TBK madde 36 ve TBK madde 39 gereği irade sakatlığının öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması gerekmesine rağmen hak düşürücü süreler içerisinde davacı tarafından açılmış bir dava bulunmamaktadır. Hak düşürücü süre içerisinde açılmayan huzurdaki işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesini talep ederiz. Konya .... İcra Dairesi - ... Esas dosyasından davacıya gönderilen tebligatlarda, gönderilen tebligat adresleri ile davacının dava dilekçesinde belirttiği adres aynıdır. Ancak PTT tebligat kayıtlarının incelenmesiyle de anlaşılacağı üzere davacı tebligatları teslim almayarak İADE-TANINMIYOR açıklaması ile ödeme emirlerinin iade ettirilmesine sebebiyet vermiştir. Halbuki davacı borçlu olmadığı düşüncesindeyse öncelikle ödeme emrine itiraz etmesi gerekirdi. Ödeme emri tebligatlarını teslim almayan ve icra ödeme emrine itiraz etmeyen davacının huzurdaki işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacı ...'...
ın durumunu bilen bilebilecek kişilerden olduğu bunun yanında dava konusu taşınmazların tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen bedel arasında misli fark bulunduğu da anlaşılmakla, yapılan tasarrufun İİK 280/1.madde gereğince iptale tabi olduğunun gözönüne alınması gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ile ... vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 856,93 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar ... ile ...'dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.2.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Gerekçe ve Sonuç Dairemizin 06.04.2022 tarih ve 2021/4216 Esas, 2022/2603 Karar sayılı kararıyla; "... dava konusu 28292 ada 10 parsel sayılı taşınmazda davalı borçlu ..., ... ile 1/2'şer paylı malik olup alacaklının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca borçluya ait hisse hakkında ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı olmayan davacının evleviyetle muhdesatın aidiyetinin tespitini istemesinde de hukuki yararının bulunduğu kabul edilemez. Bu haliyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B....
in itirazında kendisi aleyhine açıkça bir icra takibi yapılmadığını belirttiği, takip talebinde yer almayan kimseye ödeme emrinin gönderilmeyeceği, adi ortaklığın borçlarından tüm ortaklarının müteselsilen sorumlu olduğu, bu sebeple alacaklının alacağını hangi ortaktan tahsil etmek istiyor ise takip talebinde bu kişileri açıkça belirtmesi gerektiği, aksi durumda ihtiyari takip arkadaşı olarak ve "ortağı" ibaresinden yola çıkılarak borçlu olarak gösterilmeyen ortağın takibe eklenemeyeceği, bu haliyle somut olayda husumetin adi ortaklığın ortaklarına yöneltildiğinin kabul edilemeyeceği, bu itibarla takip talebi ve dava dilekçesinde ismi geçmeyen davalı ... ... yönünden usulden ret kararı verilmesi gerektiği, 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü madde koşullarının mevcut olmadığı, bu sebeple direnme kararının onanması gerektiği görüşü ile adi ortaklık aleyhine icra takibi yapılamayacağı, davalı ...'...
Sulh Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesince, davaya konu taşınmazın müşterek değil, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet halinde olduğu, bu durumda görevli mahkemenin .... Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi ise Davacı vekili tarafından Borçlu ...'a icra takibi yapılıp kesinleşip hukuk mahkemesinden İİK 121'e göre borçlunun murisi adına kayıtlı taşınmazın satışı için yetki alınıp ... Sulh Hukuk Mahkemesine 26/01/2015 tarihinde dava açıldığı, davalılar tarafından süresinde iş bölümü itirazında bulunulmadığı mahkemece resen 18/06/2015 tarihinde görevsizlik kararı verildiği gerekçesiyle görevsizlik kararı yönünde hüküm kurmuştur....
Taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki mülkiyet ortaklığının giderilmesi için açılan davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 4/1-b (HUMK’nın 8. maddesinin II/2.) maddesi gereğince sulh hukuk mahkemeleri görevlidir. Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar veren sulh hukuk mahkemesi, satış işlemlerini yapmak ve bedelini tevzi etmek üzere bir satış memuru tayin eder. 16. Satış memuru, HMK’nın 322. maddesinin 2. fıkrasına (HUMK’nın 571. maddesine) göre satış işlemlerini İİK hükümlerini uygulamak suretiyle yapar. Satış memurunun karar ve işlemlerine karşı itiraz ve şikâyetler ile satışın kanuna aykırılığı iddiasıyla açılan ihalenin feshi istemlerinin icra (hukuk) mahkemelerinde değil, ortaklığın giderilmesi kararını veren sulh hukuk mahkemesinde İİK hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 17....
Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 19/03/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının hissedarı olduğu birçok taşınmazın Çumra Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen ortaklığın giderilmesi davasının ... Esas ......
ın çift imza gereği şirket işlemlerine imza atmaktan imtina etmesi nedeniyle karar alınamadığını, bu nedenle de şirketin olağan genel kurul toplantılarının yapılamadığını, şirketin bankalara olan borçlarının ödenemediğini ve bayiliklere ilişkin sorumlulukların yerine getirilemediğini, müvekkili tarafından; hisselerin tamamının devralınması ya da diğer ortağa devri ile ortaklığın giderilmesi ve bu yolla şirketin faaliyetine devam edebilmesi için tekliflerde bulunmuşsalar da diğer ortağın bu tekliflere cevap vermediğini, Müvekkilinin, şirketin faaliyetine devam etmesi yönündeki çabalarının sonuçsuz kalması nedeniyle işbu davayı ikame ettiklerini, TTK 531 md....
İİK’nın 134. maddesinin ikinci fıkrası cebri icra yolu ile açık artırma yolu ile satışlarda ihalenin feshinde özel olarak icra mahkemesinin görevli olduğunu düzenlemektedir (Ancak ortaklığın giderilmesi satışlarında ihalenin feshinde, ortaklığın giderilmesine karar vermiş sulh hukuk mahkemesi görevlidir). Öğretide ihalenin feshi talebinin reddi kararının aynı taraflar arasında maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceği görüşü savunulmaktadır (Kuru, Baki: İcra İflas Hukuk c.II İstanbul 1990 s. 1451, 1506; Musul Timuçin: İcra ve İflas Hukuk I İcra Hukuku, İstanbul 2001 s. 776)....
(HMK 114/1-h, 115. m) Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlenmeler ve ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde, davaya konu taşınmaz hakkında istisnalar mevcut olmadığından davacının tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle bu talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır....


