WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

nın 04.07.2007 doğumlu ve ... ile ... kızı olarak nüfusa tescilini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda dava şartı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davada, ...'nın gerçek ana ve babası üzerine nüfusa tescili istenilmiştir. Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Somut olayda, iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek ve tarafların göstereceği deliller toplanarak oluşacak sonuca göre iddia ispatlandığı takdirde, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir....

Bu durum karşısında, davacıya bu hususun açıklattırılması, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken nüfus kaydıyla uyumsuz olacak şekilde ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetli değildir. Öte yandan, Behçet oğlu Atıf'ın soyadının "............." olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de, bu kişinin nüfus kayıtlarında soyadının bulunmadığı görülmektedir. Bu davalarda nüfus kaydı ile uygunsuz olan tapu kaydının nüfus kaydı ile uyumlu hale getirilmesi amaçlandığından, herhangi bir nedenle nüfusta bulunmayan soyadının tapu kütüğüne eklenmek suretiyle tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değildir....

Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı iddiasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın, babalık sıfatı kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, kendiliğinden baba sıfatını kazanacaktır....

Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....

Dosya içerisindeki bilgi, belgeler ve alınan beyanlara göre her ne kadar ... adı ile yargılamaya katılan ve nüfusa kayıtlı olmayan ...’nin ölü ...’ın nüfus kaydını kullandığı ve ...’nin nüfusa kayıt işlemi idari görev ise de; 1916 doğumlu ...’ın 50 yıl kadar önce öldüğü, nüfus kaydına göre ölüm tarihinin 29.12.2007 olarak yazıldığı, bu durumun gerçeği yansıtmadığı ve davaname ile de 1916 doğumlu ...’ın 29.12.2007 olan ölüm tarihinin düzeltilmesi istendiği dikkate alınarak davaya bu açıdan bakılıp taraf oluşumu sağlanıp toplanacak kanıtlara göre ölüm tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Açıklanan tüm bu olgular karşısında, mahkemece, eda davasının içinde görülmesi zorunlu tespit hükmü kurulması doğru olmadığı gibi; “Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı, soyadı, ... adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibaret olduğu bunlar arasında anne adı, doğum tarihi, nüfusa kayıtlı olduğu yer hane ve cilt numaralarının yer almadığı, dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgisinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemeyeceği, şayet tapunun tescile dayanak yapılan işlemde düzeltilmesini gerektirir bir hata yapılmışsa bu hatanın tüzüğün 87.maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki koşullar araştırılarak idarece düzeltileceği hususları da gözetilerek, davacının ... adının tapu kaydına işlenmesine karar verilmesi gerekirken nüfus bilgilerinin tamamının kayda işlenmesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir....

olarak çağrıldığını, 1996 yılına kadar bu nüfus cüzdanını kullanıp buna göre 1988-1995 arası sigortalı çalıştığını,1996 da nüfus cüzdanını yenilemek için nüfus müdürlüğüne gittiğinde, evli ve 4 çocuk annesi olarak nüfusa kayıtlı göründüğünün nüfus memurunca belirtilmesi üzerine, babasının ilk evliliğinden olan aile içinde ... adıyla bilinen ablasının ... kaydını kullandığını anladığını, bunun üzerine kendisinin annesinin üzerine ... olarak yeniden nüfus kaydının yapıldığını iddia ederek, ... adına düzenlenen ... nolu sicil kaydı ile 01.02.1988-25.04.1995 arasında geçen sigortalı hizmetlerin kendisine ait olduğunun tespiti ile bu hizmetlerin ... adına düzenlenen ... sicil numarası ile 1997 tarihinde başlayan ve halen devam eden sigortalı hizmetleri ile birleştirerek yaşlılık aylığına esas alınmasına karar verilmesini istemiştir....

Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....

ın” nüfusa kayıtlı olmadığı, 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/466-460 sayılı dosyası ile nüfusa tesciline karar verildiği, ancak tescil edilen nüfus kayıtlarının getirtilmediği görülmüştür. Ayrıca nüfus müdürlüğünden tapu maliki “... oğlu ... ...” isminde bir kimsenin mevcut olup olmadığı sorulmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının murisinin mahkeme kararı ile oluşturulan nüfus kayıtları getirtilmeli, nüfus müdürlüğünden tapuda malik görünen “... oğlu ... ...” isminde bir kimsenin mevcut olup olmadığı sorulmalı, dava konusu taşınmazın tesciline esas tapu kayıtları getirtilerek gerekirse taşınmaz başında keşif yapılmalı oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Değinilen hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

nun mevcut nüfus kaydındaki anne ve baba kaydının iptali, ikincisi ise genetik anne ve baba olan Cengiz ile Şerife'nin nüfus hanesine kayıt istemidir. Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.01.2008 tarih 2008/2-36-47 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, resmi sicilin belgelediği olgunun doğru olmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi nedeniyle, mevcut kaydın düzeltilmesi davasıdır. Böyle bir dava sonucunda, kaydının düzeltilmesi istenen kişinin, o tarihe kadar kayıtlı olduğu haneden çıkıp, başka bir haneye tescil edilecek olması da, davayı soybağı davası haline dönüştürmez. Bu nedenle davacının talebi, gerçeğe aykırı beyanla baştan beri yanlış olan sicilin düzeltilmesi niteliğinde olup nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır....

UYAP Entegrasyonu