"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydı Düzeltilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ... İli, ... İlçesi, Sadık Köyü: 30 H:29'da nüfusa kayıtlı olup yurtdışında ikamet ettiğini, işleri sebebiyle aldığı nüfus kayıt örneğinde anne adı ..., baba adı Nusrat olan 27/05/2005 doğumlu ... adlı çocuğun aile kütüğüne işlendiğini gördüğünü, bu kişinin soyadının Işık iken ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/430 Esas, 2006/57 Karar sayılı ilamıyla Kurt olarak değiştirildiğini, bu kişinin 02/07/2008 tarihli dilekçeye istinaden nüfus kaydının yasal olmayan yollarla davacı hanesine davacının çocuğu olarak tescil edildiğini ileri sürerek ...'...
ın kız kardeşinin adının "..." olarak düzeltilmesi talebinin üzerindeki hakların kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklardan olduğu ve kişinin kendisinden başkasının kullanamayacağı ve adının değiştirilmesi davalarının murisler tarafından açılamayacağı sebebi ile aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine, muris ...'ın "..." adlı erkek kardeşinin nüfusa tescili ve tespiti talebinin ise doğumu ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu gözetilerek 6100 sayılı HMK nun 1. maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. 1-Davacıların murisi ...'ın "...." adlı erkek kardeşinin nüfusa tescil talebi yönünden, Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 2-Davacıların murisi ...'ın annesi olan ...'ın “...”olan baba adının “...” olarak düzeltilmesi talebi ile muris ...'...
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının dedesinin nüfus kütüklerine tescili yapılırken babası İbrahim'in ölü olması nedeniyle nüfus kayıtlarına alınmadığı, ölüm tarihinin de bilinmediği, yersel yazım esnasında sağ olanların kayıtlarının haneye tescilinin yapıldığı, davacının 20/07/2011 tarih ve 65595 sayılı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yazısında belirtilen belgelerden hiçbirini ibraz etmediği gibi idarelerinde de bu belgelerin bulunmadığı, davacının yersel yazımdan önce ölen bir kişinin doğumuna ve ölümüne ait hiçbir resmi belge ibraz etmeden nüfus kütüğüne tescil talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı, belgeler sunulmadığı halde kıyas yoluyla nüfus kütüğüne hatalı kayıt yapılmasının telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği, bu nedenle İdare Mahkemesi kararının uygulanma olanağının bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir....
Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın, kocanın nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağının kurulması söz konusu olmadığı için, böyle bir durumda çocuk ile koca arasında soybağının bulunmadığının tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağının reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır (TMK m. 39). Örneğin kocanın eşi dışında bir başka kadın tarafından doğrulan çocuğu, eşinden doğmuş gibi nüfus kütüğüne kaydettirmesi ya da evliliğin sona ermesinden üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocuğun üçyüz günlük süre içinde doğmuş gibi nüfusa kaydettirilmesi hallerinde durum böyledir. Nüfus kayıt düzeltmesi davalarına gelince: Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı dava dilekçesinde, ... adlı kızı olmadığını ileri sürerek nüfus kütüğündeki kaydının iptalini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde, kendi ve eşinin ... adında müşterek kız çocuğu olmadığı halde her nasılsa bu isimde bir şahsın müşterek çocukları olarak nüfus kütüğüne yazıldığını ileri sürerek, adı geçenin nüfus kaydının iptalini istemiş, mahkemece ...'nin 25.01.1970 tarihinde davacı ile eşinin müşterek beyanlarına ve imzaladıkları tutanağa göre nüfusa kayıt edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, Hane:10, Cilt:89'da nüfusa kayıtlı bulunan davacı ... ile eşi ...'...
nun gerçek annesinin ..., BSN:6'de nüfusa kayıtlı, ... ve ... kızı, ... doğumlu, ... T.C.kimlik numaralı davacı ... olmadığının tespitine, gerçek annesinin ... 'de nüfusa kayıtlı, ... ve ... kızı, ... doğumlu, ... T.C. kimlik numaralı dahili davalı ... olduğunun tespitine, nüfus kayıtları arasında gerekli ilişkilendirilmenin yapılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Dahili davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'nun, babası tarafından bugüne kadar tanınmadığını, annesi görünen davacı ...'nun bekarlık kütüğünde tescilli kalarak ...'nun bekarlık soyadı olan ... soyadını taşımaya devam ettiğini, açılan davada dosyaya beyanda bulunan ...'ın, ... ...'nun babası olduğunu kabul ve beyan ederek çocuğu kendi nüfus kütüğüne taşımak istediğini beyan ettiğini, ...'nun da ...'...
Yine, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 72. maddesinde “Aile kütüğünde kaydı olmayan kişinin ölümüne ilişkin tutanaklar resmî veya özel sağlık kurumları veya kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtlarına dayanılarak düzenlenmişse nüfus müdürlüğünce kabul edilip işleme alınır. Ölüm tutanaklarında yer alan bilgilere göre aile kütüğünde kaydı bulunmayan kişiler, vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğüne kayıt edilerek hakkında yaptırılacak soruşturma ile Türk vatandaşı olup olmadıkları araştırılır. Türk vatandaşı olduğu anlaşıldığı takdirde, ölüm tutanağına dayanılarak nüfus müdürlüğünce resen doğum tutanağı düzenlenir. Ölen kişi bu doğum tutanağına dayanılarak aile kütüğüne tescil edilir. Daha sonra ölüm tutanağı aile kütüğüne geçirilir, vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğündeki kaydı, aile kütüğü ile bağ kurularak kapatılır” hükmüne yer verilmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2022 tarih, 2021/385 Esas ve 2022/422 Karar sayılı kararıyla; nüfusa kayıtlı olmayan bir kişinin nüfusa tesciline esas teşkil edecek şekilde tespit ve tescil hükmü kurulamayacağı; Somut olayda, davacının isteğinin soybağı esasına bağlı olarak nüfus kayıtlarında bulunmayan bilgilerin nüfus kaydına tescili olduğu, tespit ve tescil isteminin idari işleme esas teşkil edecek nitelikte bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1....
Yine getirtilen nüfus kaydından “... kızı, ...” isimli kişi nüfusa kayıtlı olup, az yukarıda belirtilen dayanak tapu kayıtları ile nüfus kayıtları arasında irtibat kurularak aynı kişi olup olmadığı üzerinde durulmadan istemin kabulü; “... kızı, ...” yazılı kaydın, davacı tarafça “..., kızı ... ...” olarak düzeltilmesi talep edilmiş ve istem kabul edilmiş ise de, dosyada bulunan nüfus kayıtlarından bu kimlik bilgileriyle ancak soyadı “...” olan kişinin kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfusa Kayıtlı Olmayan Kişinin Yaşadığının Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... dava dilekçesinde, mirasçılık belgesi istemli davada verilen yetkiye istinaden nüfusa kayıtlı olmayan ...'in yaşadığı ve babası olduğunun tespitini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. 04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir....


