WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının aylık 400,00 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk nafakasının artırılması istemine ilişkindir. TMK'nın 331. maddesi gereğince; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Yasada nafakanın yeniden belirlenebilmesi için belli bir zamanın geçmesi aranmamıştır. Buna göre mahkemece iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı zorunlu kılması gerekmektedir. Artırım davasında; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin, önce kurulan dengeyi bozup bozmadığı gözönünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır....

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde; 2007 yılında açılan artırım davası ile hüküm altına alınan aylık 130 TL yoksulluk nafakasının yetersiz kaldığını ileri sürerek 500 TL ye artırılmasını ve ileriki yıllar için artış oranının belirlenmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının 300 TL ye yükseltilmesine ve takdir edilen nafakanın takip eden yıllarda .... oranında artırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. TMK. nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir....

Dava dilekçesinde, müşterek çocuk için 2004 yılında 80 TL 'ye çıkartılan iştirak nafakasının yetmediğinden aylık 330 TL 'ye çıkartılması talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının 75 TL artırım ile aylık 155 TL 'ye çıkartılmasına karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.Davacının temyiz talebi, HUMK 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasa ile değişik 427.maddesi uyarınca temyize konu artırılan nafaka miktarının yılık 1.545 TL 'yi geçmediğinden bahisle mahkemece reddedilmiş, temyiz talebinin reddine ilişkin mahkeme kararı da davacı tarafından temyiz edilmiştir....

Dosya içeriğinden somut olayda; tarafların 09.11.2006 tarihli ilam ile boşandıkları; davacı yararına aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, hükmün 15.05.2008 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, eldeki artırım davasının 23.03.2010 tarihinde açıldığı, davacının ev hanımı olduğu, üzerine kayıtlı bir dairesinin bulunduğu; davalının zirai ilaç satışı yaptığı ve aylık gelirinin 3.000,00 TL olduğu, geçen sürede tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında olağanüstü bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, yoksulluk nafakasına karar verilen 2006 yılından artırım davasının açıldığı 2010 yılına kadar geçen süre ve yoksulluk nafakasının niteliği gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yüksek oranda nafaka artışına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir....

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, aylık 300,00 TL olan iştirak nafakasının aylık 2.000,00 TL'ye çıkartılması talep ve dava edilmiştir.Mahkemece; davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda iştirak nafakasına hükmedilen tarih ile nafaka artırım dava tarihi arasında geçen süre zarfında tarafların sosyal ekonomik durumu, davalının belirlenen gelir durumu, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarında ciddi bir değişiklik olmamıştır. Bu nedenle mahkemenin artırım talebinin reddine ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak ilerki zamanlarda tarafların sosyal ekonomik durumu, çocuğun eğitim durumu ve değişen ihtiyaçlarına göra nafaka artırımına ihtiyaç duyulduğu takdirde her zaman yeniden nafaka artırım davası açılabilir....

Dosya kapsamından; tarafların 31.01.2011 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği, artırım davası neticesi yoksulluk nafakasının aylık 250 TL’ye yükseltildiği, ilk açılan artırım davasından bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık üç yıllık süre geçtiği anlaşılmaktadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple, bölge adliye mahkemesinin tedbir nafakasının başlangıç tarihine ilişkin esastan red kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm sonucu fıkrasının 4. bendinde yer alan "Davacı için 15. celsede verilen 500,00TL tedbir nafakasının dava kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar, dava kesin hükümle sonuçlandıktan sonra yoksulluk nafakası olarak devamına, bu miktarların tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, nafakanın gelecek yıllar için TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artırım yapılmasına" sözcüklerinin hükümden çıkarılmasına, yerine 4. bent olarak “30/10/2020 tarihli ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakası ile tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde; dava tarihi olan 26/12/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak ve her ay ödenmek üzere aylık 500TL nafakanın boşanma hükmü kesinleşinceye kadar tedbir, boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra da yoksulluk nafakası olarak...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE)MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile gayri resmi şekilde evlendiklerini, bu evlilikten olan müşterek çocuklar ... ve ... velayetlerinin kendisinde olup, nafaka artırım davası sonucunda her bir müşterek çocuk için hükmedilen 200,00 TL iştirak nafakasının değişen ve ağırlaşan hayat şartları nedeniyle çocukların ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek, iştirak nafakasının her bir müşterek çocuk için 500,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; davanın reddini istemiştir....

Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. İştirak nafakası davasında, nafaka miktarının artış oranına ilişkin düzenleme bulunması daha sonra iştirak nafakasının arttırılması için dava açılmasına engel değildir. Önceki davada belirlenen iştirak nafakası ve artış oranı kesin hüküm oluşturmaz. Boşanma davasında, çocuğun eğitim ve sağlık giderlerinin yarısının davalı tarafından karşılanacağı hüküm altına alınmış, davacı ise artırım davasında davalının bu yükümlülüğü yerine getirmediğini iddia etmiştir.  Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocuk Ayperi'nin yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; yerel mahkemece verilen karar hakkaniyete uygun bulunmamıştır.  ...

Y A R G I T A Y K A R A R I Dava, iştirak nafakasının artırılması talebine ilişkindir.Davacı, velayeti kendisinde bulunan müşterek çocuk için, aylık 300 TL olan iştirak nafakasının aylık 500 TL'ye çıkarılmasını talep etmiş, Mahkemece 100 TL artırım ile müşterek çocuk için aylık 400 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK. nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2012 tarihinden itibaren 1.690 TL. ye çıkarılmıştır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.4.2005 tarih ve 2005/3-169 E- 235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.Hüküm, yıllık nafaka (farkı) miktarı itibariyle kesin niteliktedir....

UYAP Entegrasyonu