulundan %50 oranında indirim yapılması yerinde olmadığı daha makul oranda bir indirim yapılmak üzere bu konuda mahkeme kararının bozulması kanaat ile Dairemiz sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 16.02.2021...

Somut olayda, taraflar arasında 15.09.2014 tarihli ve bir yıllık “tam zamanlı öğretim elemanı iş sözleşmesi” akdedilmiş olup bu sözleşmenin belirli süreli olduğu kararlaştırılmıştır. İş sözleşmesinin 19.11.2014 tarihinde haklı bir sebep bulunmadan feshedildiği gerekçesi ile davacının bakiye süre ücret tutarı tazminatının belirlenerek hüküm altına alınması isabetlidir. Ancak bakiye süre ücret tutarı tazminattan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 438/2 maddesi uyarınca hangi hallerde indirim yapılacağı belirtilmiş olup indirim yapılmasına neden olabilecek olgular somut olarak ispatlanmadan takdiri indirim yapılması doğru değildir. Davacının 25 günlük başka işten elde ettiği kazancın bulunduğu anlaşıldığına göre bu miktarın mahsubu ile yetinilmesi gerekirken takdiri indirim yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir....

Mahkemece, davalı ... ve ... aleyhine istenen maddi tazminat talebinin reddine, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasının ıslah da dahil kısmen kabulü ile 26.279,98 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, davalı ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları araçta hatır için taşındığı kabul edilerek BK.43/1. maddesi gereğince belirlenen tazminattan 1/3 oranında indirim yapılmıştır....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalı ....'ne ZMSS Poliçesi ile sigortalı olan araç nedeniyle meydana gelen kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği...'nin vefat ettiğini bildirerek davacı ... ve Nihat için 7.100 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile davacı ... için talebini 39.788,05 TL'ye, davacı ... için talebini 30.635,24 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili, olayda hatır taşıması olduğunu ve bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir....

ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca davalıya kargo işçilik ve ofis temizlik hizmeti verildiğini, sözleşmenin ifası sırasında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanun'un 81/1-ı maddesi gereğince özel şirket işverenlerine tanınan hakkın davalı tarafından yasal düzenlemeye aykırı olarak ihale konusu işe ait bedelin davacı şirket hakedişinden %5 indirim yapılmak sureti ile hukuka aykırı olarak belirlendiğini, sigorta prim ödemlerinde hazinece karşılanan % 5'lik indirim tutarı olan 33,528,76 TL.yi kesinti tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak 15.10.2014 tarihinde feshetmiş olduğu, davalı sözleşmeyi süresinden önce sona erdirmiş olup birtakım fesih nedenleri ileri sürmüşse de fesih nedenlerinin mahkemece kabul görmediği, bu nedenle davalı tarafça yapılan feshin haksız olduğunu, davalının ürün alımını durdurmak süretiyle sözleşmeyi ihlal ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 25. maddesi, ek protokolün 3.2 ve 3.6 maddelerindeki düzenlemer uyarınca davacının sözleşmenin feshinden doğan cezai şartların ve tazminatın tümünü talep etme hakkının bulunduğu, tazminat ve cezai şartlar toplamının davalının mahvına sebep olabilecek kadar yüksek olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre davalı şirketin finansal yapısının gerekli seviyede olmadığı, yeterli likit değere sahip olmadığının belirlendiği, açıklanan nedenle tazminat miktarlarında indirim yapılması gerektiği, ancak...

UYAP Entegrasyonu