Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Bakanlığın tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretten takdiri indirim yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda, Mahkemece yıllık izin ücreti alacağından %30 takdiri indirim yapılarak karar verilmiş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatları ile de sabit olduğu üzere sözleşmenin feshi üzerine ödenmesi gereken izin ücretinden takdiri indirim yapılması hatalı olup bozma nedenidir. Mahkemece hesaplanan yıllık izin ücret alacağı takdiri indirim yapılmadan hüküm altına alınmalıdır. 3-Taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen davalı Vakıf yararına avukatlık ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, 21.02.2013 tarihli ara kararı ile ......
Uyuşmazlık, poliçenin düzenlenmesi/yenilenmesi sırasında sigortalının kanser hastalığı olup olmadığı, kanser hastalığını kasten gizleyip gizlemediği, ihbar/doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda beyan yükümlülüğü, kapsamı ve sonuçları 1435,1436,1437 ve 1439/2 maddelerinde düzenlenmiştir. Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır....
Sözleşme kurulduktan sonra ifası sırasında ortaya çıkan olaylar olağan üstü ve objektif nitelikte olmalıdır. Yine değişen hal ve şartlar nedeni ile tarafların yüklendikleri edimler arasındaki denge aşırı ölçüde ve açık biçimde bozulmuş olması şarttır. Uyarlama isteyen davacı fevkalade hal ve şartların çıkmasına kendi kusuru ile sebebiyet vermemelidir. Değişen hal ve şartlar taraflar bakımından önceden öngörülebilir; beklenebilir; olağan ve hesaba katılabilen nitelikte olmamalı veya olaylar, öngörülebilir olmakla beraber bunların sözleşmeye etkileri kapsam ve biçim bakımından bu derece tahmin edilmemelidir. Somut olayda; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.09.2004 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile mecurun aylık kira bedeli 125.000 USD kabul edilmiştir....
takdiren 7.080 USD cezai şartta % 50 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulü ile 3.540 USD cezai şartın ve 751 USD ekipman bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiri indirim yapılmış olması nedeniyle red edilen kısım açısından davalı taraf lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
takdiren 7.080 USD cezai şartta % 50 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulü ile 3.540 USD cezai şartın ve 751 USD ekipman bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiri indirim yapılmış olması nedeniyle red edilen kısım açısından davalı taraf lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
Davalı, sözleşmenin, 1.8.1998 tarihli “Sözleşmeli Tarımsal Ürün Yetiştiriciliği ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” hükümlerine uygun olmadığını, üretim miktarı ile ilgili borç altına girmediğini, ürün fiyatı ile ilgili kısmın başlangıçta boş olup sonradan doldurulduğunu, ayni ve nakdi yardımların tüm üreticilere yapılmadığını, vekil tayini suretiyle grup başkanı tarafından temsil edildiğini, imzası olmadığından sözleşmenin kendisi için bağlayıcı olmadığını, hastalık nedeniyle ürün kaybı dikkate alındığında teslim edebileceği ürünü fazlası ile davacıya teslim ettiğini, eksik teslimin söz konusu olmadığını ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir. 2009/68-6115 Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının üçüncü kişiden aldığı ürün nedeniyle uğradığı zarar miktarı 720.16 YTL ile sözleşme gereğince iki misli ödenmesi gereken 2.588.02 YTL cezai şarttan BK 42,43 ve 44 maddeleri gereğince indirim yapmak suretiyle toplam .3.09291 YTL nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile...
Açıklanan bu hukuksal sebeplerle; kural olarak eser sözleşmesi ile yüklenilen edimlerin ifası sırasında veya sözleşmenin hazırlanması aşamasında gerçekleşen zararlı olayların oluşumunda etkili olan yüklenicinin kusurunun, daima iş sahibinin kusurundan daha ağır derecede olması gerekir. Yukarıda açıklanan hukuksal ilkeler gözetilmeden sadece işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı ilkelerine göre olaya etkili kusur durum ve oranlarını belirleyen bilirkişi kurulu raporunun yeterli olduğundan söz edilemez....
Davalı; ihtarın makul sürede gönderildiğini, cezai şartın fahiş olduğunu, sözleşmenin tek taraflı hazırlandığını, cezai şartta indirim yapılması gerektiğini, önel tazminatı istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne; 277,70 USD'nin devlet bankalarının USD cinsinden yabancı para ile açılmış bir yıllık mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz uygulanmak sureyitle davalıdan alınıp davacıya verilmek suretiyle fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında 02/03/2006 tarihli, hizmet sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 02/03/2008 tarihinde sona ereceği, tarafların sözleşmenin bitim tarihinden 60 gün önce yazılı olarak sözleşmenin yenilenmeyeceğini birbirlerine bildirmedikleri takdirde, sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren birer yıl süreyle olmak üzere uzatılmış kabul edileceği düzenlenmiştir....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, taraflarca imzalanan 22.05.1999 tarihli sözleşmenin 14/e maddesi uyarınca, davacının son ücret baz alınmak kaydıyla 36 aylık ücret tutarında cezai şarttan kaynaklanan alacak hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı ve indirim yapılıp yapılmayacağı; davacının izin kullanıp kullanmadığı noktalarında toplanmaktadır. Cezai şart öğretide, mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak tanımlanmıştır (Tunçomağ, Kenan: Türk Hukukunda Cezai Şart, İstanbul 1963)....
cevap vermediğini belirterek sözleşme kurulurken yanıltıldığından 2015 yılı Eylül ayı ve sonraki dönemlerde yıllık kira bedelinin bilirkişi tarafından tespiti ile yıllık kira bedelinde indirim yapılmasını; ayrıca asma kata çıkılan merdivenin dik ve dar oluşu, asma katın sağlam olmaması sebebiyle sözleşmenin başlangıcından bu yana asma katın kullanılamadığını belirterek yıllık kira bedelinde makul bir indirime gidilmesini, geçmiş dönem kira bedellerinin ihtar tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ilişkin ayrı ayrı hesaplanmasını ve bu bedelin yasal faizi ile birlikte mahsubunu; bununla birlikte dolar kurundaki aşırı artış nedeniyle sözleşmedeki edimler arası denge bozulduğundan yıllık kira bedelinin 20.000....


