yasağı hakkında hükümlerin yer aldığının 08/12/2010 tarihli ek sayfa ile ''......
SAVUNMA : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin imzaladıkları rekabet yasağı şartlarının geçersiz olduğunu, davalı ...’in aslında istifa etmediğini, istifaya zorlandığını, rekabet etmeme taahhüdünde konu, yer ya da süre bakımından sınırlandırma bulunmadığını, davalı ...’ın 2014 tarihli iş akdinde yer alan rekabet etmeme kaydının davalıya üç yıllık bir rekabet etmeme yükümlülüğü getirdiğini, davacı şirketin işletme konusunun çok geniş olduğunu, davalıların bu şirketin işletme konusuna giren her alanda çalışmasının yasaklanmasının işveren sıfatını kötüye kullanmak olacağını, müvekkillerinin iş sırrını edinecek konumda çalışmadıklarını, müşteri isimlerini bilebilecek durumda olmanın iş sırrına erişmek anlamına gelmeyeceğini, davalıların rakip şirketin ortağı olmalarının sır saklama yükümlülüklerinin ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkillerinin davacı şirketin müşterilerinden hiçbiriyle sözleşme imzalamadıklarını, bu nedenle davacının somut bir...
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, rekabet yasağı ile özen ve sadakat borcunun ihlalinden doğduğu ileri sürülen tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, öncelikle dikkate alınması gereken husus uyuşmazlığın 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İş sözleşmesinin devamı sırasında rekabet yasağının ihlali şeklindeki sadakatsizlik iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturur. Bu rekabet yasağının sözleşmeden veya kanundan kaynaklanmasının hukuki sonuçları ile aynıdır. İş görme ve sadakat borçları, açıkça kararlaştırılmasa bile her iş sözleşmesinde vardır....
Dosyaya kazandırılan belgelerden, dava dışı ... firmasının kendi bünyesinde çalışan işçiler aracılığıyla bakım ve kalibrasyon hizmeti verdiği halde, davacı firmanın satışlarındaki azalmanın, davalının işten çıktığı ve dava dışı ... firmasında işe başladığı tarihlere denk gelmesi birlikte değerlendirildiğinde, davalının iş sözleşmesinin 5.3. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı ile birlikte 3.1.8. maddesinde düzenlenen sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucuna varılmıştır....
E) Gerekçe: 1)Taraflar arasındaki uyuşmazlık, rekabet yasağı ile özen ve sadakat borcunun ihlalinden doğduğu ileri sürülen tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, öncelikle dikkate alınması gereken husus uyuşmazlığın 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İş sözleşmesinin devamı sırasında rekabet yasağının ihlali şeklindeki sadakatsizlik iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturur. Bu rekabet yasağının sözleşmeden veya kanundan kaynaklanmasının hukuki sonuçları ile aynıdır. İş görme ve sadakat borçları, açıkça kararlaştırılmasa bile her iş sözleşmesinde vardır....
Maddesine göre hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan cezai şartlar geçersiz olması sebebiyle rekabet yasağının ihlali halinde öngörülen cezai şart koşulunun da geçersiz olduğunu, sözleşmede müvekkilleri arasında akdedilen iş sözleşmesinde müvekkilleri aleyhine cezai şart ön görüldüğü halde işçiler aleyhine her hangi bir cezai şart öngörülmediğini bu nedenle iş sözleşmesindeki cezai şart koşulunun geçersiz olduğunu, ayrıca davacının iddia ettiği gibi rekabet yasağı sözleşmesi ihlal edilmediğini, rekabet yasağı ihlalinden bahsedilebilmesi için iki koşulun bir anda bulunması gerektiğini, bunların Rekabet yasağı kaydı ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları yada işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlanması , aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması olduğunu, davacı şirketin sattığı ürünlerin hazır sandviç ve hazır tost ürünleri olduğunu, bu ürünlerin müşterilerinin Okul kantinleri...
Gaz Marka ürünleri bulundurduğu, bir başka ifade ile davalının rekabet yasağını ihlal ettiğinin kabulünün mümkün olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme belirsiz süreli olduğu için davalının sözleşmeyi her zaman sona erdirme hakkının olduğu, bunun için bir fesih sebebine dayanmasının gerekmediği, somut olayda da davalının sözleşmeyi fiilen sona erdirdiği, bu durumda davacının rekabet yasağı ihlali gerekçesi ile sözleşmeyi fesih etmesinin haklı fesih olarak kabul edilemeyeceği, hal böyle olunca davacının haksız fesih iddiasına dayalı ceza-i şart talep edemeyeceği, öte yandan sözleşmede tüplerin mülkiyet hakkının davacı şirkette olduğu kabul edilmiş olduğundan davalının sözleşme bitiminde elinde bulunan tüpleri aynen iade etmesi mümkün olmazsa nakden tazmin etmesi gerektiği gerekçeleri ile davacının ıslah talebi de nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile 5.964.07....
bitiminden sonrası için işçiye getirilen rekabet yasağı olduğunu, işçinin rekabet yasağı, iş sözleşmesinin bitmesiyle başladığını, nitekim hizmet ilişkisi içerisindeki sadakat yükümlülüğü, hizmet ilişkisinin bitimi ile birlikte rekabet yasağına dönüşecek ve işçinin yükümlülüğü rekabet yasağı şeklinde adlandırılacağını, Rekabet yasağı ise yine Türk Borçlar Kanunu’nun 444....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: (1) Davanın Nitelendirilmesi: Taraflar arasında görülmekte olan davanın 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddeleri gereğince rekabet yasağının ihlali iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise taraflar arasında akdedilen 28/01/2020 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, adı geçen kanunun emredici nitelikteki hükümlerine aykırı olup olmadığı, davalının konum itibariyle davacının ticari sırlarına erişebilecek nitelikte bir çalışan olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği bir maddi ve manevi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu anlaşılmıştır....
İşçi, akdin yapıldığı zamanda reşit değil ise rekabet memnuiyetine dair olan şart batıldır.” hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin sözleşme yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir. Düzenleme, hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet sözleşmesi süresi içinde yapılmaması gereken bir hususta değil, hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir. İş sözleşmesinin devamı sırasında rekabet yasağının ihlali şeklindeki sadakatsizlik iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturur. Bu rekabet yasağının sözleşmeden veya kanundan kaynaklanmasının hukuki sonuçları ile aynıdır....


