Kat ... nolu Bağımsız Bölüm için ortaklığın satış yoluyla giderilmesi için dava açtığını, bahsi geçen dosyada bulunan kefaletinin geçersiz olduğunu beyan ederek İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasındaki kefilliğinin geçersizliğinin ve borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu takibin iptaline, davalının kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20si oranında hesaplanan tazminatın tarafına ödenmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, davacının tek ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı ... Mobilyaları İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. lehine vermiş olduğu icra kefaletinden kaynaklandığını, davacının 28.02.2019 tarihinde, dava dışı borçlu şirket aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ......
Söz konusu madde 4.4.1995 tarih, 4103 sayılı yasa ile (sahih, gayrisahih tahsisat kabilinden vb. mevcut mukataalı toprakların veya icareteynli gayrimenkulların mülkiyetleri, bu gayri menkul hakkında illerde defterdarlık, ilçelerde mal müdürlüğü kıymet takdir komisyonunca takdir edilerek rayiç bedellerinin yüzde elli oranında hesap edilecek taviz karşılığında mutasarrıfına geçirilir. Taviz bedeli ödenmeden ortaklığın giderilmesi veya cebri icra yoluyla satışı yapılacak gayrimenkullerin taviz bedelinin hesaplanmasında satış bedeli esas alınır.) Şeklinde değiştirilmişse de; Aşar ve rusumatı vakıf ve tahsis edilmiş taşınmazların yukarıda belirtilen nedenlerle bu madde kapsamına girmediği kuşkusuzdur....
ortaklığın giderilmesi talebinde bulunan hissedar oluşu, ihalenin feshi talebindeki iddialarının kapsamı ve yargılama sürecinin kısalığı nazara alınarak hak ve nesafet kuralları gereği Dairemizce para cezası takdiren %1 olarak belirlenerek ......
Söz konusu madde 4.4.1995 tarih, 4103 sayılı yasa ile (sahih, gayrisahih tahsisat kabilinden vb. mevcut mukataalı toprakların veya icareteynli gayrimenkulların mülkiyetleri, bu gayri menkul hakkında illerde defterdarlık, ilçelerde mal müdürlüğü kıymet takdir komisyonunca takdir edilerek rayiç bedellerinin yüzde elli oranında hesap edilecek taviz karşılığında mutasarrıfına geçirilir. Taviz bedeli ödenmeden ortaklığın giderilmesi veya cebri icra yoluyla satışı yapılacak gayrimenkullerin taviz bedelinin hesaplanmasında satış bedeli esas alınır.) Şeklinde değiştirilmişse de; Aşar ve rüsumatı vakıf ve tahsis edilmiş taşınmazların yukarıda belirtilen nedenlerle bu madde kapsamına girmediği kuşkusuzdur....
"Ortaklık sözleşmesinde aksine yönelik bir hüküm yoksa, ortaklığın iflasını isteme yetkisi, temsile yetkili olan yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu, ortaklığın aciz halinde bulunması ve pasifinin aktifinden fazla olması halinde iflas talebinde bulunmak zorundadır. (...) Yönetim kurulu üyeleri ortaklığın iflasını birlikte istemelidirler. (...) TTK m.342'ye göre ortaklıkta temsil yetkisi verilen müdürlerin yönetim hakkı olmayıp, sadece ortaklık işlerinin icrasını yerine getirirler. (...) TTK m.319 hükmüne göre yönetiminin murahhas üye veya murahhas üyelere bırakıldığı halde ise ortaklık sözleşmesinde bir hüküm yoksa, bu kişilerinde ortaklığın iflasını talep yetkisi yoktur. O halde ortaklığın iflasını talep etme yetkisi yönetim kuruluna ait olacaktır. Yönetim kurulunun, kurul olarak ortaklığın iflasını talep etmesi gerekir....
Harçlar Kanunu 32. maddesinde yazılı hüküm ile 30. maddesi hükmünün ve dolayısı ile HMK 150 madde hükmünün ihalenin feshi şikayetinin niteliği gereği uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira İİK 134/5 fıkrası “ ihalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir “ hükmü düzenlemekte olup şikayeti düzenleyen İİK’nın 18/son fıkrasında da benzer ifadeler yer almaktadır. HMK 150 uygulaması şikayetin niteliği ile de bağdaşmamaktadır....
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1. maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra 2. fıkrada "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmiştir. HMK'nın 115 nci maddesinde ise "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir....
ise, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla, verilen hesap listesinin, defter ve belgeler ile harcanan bedellerin uyumlu olup olmadığı belirlenerek denetimi sağlanmalı, tasfiyeye esas değerin, karar tarihine en yakın tarih olacağı gözden uzak tutulmamalı, ortaklığın varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmeli, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar ve vermiş oldukları sermaye iade edildikten sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktar belirlenmeli, tasfiye bu şekilde gerçekleştirilmelidir....
Ticaret Sicil Yönetmeliğinin Sona Erme, Tasfiye, Tasfiyeden Dönme ve Ek Tasfiye Uygulanacak hükümler başlıklı 104.maddesindeki; "Anonim şirketlerin sona ermelerine, tasfiyelerine, ek tasfiyelerine ve tasfiyeden dönmelerine ilişkin 86 ila 89 uncu madde hükümleri limited şirketlere de uygulanır." şeklindeki düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde sermaye şirketlerinin İİK 44. maddesinde belirtilen mal beyanında bulunma zorunluluğunun olmadığı, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, ticareti terk, sermaye şirketinin ticaret unvanının ticaret sicili kayıtlarından silinmesi anlamına gelmekte olup, kaydın silinmesinden önce tasfiye sürecinin başlaması gerekmekte, bu kapsamda şirketin aktif ve pasifleri belirlenmekte, varsa mal varlığının değeri saptanmakta, aktif mal varlığı satılarak borçları ödenmekte, kalan bir para olduğu takdirde hissesi oranında ortaklarına dağıtılmakta, buna ilişkin hazırlanan bilanço ile birlikte ticaret sicili müdürlüğüne başvurularak şirketin kayıtlardan...
Bu kapsamda; kurulumuzda yapılan görüşme ve değerlendirmeler sonucunda raportör Daire Başkanının raporundaki uyuşmazlık bulunduğuna dair görüş ile gerekçe benimsenmekte ve sadece adi ortaklığın işçi sayısının dikkate alınarak davanın görülüp sonuçlandırılması gerektiği, bu nedenle uyuşmazlığın Başkanlığımız 7. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda giderilmesi yönünde yapılan oylamada 7 oya karşı 9 oy çokluğu ile karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Başvuran Davalı vekili Avukat...'nın talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk, 8. Hukuk, 9. Hukuk ve 14. Hukuk Daireleri arasında görüş ayrılığının olduğu, dolayısıyla 5235 sayılı Kanunun 35/3 maddesindeki şartların bulunduğu kanaatine varıldığından, uyuşmazlığın ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin görüşü doğrultusunda giderilmesi için 696 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin 92. Maddesi ile değişik 5235 sayılı kanunun 35/3 maddesi uyarınca Yargıtay 22....


