Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kazada davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsü ...'nın tam kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle % 13,1 oranında malul kaldığı, davacının hatır için taşınması nedeniyle tazminattan % 25 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle 45.303,30 TL tazminatın 09/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, davalı ... şirketi, davacının yolcu olduğu aracın trafik sigortacısıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır....
Bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucu önceden alınan bilirkişi raporuna göre asıl davanın reddine, birleşen dava nedeniyle 43.120,00 TL kira bedeli, 30.000,00 TL güçlendirme bedeli ve 26.800,00 TL eksik işler bedelinin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline, davalı-k.davacıya sözleşmenin ifası için yetki verilmesine karar verilmiş, karar davacı ve karşı davalı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-k.davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Dava dilekçesinde ve davacı vekilinin bozmadan sonra vermiş olduğu 26.07.2011 günlü açıklama dilekçesinde sözleşmenin ifası için yetki verilmesine dair bir talebi yer almadığı halde tahsil kararı ile birlikte ayrıca (davacıya sözleşmenin ifası için yetki verilmesine) karar verilmesi...
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/05/2015 NUMARASI : 2013/348-2015/149 - KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre, dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin ifası ve tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 19.01.2015 tarih ve 8 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 22.01.2015 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 02.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 23. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hâl böyle olunca, 11.4.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda değişiklik yapılması hakkındaki 6644 sayılı Kanun gereğince dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 18.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"Mahkemesi:Tüketici Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesi nedeniyle eksik ve ayıplı imalâttan kaynaklanan sözleşmenin feshi, bedel iadesi, senet iptâli, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekili müvekkilinin annesine ait evde tadilatlar yapılması hususunda davalı yüklenici ile anlaştıklarını, yapılan imalâtların sözleşmeye aykırı, ayıplı ve eksik olduğunu, sözleşmenin feshine, ödenen 20.134,00...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıya trafik sigortalı aracın tek taraflı kazasında yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 1.100,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. Davalı vekili, davacının araçta hatır için taşındığını ve belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre belirlenen tazminattan %25 oranında hatır taşıması nedeni ile indirim yapılarak davanın kısmen kabulü 62.648,29 TL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir....
Davalı savunmasında işin yapılması sürecinde teknik şartnameye aykırılıklarda bulunulduğunun tespit edildiğini, bu durumun davacıya sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, davacının işin yapılması sürecinde uygun fiziki şartların sağlanmadığına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre sözleşmenin feshinde tarafların eşit kusurlu olduğu, davacının maddi zararının oluştuğu, kişilik hakları zarar görmediğinden manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin 78.240,00 TL üzerinden kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacının yaptığı işlerin sözleşme ve teknik şartname ile tam uyumlu olmadığı, davalının da çalışma şartlarını sağlama bakımından kusurlu sayılması gerektiği açıklanmıştır....
TBK'nun 310. maddesi gereğince "Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur." Ayrıca, kira sözleşmesi nispi borç ilişkisi doğuran sözleşmeler olup, sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişileri bağlamaz. Bu durumda, dava dışı ilk kiracı 3. kişi ile önceki malik ... Otelcilik arasında yapılan kira sözleşmeleri esas alınarak hesaplama yapılması gerekir....
Mahkemece ,satışın resmi şekil şartlarını taşımadığından geçersiz olduğunu,bu nedenle aktin ifası ,cezai şart ve tazminat istenemeyeceği ancak tarafların verdiklerini geri isteyebilecekleri gerekçesi ile davacının davalıya ödediği 146.700 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermiştir.Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere Tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılması yasal zorunluluktur. (TMK.706, BK.nun 213 ve Tapu Kanunu’nun 26. md.) Ne varki, bu dava ile istenen akdin aynen ifası olmayıp, akdin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zarara ilişkindir. Sözleşme yapma vaadi ile güven telkin edilmiş olan tarafın sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan zararının karşılanması gerektiği gerek doktrinde gerekse uygulamada kabul edilmektedir....
Davalı tarafından İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne tahsisin iptaline dair işlemine karşı idari yargı yerine iptal için başvuru yapılmadığı çekişmeli değildir. Kısaca belirtmek gerekirse her ne kadar kayden taşınmaz davalı adına olsa da yapılan tahsis iptal edildiğinden tapu kaydı yolsuz hale gelmiştir. Hal böyle olunca, edimin ifası olanaksızdır. BK.m.117/1 uyarınca “borçluya isnat olunamayan haller münasebeyitle borcun ifası mümkün olmazsa borç sakıt olur” burada sözleşmenin yapılmasından sonra borçluya isnad edilemeyecek nedenlerle ifada imkansızlık söz konusudur. Borçlar Kanununun anılan hükmü hiç şüphesiz kusursuz olan borçluyu korumak onu zarara uğratmamak düşüncesine dayanmaktadır. BK.m117/II ise iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde ifa imkansızlığının sonuçlarını düzenlemiştir....
Taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde; “iş akdinin işveren tarafından herhangi bir şekilde feshi halinde sözleşme süresinden bakiye kalan süreye ilişkin aylık ücretler tazminat olarak işçiye ödenecektir” hükmünde cezai şartın ödenmesi koşulunun işverenin feshi olarak belirtilmiş olup işveren feshinin haklı veya haksız nedene dayanmasından bahsedilmemiştir. olarak feshinin Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince, cezai şarta ilişkin düzenlemenin geçersiz olduğunun kabul edilmiş olması hatalıdır. Ancak cezai şart miktarının belirlenmesinde oranlama ve indirim yapılması gerekmektedir....


