WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Taşeron çalıştırdığı personelin yürürlükteki mevzuata göre vergi, SGK primleri, işçilik ücretleri, tazminat ve masraflarını ve sözleşmenin ifası ile ilgili tüm vergi ve fonlarını ödemekle mükelleftir." hükmünün düzenlendiğini, bu kapsamda davalı tarafça işin yapımı için personel çalıştırıldığını, ilgili personellerin bildirimlerinin yapıldığını, davalının çalıştırmış olduğu personeller tarafından müvekkili şirket ve davalı ... firmasına karşı Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/188-207 ve 2018/225 Esas sayılı toplam 21 adet işe iade ve tazminat talepli davaların açıldığını, söz konusu davaların istinaf incelemesi neticesinde kesinleşerek aleyhe sonuçlandığını, bu davaya esas davanın da ... tarafından Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/198 Esas sayılı dosyada görülen dava olduğunu, ilgili kararın kesinleşmesini takiben davacı vekilince davacı işçiler bakımından her iki firmaya da işe başlatma talepli Ağrı 1....

Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; Davalının gönderileri üzerine indirim yapılması konulu davacı ile 30/01/2020 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacının taşıdığı gönderilerin ücretinin sözleşme kapsamında tamamen ödendiğini, pandemi nedeni ile davalının siparişlerinde azalma olduğunu, ücrette indirim yapıldığına dair bir delil bulunmadığını, ayrıca taahhüde uyulmaması sonucu olarak sözleşmede bir yaptırım öngörülmediğini, fark faturasının gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir....

halinde davalının davacıya 500.000-TL ödeyeceği, davalı defterlerinin usule uygun olmayıp, davacınınkilerin usule uygun olduğu, 01.01.2011- 26.07.2011 arasındaki dönemde davacının gaz satışı nedeniyle 20.109-TL kâr elde ettiği, aylık kazancının 2.802,65 TL, günlük kazancının 95,76 TL olduğu buna göre 2 yıl 10 ay 18 günlük kazanç kaybının 99.393,78-TL olduğu, cezai şartın 500.000-TL' nin tamamı olarak uygulanmasının davalı şirketin mahvına sebep olacağının belirtildiği, davacının talebinin 50.000-TL olduğu nazara alındığında bu miktar mahvına sebep olmayacağından indirim yapılmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile, davacı ... davalı arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği kabul edilerek, taleple bağlı kalınarak 50.000-TL kâr mahrumiyeti ve 50.000- TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte hesap edilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı cezai şarttan indirim talep etmiş ise de, hüküm altına alınan tazminat miktarı...

Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-... sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı ve indirim hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Cezai şart öğretide, mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak tanımlanmıştır. (Tunçomağ, Kenan: Türk Hukukunda Cezai Şart, ... 1963) Cezai şart, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179-182. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, ......

Davalı vekili,....Sigortası Genel Şartlarının C.2.2. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinin yapılması esnasında bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmaması veya daha ağır şartlarda yapmasını gerektirecek hallerin bildirilmesi gerektiğini, sigortalının bu yüküme riayet etmeyerek 03.03.2009 tarihinde kalp yetmezliği tanısı aldığı halde sağlık problemi yaşamadığını ifade ettiğini, ancak ölüm sebebinin kalp yetmezliği- iskemik kalp rahatsızlığı olduğunun belirtildiğini, rahatsızlığı ile vefatı arasında illiyet bağının bulunduğunu, zaten diyabetin kalp rahatsızlığına neden olduğunun da bilindiğini, bu sebeple müvekilince sözleşmeden cayıldığını, cayma beyanı olmasa dahi kast derecesindeki ihlal sebebiyle TTK'nın 1439/2 maddesi uyarınca tazminat ödeme borcunun bulunmadığını, ihmal kanısına varılırsa da tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir....

Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ceza-i şartın fahiş olup olmadığı, indirim gerekip gerekmediği, fahiş ise ne oranda indirim yapılması gerektiği saptanıp, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek, eksik inceleme, soyut ve yetersiz gerekçe ile hüküm verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, davalı harçtan muaf olmasına rağmen peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/10/2013 NUMARASI : 2011/458-2013/518 Taraflar arasındaki asıl ve birleşen istirdat, tazminat, tapu iptali ve tescil davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davada davalılar M.. N.., S.. G.. ve vekilleri Av. C.. G.. ile asıl ve birleşen davalarda davacı vekili Av. C.. D..'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....

Davacı uygulamasının, sözleşme koşullarını ihlal edip etmediği ve kendi zararını artırıcı olup olmadığı olguları incelenip değerlendirilerek tazminattan indirim gerekip gerekmediği de tartışılmalıdır. Eksik incelemeyle davanın reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Noterliğinin 15/02/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek teknik şartnameye aykırı, eksik ve ayıplı işleri 3. firmalara yaptırdığını, davalının yerine getirmediği işler için başka firmayla anlaşıldığını, davalının gecikmesinden kaynaklanan cezai şart bedelinin, teknik şartnameye aykırı, eksik ve ayıplı işler ve sözleşmeyi kısmen ifa etmemesinden kaynaklanan zararının tazmini için işbu davayı açmak gerektiğini ileri sürerek ıslah ya da ek dava yoluyla asıl alacak ve faizine yonelik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; davacının sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağına karşılık şimdilik 4.000,00 TL ve sözleşme kapsamında yapılan eksik ve ayıplı işler ile sözleşmenin eksik ifası sebebiyle müvekkilin uğradığı maddi zararına karşılık şimdilik 4.000,00 TL tazminatın her iki tazminat için sözleşmenin fesih olduğu 15.02.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari reeskont faizleriyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesini...

Taraflar arasında imzalanan 01.09.2012 başlangıç tarihli sözleşmenin (O) maddesinde ''Haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmenin taraflardan biri tarafından feshedilmesi halinde taraf sözleşmenin kalan süresi kadar ücreti ödemeye peşinen kabul eder.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenlemede cezai şart, işçi ve işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenmiştir. Davalı işçinin iş sözleşmesinin kamu kurumuna atamasının yapılması nedeniyle istifa ile sonuçlandığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim bu olgu Mahkemenin de kabulündedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 üncü maddesinde işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı düzenlenmiş olup, bu düzenleme şekli tadadî değil, tahdidî niteliktedir. Anılan Kanun maddesinde Devlet memurluğuna (kamu kurumuna) atanma haklı fesih nedenleri arasında sayılmamıştır. Bu nedenle davalı işçinin feshi kanunen haklı neden olarak nitelendirilemeyeceğinden aksi yöndeki karar gerekçesi yerinde değildir....

UYAP Entegrasyonu