WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ...in yayınladığı...oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından, yoksulluk nafakasının aylık 200.00 TL den 250.00 TL ye çıkarılmasına ilişkin mahkeme kararının 30/06/2006 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 11/09/2014 tarihinde açıldığı, davacının ev hanımı olduğu, kendi evinde kaldığı, kredi ödediği, davalının ise emekli olduğu, 1.200.00 TL emekli maaşı aldığı, eşi ile ortak olan evde kaldığı, kredi ödediği, yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında nafaka artırım davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası...in yayınladığı ...oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından, yoksulluk nafakasının aylık 100.00 TL den 150.00 TL ye çıkartılmasına ilişkin mahkeme kararının 26/02/2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 06/01/2015 tarihinde açıldığı, davacının baba evinde annesi ile kaldığı, 235.00 TL yetim aylığı aldığı; davalının ise, yurt dışında gemi yapımı işinde çalıştığı, eşinin evinde kaldığı, yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında nafaka artırım davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir....

Söz konusu hüküm gereğince; nafaka miktarının yeniden belirlenmesi için aradan uzunca bir zamanın geçmesi gerekli olmayıp, tarafların gelirlerinde veya küçüklerin ihtiyaçlarında artış olması halinde her zaman artırım istemi ile dava açılabilir. Somut olayda; önceki nafaka takdiri ile bu dava arasındaki geçen süre içerisinde, küçüğün ihtiyaçlarında artış olduğu, paranın satın alma gücünün nispi de olsa azaldığı bir gerçektir. O halde mahkemece; davalı babanın ekonomik durumu, küçüğün yaşı gereği artan ihtiyaç ve harcamaları, paranın satın alma gücü, ÜFE ve sair hususların birlikte değerlendirilerek hakkaniyete uygun bir miktarda nafakanın arttırılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenle buzulmalıdır....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.,Ancak, davacı tarafın müşterek çocuk için 80 TL olan iştirak nafakasının 330 TL 'ye çıkartılması talebine karşı mahkemece, talebin kısmen kabulü ile müşterek çocuk için 75 TL artırım ile 155 TL iştirak nafakasına hükmedilip, artırılması istenen 175 TL'lik kısım ise reddedilmiştir....

tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası fazladır....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Hakim istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. (TMK.md.176/son) Bu düzenleme dikkate alınmaksızın, hükmedilen yoksulluk nafakasına dava tarihinden başlayacak şekilde artırım uygulanması doğru değildir. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir....

Mahkemece, dava tarihindeki şartlara göre; yoksulluk nafakasına hükmedilen tarih ile artırım davasının açıldığı tarih arasında geçen süre dikkate alınarak artırım yapılması gerektiği açıktır. O hâlde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir. Hâl böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır....

Tüm bu cümleler, doğrultusunda mahkemece iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; 2004 doğumlu olan müşterek çocukların dava tarihi itibari ile orta öğrenim çağına geldikleri, davacı annenin ev hanımı olduğu ve geçimini ailesinin sağladığı, davalı babanın ise ............ Müdürlüğü'nde işçi olarak çalıştığı, ve aylık gelirinin 1700 TL olduğu ve dosyada mevcut kurum yazısına göre yılda iki kez ikramiye ve dört kez de ilave tediye aldığı anlaşılmıştır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, müşterek çocukların yaşı ve ihtiyaçları, ile iştirak nafakasına hükmedilen tarih ile bu davanın açıldığı tarih arasındaki süre nazara alındığında mahkemece takdir edilen nafaka miktarı azdır....

Artırım davasında gözönünde tutulacak husus; geçen süreçte tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin önceki kurulan dengeyi bozup bozmadığıdır. Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklarının ihtiyaçlarını karşılayacak nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafaka artırılmalıdır. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında; davacının ev hanımı olduğu, çalışmadığı, aylık 400,00 TL kira ödediği, 1994 model Lada marka otomobilinin bulunduğu, davalının ise Astsubay olarak görev yaptığı, 2300 TL civarı maaş aldığı tespit edilmiştir....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; davacının ev hanımı olup gelirinin olmadığı, davalının ise özel bir şirketin ortağı olduğu anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE 12 aylık ortalama artış oranı nazara alınmak suretiyle, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktara hükmetmekten ibarettir....

UYAP Entegrasyonu