Davacılar, tapuda 769 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının muris .... oğlu ...... adına kayıtlı olduğunu, murisin ölümü ile geriye oğlu ...........'in kaldığını, ...........'in de 1997 yılında ölümü ile geriye oğulları olarak kendilerinin kaldığını öne sürerek eldeki davayı açmışlardır. Dosyada bulunan nüfus kayıtlarının incelenmesinde muris İstefen oğlu .........'in ... İli, ... İlçesi, .... Mahallesi, Cilt:..., Hane:.... da nüfusa kayıtlı iken 1964 yılında Türk Vatandaşlığından çıkartılarak kaydının kapatıldığı, aynı hanede kayıtlı oğlu ........... .......'in ise hakkında ölüm araştırmasının yapılıyor olmasından dolayı kaydının kapalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından tapu kayıt maliki .........'...
nun evlilik birliğinde doğan çocukları gibi baba beyanı üzerine 11.11.1963 tarihinde ... adı ile nüfusa tescil edildiği anlaşılmaktadır. Dava, ... adı ile nüfusa kayıtlı kişinin, gerçek anne babası olmayan davacılar üzerine yanlış beyana dayalı olarak yapılan mükerrer kaydının iptali istemine ilişkin olup, davalı ...'nın ....ile .... çocukları olmadığı yapılan DNA testi ile de kanıtlandığından; mahkemece, davanın kabulü ile ...'nın kaydının iptaline, bu kayıttaki nüfus hareketlerinin (evlilik, çocuklar vb.) ... kaydına taşınmasına karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı dava dilekçesinde, aile nüfus kütüğünde kendisiyle aynı adı taşıyan 15.03.1968 doğum tarihli ve 26.03.1987 tarihinde ölmüş gözüken kardeşinin gerçekte olmadığını ileri sürerek bu kaydın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde, davacı Gümüşhane İli ... İlçesi .... Köyü nüfusa kayıtlı olup 01.04.1967 doğum tarihli olduğunu, nüfus kütüğünde kendisiyle aynı adı taşıyan 15.03.1968 doğum tarihli ve 26.03.1987 tarihinde ölmüş gözüken kardeşinin gerçekte olmadığını ileri sürerek bu kaydın iptalini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir....
Nüfus Hizmetleri Kanunun’nun yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen boşanma kararlarının nüfus kütüğüne tescili başlıklı 27/a maddesinde “(1) Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararlar; bizzat veya vekilleri aracılığıyla tarafların birlikte veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurması, verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması şartlarıyla nüfus kütüğüne tescil edilir.(2) Nüfus kütüğüne yapılacak tescil işlemleri, yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilcilikler, yurt içinde ise Bakanlık tarafından belirlenen nüfus müdürlükleri tarafından yapılır.(3) Bu maddede sayılan şartlar yerine getirilmediği gerekçesiyle tescil talebi reddedilen kararların Türkiye...
Aynı Kanun'un 39 ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi ise, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.09.2022 Tarihli ve 2022/3064 Esas, 2022/2517 Karar Sayılı Kararı Murisin yurt içinde yerleşim yerinin bulunmadığı ve murisin nüfus kaydı incelendiğinde Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, ... Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.08.2023 Tarihli ve 2023/2571 Esas, 2023/2364 Karar Sayılı Kararı Reddi miras kararında murisin son yerleşim yeri yetkili olduğu, dava dosyasında murisin son yerleşim yerinin neresi olduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmadığı, Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesince murisin nüfusa kayıtlı olduğu yer Eskişehir olduğu ve bu şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olduğu ve bu durumun usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 609 uncu maddesi uyarınca mirasın gerçek reddi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1....
in nüfus kayıtlarında ... adında kardeşi olarak kayıtlı birisi bulunduğu, gerçekte böyle birisi olmadığı, ... isminin halk arasında davacının adı olarak bilindiği ileri sürülerek ... adına olan kaydın nüfus kayıtlarından terkini istenmiş; mahkemece, ... ile ...'in farklı kişiler olduğu gerekçesi ile davanın reddine dair karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, nüfus kütüğündeki mükerrer olduğu ileri sürülen kaydın iptali istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 7. maddesine göre, resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça, herhangi bir şekle bağlı değildir. Bu duruma göre bir kimsenin nüfus kütüğüne birden fazla kaydedilmesi mümkün bulunmadığından, mükerrer olan kaydın iptaline karar verilmelidir....
Mahkemece bu eksiklik giderilerek, davacının isminde düzeltme yapılması istenen kişinin mirasçısı olmadığı anlaşılırsa davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmelidir. Aksi halde yani davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılması halinde ise; yapılan nüfus araştırması sonucu nüfus kaydı getirtilen Kumafşarı kasabası, cilt:42, hane:118, BSN:10’da nüfusa kayıtlı ... ve Fatma kızı, 01.07.1946 doğumlu ... isimli kişinin annesi görünen Fatma’nın nüfus kaydı ile aynı yer BSN:7’de nüfusa kayıtlı ... ve Hatice kızı, ...’un anne, baba ve tüm kardeşlerini gösterir nüfus aile kaydı da ilgili yerden temin edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz tanık beyanları ve zabıta araştırması ile davanın ispatladığı sonucuna varılarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....
Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir (YHGK'nin 11.02.1998 tarihli ve 2-87/77 sayılı kararı). Soybağının reddi davası ile kayıt düzeltme davası, sonuçları (hane dışına çıkarmak) bakımından benzerlik göstermekte ise de, içerik ve yargılama kuralları açısından kendi özel hükümlerine bağlıdır. Soybağının reddinde, kişisel duruma ilişkin nüfus kaydında yer alan bilgi doğru olarak meydana gelmiş ve kütüğe tescil edilmiştir. Ancak bu doğru daha sonra soybağının reddi davası ile teknik anlamda bir yanlışlığa dönüştürülmüştür....
Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddi hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir." Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi ile "nüfus kayıtlarının düzeltilmesi" anlaşılır. (.....). "Kayıt düzeltilmesi", aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının "düzeltilmesi" veya "değiştirilmesi"dir. Nüfus kütüklerindeki "doğru olmayan kayıtların" düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur..... Yönergesinin 175. maddesinde mükerrer kaydın iptalinde yetkili makamlar düzenlenmiş olup farklı hanelerde, farklı doğum tutanağına göre ve yine farklı nüfus bilgileri ile kaydedilmiş mükerrer kayıtların iptaline mahkemece karar verileceği belirtilmiştir....


