WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında yaklaşık beş yıl süre geçmiştir. Bu süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, müşterek çocukların yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı az olup, hakkaniyete uygun bulunmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş; müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü babanın ekonomik durumu ve davalının her bir çocuk için 200 TL ödemeyi kabul ettiğine dair kabulü de gözetilerek, TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun bir nafakaya hükmetmek olmalıdır....

Hal böyle olunca, mahkemece; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında, davacı eş için takdir edilen tedbir nafakasının, hakkaniyet ölçüsünde artırılmasına; müşterek çocuk için hükmdilen tedbir nafakasındaki artış miktarının ise, ÜFE oranı ile sınırlı tutulmayarak, hakkaniyet ölçüsünde daha fazla artırılmasına karar verilmesi gerekirken; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilmeden, kadının gelirinin olmasının yalnızca nafaka artış miktarını tayin ederken nazara alınabileceği düşünülmeden, yanılgılı değerlendirmeyle davacı kadın bakımından davanın reddine, davacı müşterek çocuk Eşref için ise artırım miktarının ÜFE oranı ile sınırlı tutlarak nafakanın yalnıza 21,70 TL artırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir....

Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için yeterli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde Medeni Kanun'un 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir....

Tüm bu maddeler doğrultusunda mahkemece iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; müşterek çocukların 2004, 2007 ve 2012 doğumlu olduğu, annenin 34 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı olduğu, üzerine kayıtlı gayrimenkulunun bulunmadığı, 2 çocuğunun öğrenci olduğu, davalının bir şirketin bayii olduğu, üzerine kayıtlı 2 tane Ford Kamyonet bir tane Mercedes 2005 model kamyonetin bulunduğu tespit edilmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları,müşterek çocukların yaşı ve ihtiyaçları, nazara alındığında mahkemece müşterek çocuklar lehine takdir edilen nafaka azdır. O halde, davalı babanın tespit edilen geliri ile orantılı olacak şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

Öyle ise, mahkemece; öncelikle, davalının aylık ve yıllık gelirlerinin net olarak saptanmasından sonra, ilk nafakaya karar verildiği tarihten dava tarihine kadar 9 yıllık bir sürenin geçmiş olduğu da gözetilerek; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı kadının durumu, ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alınarak; nafakaların, TMK.4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda artırılmasına karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile müşterek çocuk için iştirak nafakasında çok az miktarda artırım yapılması; davacı kadının yoksulluk nafakasının artırılması isteminin ise reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Tüm bu maddeler doğrultusunda, mahkemece, iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; davalı babanın karakol komutanı olarak görev yaptığı, aylık 3.800 TL gelir elde ettiği, 160,00 TL kira ödediği, davacı annenin ise, hemşire olduğu, aylık 3.150 TL geliri olduğu, kendisine ait evde ikamet ettiği, müşterek çocuğun 2006 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaç düzeyine göre; yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı az bulunmuş, bu konu hakkaniyet ilkesine aykırı görülmüş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir....

Tüm bu maddeler doğrultusunda, mahkemece, iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; davalı babanın asgari ücretli , davacı annenin ise, ev hanımı olduğu, geçimini babasının sağladığı, müşterek çocuğun ilkokul 2. sınıf öğrencisi olduğu, iştirak nafakasının daha önce artırılmadığı, eldeki davanın 07.02.2014 tarihinde açıldığı , ilk nafaka ilamının üzerinden yaklaşık 4 yıl geçtiği anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaç düzeyine göre; yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı az bulunmuş, bu konu hakkaniyet ilkesine aykırı görülmüş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir....

Bu doğrultuda yerleşen Dairemiz uygulamasına göre, nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; taraflar arasındaki bir önceki nafaka artırım davası 19/03/2013 tarihinde açılmış ve nafakalar dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere artırılmıştır....

Tüm bu maddeler doğrultusunda mahkemece iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; müşterek çocuklardan B...Y... K....1997 doğumlu olduğu, A... S....ın ise 1994 doğumlu olup, Konya 2....

Hükmedilen nafakanın, yerleşmiş Yargıtay Uygulamaları ve 01.01.2005 tarihi itibariyle TEFE yerine ÜFE endeksinin geçerli olduğu göz önüne alınarak "ÜFE" oranında artışına hükmedilmesi gerekirken "Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından Ocak ayında yayınlanan TÜFE oranında" oranında artırılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Ne var ki; bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün HUMK 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1.maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu