"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde, velayeti kendisinde olan ... için 160 TL ve Mehmet Metehan için 150 TL olarak belirlenen nafakanın yetersiz kaldığını ileri sürerek, halen ödenmekte olan nafakanın dava tarihinden itibaren ... için 400 TL, Mehmet Metehan Kaya için 300 TL'ye yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur....
Tüm bu maddeler doğrultusunda, mahkemece, iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; davalının Orman Genel Müdürlüğünde mühendis olarak çalıştığı aylık 3.500 TL maaş aldığı, 800 TL kira ödediği, tarla taşınmaz kaydı olduğu; davacının uzman doktor olup, aylık 4.000 TL maaş aldığı, 480 TL kira geliri olduğu, kira ödemediği, 2 adet ev ve 3 adet tarla taşınmaz kaydı bulunduğu; müşterek çocuğun 2006 doğumlu olup, Çankaya Kurtuluş İlkokulu 3. sınıf öğrencisi olduğu anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile boşandıklarını boşanma davasında; müşterek çocuk İrem lehine iştirak nafakasına hükmedildiğini, iştirak nafakasının sonradan açılan nafaka artırım davası neticesinde yükseltildiğini, nafaka borcunun davalıya ait banka hesabına yatırıldığını ileri sürerek, nafakanın tahsili amacıyla aleyhine başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulması ve alacağın %50’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir....
DAVA Davacı- davalı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle ;davalının ve davalının ailesinin şiddet uyguladığını, evlilik birliğinin getirdiği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sadakatsiz davranışlarının bulunduğunu, küçük düşürücü davranışlarının bulunduğunu, ekonomik şiddet uyguladığını iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına , ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuklar için aylık 1.000,00'er TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine , kararın kesinleşmesi halinde nafakanın iştirak nafakası olarak devamına, aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesi halinde nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına , nafaka miktarlarına yıllık artırım oranı belirlenmesine, 100.000,00 TL maddî tazminat ile 100.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmesini talep...
nın aylık mutat giderinin 760TL olduğunun belirlendiği, davacının ise dava dilekçesi ile aylık 235TL artırım ile nafakanın 600TL’ye çıkarılmasını istemekte küçüğün 1.140TL aylık harcamasının bulunduğunu iddia ettiği, oysa bu iddianın kabulünü gerektirecek hiçbir delilin olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda iştirak nafakasının arttırılması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için konu ile ilgili yasal düzenleme ve kavramların kısaca açıklanmasında yarar vardır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 182/2. maddesi ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması esası kabul edilmiş; 327. maddesinde de çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağı öngörülmüştür....
Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde yoksulluk nafakasına enflasyon oranında artırım uygulanmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, kadın yararına 600,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş olup herhangi bir artırım kararına hükmedilmemiştir. Kadın tarafından istinaf dilekçesinde yoksulluk nafakasına artırım uygulanmaması istinaf konusu yapılmış olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince bu husus esastan reddedilmiştir. Kadının yoksulluk nafakasına artırım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirir....
Bu durumda davacı nafaka yükümlüsünün gelirindeki azalma da nazara alınarak TMK 176/4. madde uyarınca nafakanın indirilmesine karar verilebileceğinden direnme kararının bozulması gerekir. Anayasa Mahkemesi’nin karar gerekçesinde belirtildiği üzere, TMK 1 ve 4. maddeleri uyarınca nafakanın kaldırılabileceği nazara alındığında ise, davacının bel rahatsızlığı nedeniyle işden ayrıldığı, düzenli geliri olmadığı, kazancının davalıya nazaran cüz’i bir miktar olduğu değerlendirilerek nafakanın kaldırılmasına dair mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüne de katılmamaktayım. Anayasa Mahkemesi kararında “nafaka yükümlüsünün kendi kusuru olmaksızın yoksulluğa düşmesi” hâlinde nafakanın kaldırılabileceği belirtilmiştir. Bel rahatsızlığı olması nafaka yükümlüsünün kendi kusuru değil ise de, günün tıbbi olanaklarına rağmen rahatsızlığını tedavi ettirmeyip, işden ayrılan davacı kusurlu olup, buna dayanarak düzenli ve sabit gelirli işde çalışamıyorum diyerek, yoksulluk nafakasından kurtulamaz....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, nafakanın niteliği, tarafların boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen tedbir-yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat miktarlarının düşük olduğu, Mahkemece hükmedilecek nafakanın gelecek yıllarda ÜFE oranında artırılmasına ilişkin talep bakımından karar verilmemesi de doğru olmadığı, bu sebeple davalı-davacı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminata ve artırım hükmü kurulmasına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle İlk Derece Mahkemesince davalı-davacı kadın için 13.01.2022 tarihli 3 nolu ara karar ile aylık 350,00...
ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2014 NUMARASI : 2013/483-2014/327 Taraflar arasında, asıl dava bakımından nafakanın azaltılması ve kaldırılması, karşı dava bakımından nafakanın artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, karşı dava bakımından davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili davacı ile davalının 19.06.2008 tarihinde evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek bir çocuklarının olduğunu, tarafların Konya-Ereğli 2....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2014 NUMARASI : 2014/375-2014/455 Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, boşanma ilamıyla birlikte müşterek çocuğun velayetinin müvekkiline verildiğini, çocuk yararına aylık 200,00 TL nafakaya hükmedildiğini, geçen süreçte nafakanın çocuğun ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını belirterek; nafakanın aylık 500,00 TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir....


