WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı iddiasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “Genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın babalık sıfatı, aksine bir iddia bulunmadığı takdirde, ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, baba sıfatını kazanacaktır....

Tapu Sicil Tüzüğünün kütüğün mülkiyet hakkının tescili başlıklı 25.maddesi hükmüne göre kütük sayfasında yer alması zorunlu malik bilgileri mülkiyet hakkı sahibinin adı ve soyadı, baba adı ile taşınmazın edinme nedeni, edinme tarihi ve yevmiye numarasından ibarettir. Dolayısıyla, kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer bilgileri kütükte yer alması gerekmeyen bilgiler içindedir. Bu hali ile de mahkemeden hükmen veya tespit suretiyle düzeltilmesi dava edilemez.Şayet, kütüğün oluşturulması sırasında müdürlükten kaynaklanan bir yanılgı söz konusu ise, bunların Tapu Sicil Tüzüğünün 87.maddesi gereğince o maddedeki koşullar değerlendirilerek müdürlük tarafından düzeltilir. Mahkemece bütün bu yönler bir yana bırakılarak istemin yazılı olduğu biçimde hükme bağlanması doğru olmadığından karar bozulmalıdır. Kabule göre de; yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması doğru görülmemiştir....

Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç, tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir. Bunun için de kaydının düzeltilmesi istenilen kişinin öncelikle nüfusta kayıtlı olması gereklidir. Ancak, bazı durumlarda nüfusta kayıtlı olmayan kişilerin de kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmektedir. Nüfusta kayıtlı olmayan kişiler adına kayıtlı taşınmazların idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak açılan bu tür davalarda düzeltme kararı verilemeyen hallerde tespit kararı verilmesi gerekli ve zorunludur. Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir. Somut olayda; tapuda malik görünen "... oğlu ...'...

in soy isminin nüfus kaydında yazmadığı ve ilgilinin Manisa ili Akhisar ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu, buna göre HMK'nun 7. maddesi de gözönüne alınarak davacının murisi olduğu iddia edilen ...'in nüfus kayıtlarının bulunduğu davalı idarenin Akhisar'da bulunduğu gözetilerek, mahkemece işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

ın nüfus kayıtlarında iki kez yazılmış olduğunu, 10/03/2015 tarihinde vefat eden müvekkilinin babasından kalan terekeninin paylaşımında ve benzeri işlemlerde mükerrer kaydın sorun oluşturduğunu bildirerek,.....Cilt no: 63, Hane no: 9, birey sıra no: 8' de nüfusa kayıtlı 02/02/1994 doğumlu , ....T.C. kimlik numaralı ...'ın mükerrer kaydının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; kaydının iptali istenen.... T.C. kimlik nolu ...'ın Yücel Kalkan isimli kardeşi ile birlikte ikiz olarak dünyaya geldiği ve bu yönde de babaları ...'ın nüfus müdürlüğüne 20/08/1998 beyanda bulunduğu, bu nedenle mükerrer olduğu yönündeki iddianın sübut bulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava mükerrer nüfus kaydının iptali istemine ilişkindir. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; 10.01.1982 doğumlu ...'ın 24.09.1986 tarihinde baba beyanı ile nüfusa tescil edildiği, mükerrerlik nedeni ile kaydının iptali istenilen ...'...

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-“Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin nüfusa kayıtlı olduğu il, ilçe, mahalle, cilt no, hane no ile malikin ana adı ve doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltmeyi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hata tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki konular araştırılarak idarece düzeltilmelidir....

Taşınmazların kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Dosyada mevcut nüfus kaydı ve veraset ilamına göre davacının miras bırakanı ... ..., "... oğlu 1.7.1898 doğumlu olup, 25.12.1977 tarihinde ölmüştür" ... köyü 23 hanede nüfusa kayıtlıdır. Çekişme konusu 102 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı edinme sebebi bölümünde tesbit maliki ... oğlu ... ...'in 1310 (1894) doğum tarihli olup, 1980 yılında öldüğü açıklanarak adına tesbit yapılmıştır. Nüfus müdürlüğü aracılığı ile yapılan nüfus kaydı araştırmasında "... oğlu ... ..." isimli iki kişinin daha nüfusta kayıtlı bulunduğu anlaşılmış ve bu kişilere ait kayıtlar gönderilmiştir....

Hukuk Dairesince 28.05.2015 tarihli ve 2015/7031 E., 2015/8900 K. sayılı kararı ile; “…Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile tanık ve taraf anlatımlarından; ... ve Vasfiye Kurum evliliğinden 16.02.1958 tarihinde doğan ve 08.03.1958 tarihli beyanla nüfusa tescil edilen ...'un, 30.05.1962 tarihli dede..., anne Vasfiye ve iki tanık tarafından imzalanan belgeye göre, ...'na evlatlık olarak verildiği, ... ile eşi ...'nun evlilik birliğinde doğan çocukları gibi baba beyanı üzerine 11.11.1963 tarihinde... adı ile nüfusa tescil edildiği anlaşılmaktadır. Dava, ... adı ile nüfusa kayıtlı kişinin, gerçek anne babası olmayan davacılar üzerine yanlış beyana dayalı olarak yapılan mükerrer kaydının iptali istemine ilişkin olup, davalı ...'nın ... ile ... çocukları olmadığı yapılan DNA testi ile de kanıtlandığından; mahkemece, davanın kabulü ile...'...

nün yazıları ekinde gönderilen nüfus kayıtları, doğum tutunakları üzerinde yapılan incelemede; ... İlçesi ... Köyü, Cilt:15, Hane:21, Bsn:12'de kayıtlı...adlı şahsın 05.03.1918 tarihinde nüfusa tescil edildiği, ... ile evlenerek 31/361 evlenme vukuat numarasıyla ... İlçesi, ... Köyü, Cilt:15, Hane:22, Bsn:10'a gittiği 15.07.1985 tarihinde öldüğünün tespit edildiği, aynı kişinin ... İlçesi ... Köyü Cilt:15, Hane:21, Bsn:28'e ise 01.09.1934 tarihinde tescil edildiği, ...'ün ... İlçesi ... Köyü Cilt:15, Hane:21, Bsn:28'deki kaydının mükerrer kayıt olması nedeniyle iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile mükerrer olduğu kabul edilen ... İli ... İlçesi ... Köyü C:15, H:21, BSN:12'de ... TC kimlik no ile kayıtlı ... ve ... kızı 01.07.1914 ... doğumlu ...'ün nüfus kaydının iptaline karar verilmiştir Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ... kızı 01.07.1914 doğumlu ...'...

Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....

UYAP Entegrasyonu