Ne var ki bu kişinin nüfus kayıtlarına göre soyadı bulunmadığından tapu kaydı “... oğlu ...” olarak düzeltilemeyeceğinden tapu maliki ile davacıların murisinin aynı kişi olduğuna ilişkin bir tespit hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre; tapu kayıt maliki “...kızı ... ...” ile ilgili düzeltmenin hüküm kısmında “...kızı ... ...” şeklinde yapılması da yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,05.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Somut olayda; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir....
Çocuk ile annesi arasındaki soybağının tesisi için, hükme gerek bulunmadığından, çocuğun annesi ile soybağı ilişkisinin kurulması değil, çocuğu doğuran kadının kim olduğunun tespiti dava konusu edilebilir. Öte yandan Türk Medeni Kanunu'nun 36/1. maddesine göre, kişisel durum, bu amaçla tutulan resmi sicille belirlenir. Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....
Açıklanan tüm bu olgular karşısında; Mahkemece murisin tapu kaydında eksik yazan baba adına “Hacı” ismi de eklenmek suretiyle tapu kaydının düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, tüm nüfus bilgileri yazılmak suretiyle tespit hükmü kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; Tapu Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması da doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.10.2008 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun hükmün onanması görüşünde bulunduğumdan sayım çoğunluğun bozma doğrultusunda tecelli eden görüşüne katılmıyorum....
Nüfus Müdürlüğünden alınan yazı cevabı yetersiz olup Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığının kütük kayıtlarından araştırılması istenilmemiştir. Bu durumda mahkemece mülkiyet nakline sebep olunmaması için tapuda malik görünen "... kızı ..." ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin nüfus kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, gerekirse kök kayıtlar da istenmeli, bu kayıtlar tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmelidir. Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, taşınmaz başında keşif yapılarak tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenmeli tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Açıklanan hususlar nazara alınmadan eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Somut olayda; dava konusu taşınmazların kayıt maliki ... ......'...
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı 592 parsel sayılı taşınmazda “... ....” olarark geçen malik isminin “.....” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Mahkemece, yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda tapu ve dayanakları incelenmiş, nüfus müdürlüğü ve Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucu taşınmazın .... kızları ..., ... .... ve .....’nin iken paylaşımla .... adına tespiti yapılmış ancak malik sütununa ..... olarak yazılmıştır. Taşınmazın ..... adına tespit edildiği ve kaydın düzeltilmesi gerektiği çekişmesizdir. Ancak, davacının miras bırakanı .. ile kayıt maliki ..... arasında bağlantı sağlanamamıştır....
nin babasının nüfus kaydında ... olarak geçtiği ve Türk vatandaşı olduğunu belirterek murisleri ... ile soybağlarının tespiti ile murisin kızları olarak görünen ve haklarında ölüm araştırması şerhi bulunan ...'nin ölüm araştırılmasının kaldırılması, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi, ölü iseler ölüm tarihlerinin nüfusa işlenmesi talebinde bulunulmuş, davanın ilk açıldığı mahkemece tefrik kararı verilerek nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin dava mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmiş, soybağının tespitine ilişkin dava yönünden görevsizlik kararı verilmiştir. Dava muris ... ile davacının soybağının tespiti istemine ilişkin olup soybağı davası niteliğindedir. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın aile mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 12.12.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....


