WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Yerel mahkemece, davanın kabulü ile tapu kayıt maliki ile nüfus kaydındaki muris kişinin aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmiş,veraset ilamındaki kişi ile tapu kaydındaki kişinin aynı kişi olduğu yönünde bir hüküm kurulmamıştır. Şu durumda;Mahkemece veraset ilamındaki kişi ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olduğunun da tespitine karar verilmesi gerekirken sadece nüfus kaydındaki kişi ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi doğru değil ise de bu yanlış yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümde nüfus kaydı yanında verasetteki murisin de aynı kişi olduğunun tespiti şeklinde HMK’nın 370/2 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 1 nolu bendine "... Köyü ... parsel CN:...,S:...’de tapuya kayıtlı taşımaz malik sütununda adı geçen ... oğlu ... ile ......

ın nüfus kayıtlarından silinmesi istemi 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi uyarınca nüfus kayıt düzeltilmesi davası niteliğindedir. Bu durumda, mahkemece davanın ...'e öldüğünün tespiti halinde mirasçılarına yöneltilmesi, gösterilen delillerinin toplanması, iddia ile ilgili olarak kan ve genetik bulgular yönünden DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiştir. Diğer taraftan Türk Medeni Kanununun 301. maddesi uyarınca, çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini isteme hakkı ana ve çocuğa tanındığından ve ...'in, ... ile ...'in evlilik dışı ilişkisinden doğduğunun ve babasının ... olduğunun tespiti yönünden Cumhuriyet Savcısının dava açma hakkı bulunmadığından, bu istemin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü doğru bulunmamıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar ... ile ...’in kardeş oldukları, adı geçenlerin diğer kardeşleri ...'in hasta olduğu ve ...Üniversitesi Tıp Fakültesinde yatılı olarak tedavisine başlandığı,...'in sosyal güvencesinin olmadığı, bu nedenle söz konusu hastaneye müracaat ettiğinde sağlık güvencesi olan ağabeyi ...'...

ı kaybeden davacıların ölüm olayı nedeniyle bozulan ruh huzurlarının, duyulan ve ilerde duyulacak acı, elem ve ızdırabın kısmen telafisi amacıyla davacılardan anne ... için 50.000,00 TL, baba ... için 50.000,00 TL, ikiz kardeş ... için 50.000,00 TL, abla ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan alınıp davacılara ödetilmesine, müvekkillerinin hak ve alacaklarınını güvence altına alınması adına davacıların taşınır taşınmaz mallar ile hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Bu tür davaların reddine karar verilebilmesi için murisin hiçbir şekilde yaşamadığının, böyle bir kişinin mevcut olmadığının belirlenmesi veya davacının murisinn mirasçısı olmadığının tespiti gerekir. Davacının murisi olduğunu belirttiği İbiş oğlu .....'ın mirasçısı olduğuna ilişkin nüfus kayıtları sunamamış, mahkemece de yapılan araştırmada nüfus kayıtlarına ulaşılamamıştır. Davacı murisin mirasçısı olduğuna dair tanık ismi bildirmiş, tanıklardan Ali Açıkelli davacının murisi olan ..... ile kendi babasının öz kardeş olduklarını .....'ın ..... isminde tek çocuğu olduğunu ......'in de ölümü ile davacı ile birlikte mirasçılarının kaldığını beyan etmiştir. Tanığın nüfus kaydına göre babasının baba adı ..... iken muris .....'ın tapu kaydında baba adı İbiş olarak yazılıdır....

in aynı kişi olduğunun tespitini talep ettiği, mahkemece ...'in kimlik bilgilerinin yeniden kayıt ve tescili ile bu kişi ile ... ve ... oğlu, ... 01/01/1940 doğumlu... aynı kişi olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Nüfus kayıtlarında hakkında ölüm araştırması yapılan ...'in sağ olduğu ve ... ile aynı kişi olduğunun tespiti halinde muhtemel mirasçıların da hukukları etkileneceğinden, ...'in muhtemel mirasçılarının tespit edilip davanın bu kişilere yöneltilmesi gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece ... ile ... aynı kişi olduğunun tespiti hususunda ...'in muhtemel mirasçılarına dava yöneltilip, gösterdikleri takdirde delilleri toplanıp birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-Nüfus Müdürlüğü 2-... mirasçıları ... vd. Dava dilekçesinde, davacının nüfus kaydında babası olarak yer alan "Hasan"ın davalıların babası "..." ile aynı kişi olduğunun tespiti ile nüfus kayıtlarının buna uygun düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı Gülperi'nin nüfus kaydında babası olarak yer alan "Hasan"ın, davalıların babası "..." ile aynı kişi olduğunun tespiti ile nüfus kayıtlarının buna uygun düzeltilmesini istenilmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir....

çocuğu olarak gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kaydının iptali ile gerçek annesinin ..., gerçek babasının da ... olduğunun tespiti ve buna uygun olarak nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında çocuk ... ...'nin gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan ... ve ... hanesindeki nüfus kaydının iptali ile gerçek annesi ...'ın nüfus kaydına ilişkin ilk talebi nüfus kayıt düzeltme davası olup asliye hukuk mahkemesi görev alanında kalmaktadır. İkinci talep olan ...’nin çocuk ....'nin gerçek babası olduğunun tespiti talebi ise babalık davası olup aile mahkemesinin görevi kapsamındadır....

Dava dilekçesindeki anlatıma göre dava, nüfus olaylarına dair (evlenme, evlilikten doğan çocukların tescili vb) işlemlerin tamamına yakının gerçekleştiği Suriye Arap Cumhuriyeti nüfus kayıtlarındaki kişi ile Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtlarında sadece nüfus kaydı bulunan ancak hiçbir nüfus olayı olmayan kişinin aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106.maddesinde, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının veya yokluğunun tespit davası yolu ile mahkemeden istenebileceği, Türk Medeni Kanunu'nun 30. maddesinin 2. fıkrasında ise, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durumun her türlü kayıtla ispat edileceği, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 36.maddesinin 1/c bendine göre ise tespit davalarının, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil edeceği hükmünü içermektedir....

`nin çocuğu olarak gerçeğe aykırı beyanla oluşturulan nüfus kaydının iptali ile ... annesinin davacı Sakine olduğunun tespiti ve buna uygun olarak nüfus kaydının düzeltilmesi istemi olduğu, genetik babanın nüfus kaydına işlenmesi talebine ilişkin davanın Mersin 4. Aile Mahkemesinin 2018/981 Esas sayılı dosyası ile görüldüğü halde, mahkemece 4787 sayılı Kanunun 4. maddesine aykırı olarak babalık yönünden de tespit kararı verilmesi, ayrıca tavzih kararları ve ek karar vermek sureti ile hüküm fıkrasının değiştirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasını istemiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde; davacılar ... ve ..., ... adlı çocuğun kendi çocukları olduğunu ancak nüfus kaydında davalılar ... ve ...`nin üzerine yazıldığını, davalılar üzerindeki kaydın iptali ile çocuğun kendi hanelerine kaydının yapılması için dava açmışlar, Mersin 4....

UYAP Entegrasyonu