Somut olayda; davalı karşı davalı tarafça dava dilekçesinin taraflarına 22.09.2015 tarihinde tebliği üzerine cevap ve karşı dava dilekçesinin süresinden sonra 13.10.2015 tarihinde verildiği, asıl davaya ilişkin olarak nafaka artırım talebinin reddi; karşı davada ise iştirak nafakalarının kaldırılması, olmadığı takdirde indirim ve yoksulluk nafakasının kaldırılmasının talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak HMK'nın 133/2. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, bu durumda karşı davanın asıl davadan ayrılmasına ve yeni esasa kaydedilmesine karar verilmesi gerekir iken, karşı davanın süresinde açılmadığından bahisle reddedilmesi doğru bulunmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak ve yoksulluk nafakasının arttırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; eşlerin boşandığını, 2005 ve 2008 doğumlu çocukların velayetinin davacı anneye verildiğini, çocuklar için 100 er TL iştirak nafakası, davacı için 100 TL yoksulluk nafakası verildiğini belirterek iştirak nafakasının çocuklar için 400 er TL ye, yoksulluk nafakasının da 400 TL ye yükseltilmesini istemiştir. Davalı; mahkemenin verdiği nafakadan daha fazla ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur....
"İçtihat Metni" Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : CEYLANPINAR ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2014 NUMARASI : 2014/1-2014/195 Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında görülen Ceylanpınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/168 Esas, 2010/28 Karar sayılı nafaka artırım ilamı ile davacı kadın ve müşterek çocuklar Ömer ve Medine için hükmedilen ayrı ayrı 100,00 TL yoksulluk ve iştirak nafakasının yetersiz kaldığını, davacının ev hanımı olduğunu, başka geliri bulunmadığını belirterek yoksulluk nafakasının 400,00 TL'ye, müşterek çocuklar için iştirak nafakasının ayrı ayrı 300,00...
Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında 4 yıldan fazla süre geçmiştir. Bu süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. Belirtilen hususlar dikkate alındığında dava konusu iştirak nafakası olduğundan ÜFE artış oranı iştirak nafakasının belirlenmesinde esas alınamaz....
'in velayetinin müvekkiline verildiğini ve çocuk lehine aylık 50 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, çocuğun ilköğretimde eğitim gördüğünü, davalının çocuğu ile ilgilenmediğini, çocuğun ihtiyaç ve masraflarının arttığını belirterek; aylık 50 TL olan iştirak nafakasının 550 TL artırılarak aylık 600 TL'ye çıkartılmasını ve nafakanın yıllık artırım oranının belirlenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; Almanya'da işçi olarak çalıştığını, düşük maaş aldığını, evinin kira olup aldığı maaş ve masrafları gözetildiğinde, müşterek çocukları A. E. için ödeyebileceği nafakanın aylık 150 TL olduğunu belirterek, iştirak nafakasının 150 TL'ye artırılmasını ve her yıl için nafaka miktarının belirlenmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile tarafların müşterek çocuğu olan 28.07.2000 doğumlu A. E....
Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; 2002 doğumlu Tuğçe'nin 8.sınıfta eğitim gördüğünü ve masrafları olduğunu belirterek, Tuğçe lehine boşanma neticesinde hükmedilen aylık 100 TL'lik iştirak nafakasının aylık 1.000 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı birleşen davada cevap dilekçesinde; davanın reddini, aksi halde hükmedilecek nafakaya TÜFE artışının da uygulanmasını istemiştir. Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile, davacı lehine hükmedilen aylık 100 TL iştirak nafakasının 50 TL artırılarak toplam aylık 150 TL yardım nafakası olarak devamına, her yıl Ocak ayında yayınlanan ÜFE oranında artırılmasına; birleşen dosya yönünden ise davanın kısmen kabulü ile, davacı lehine hükmedilen aylık 100 TL iştirak nafakasının her yıl Ocak ayında yayınlanan ÜFE oranında arttırılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Davanın niteliği gereği duruşma isteğinin reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteğinin incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı dilekçesinde; 2008 yılında boşanma davasıyla lehine hükmedilen 100 TL yoksulluk nafakasının günün ekonomik şartlarına göre yetersiz kaldığını ileri sürerek 750 TL'ye artırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davacının asgari ücretle çalışmaya başlaması nedeniyle nafaka artırım davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk nafakasının artırılması talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 176/4 maddesi hükmüne göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına karar verilebilir....
alım gücünün düşüşü gözetilerek aylık 100 TL olan yoksulluk nafakasının aylık 1.000 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece; davalının sosyal ve ekonomik durumunda kötüleşme meydana geldiği, halen ödenen miktarın davacı tarafın kabulünde olduğu üzere 570,00 TL olduğu, artırım oranının hakkaniyet ölçüsünde olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Rize Aile Mahkemesinin 2012/55 esas 2012/392 karar sayılı ilamıyla müşterek çocuk Cemre adına hükmedilen 500,00 TL iştirak nafakasının davalının ödediği miktar olan 570,00 TL olarak belirlenmesi ile bu miktarın her yıl TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir....
Mahkemece, davanın kabulü ile aylık 200,00 er TL olarak ödenmekte olan iştirak nafakasının her bir çocuk için aylık 350,00 şer TL'ye çıkarılmasına ve nafakaların her yıl Tüfe oranında arttırılmasına karar verilmiş, hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir. Kural olarak, nafaka miktarında yeniden belirleme yapılabilmesi için belli bir sürenin geçmesi aranmaz. Nafaka miktarında artırım yapılabilmesi için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerekli kılması gerekir....


