WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Mahkemesinin kararının 07.06.2012 tarihinde kesinleştiğini, davacının ev hanımı olduğunu, nafakadan başka gelirinin olmadığını, zaman içinde hükmedilen nafakanın davalının ekonomik durumunda meydana gelen artış da dikkate alındığında hakkaniyete aykırı bir hal aldığını belirterek 250 TL olarak belirlenen nafakanın 500 TL'ye çıkartılmasına ve arttırılan nafakaya her yıl ÜFE ve TÜFE oranlarında arttırım uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; nafakaya ilişkin mahkeme kararının onanarak kesinleştiğini, davacı tarafça hükmedilen nafakanının ve maddi tazminatın ......

gelecek yıllarda artırım talebi hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmemesinin hatalı olduğu, nafakanın gelecek yıllarda her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE oranında artırılmasına karar verilmesini istemiş ise de; nafaka yükümlüsünün memur olduğu, gelirinde ÜFE değil TÜFE oranları esas alınarak artırım yapıldığı, ÜFE ile TÜFE arasındaki oransal farklılık 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında taraflanın ekonomik ve sosyal durumuna göre artırım oranı konusunda hakime takdir hakkı verildiği gözetildiğinde, nafakanın gelecek yıllarda TÜFE oranında artırılmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesi ile davacı-karşı davalı kadının kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, iştirak nafakasının gelecek yıllarda artırımı talebi hakkında karar verilmemesine yönelik istinaf talebinin kabulüne, diğer yönlere ilişkin istinaf taleplerinin ise esastan reddine, davalı-karşı davacı erkeğin çocuk lehine hükmedilen aylık 3.000,00 TL olarak hükmedilen nafaka miktarı ile kadın...

Somut davada,tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları,nafakanın niteliği,müşterek çocuğun yaşı,yaşı itibariyle masraf ve ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında,takdir olunan iştirak nafakası artırım miktarı az olup,TMK 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. 2-Hal böyle olunca mahkemece;yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle müşterek çocuğun yaşı,yaşı nedeniyle ihtiyaçlarındaki değişim ve davalının gelir durumu da gözetilerek hakkaniyete uygun bir nafaka artırım miktarının takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup,bozmayı gerektirmiştir....

Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. O halde, mahkemece yapılacak işin; davacının sosyal ve ekonomik durumu ile davalının ihtiyaçları karşılaştırılarak, önceki nafaka takdirinde kurulan dengeyi koruyucu, davalının ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davacının geliri ile de orantılı olacak şekilde, artırılan yoksulluk nafakası miktarı TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırım yapılması gerekmekte olup, bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile daha önce hükmedilen iştirak nafakasının eğitim gören ortak çocuğun ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığı, nafakanın artırılması koşullarının gerçekleştiği, nafaka artırım miktarının belirlenmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile günün ekonomik koşullarının ve ortak çocuğun ihtiyaçlarının gözetildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile daha önce ortak çocuk için hükmedilen aylık 650,00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 2.000,00 TL olarak belirlenmesine, nafakanın gelecek yıllarda ÜFE oranında kendiliğinden artırıma tabi tutulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki asıl dava nafaka artırım ve karşı dava nafakanın kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, davalı/karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Mahkeme hükmü davalı/karşı davacı vekili Av. ...'na, 20.07.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, aynı hüküm dosyaya vekalet sunan Av. ...'a ise 23.07.2018 tarihinde yeniden tebliğ edilmiş olup, dosyada Av. ...'nun azline ya da istifasına ilişkin evrak bulunmaması sebebi ile temyiz dilekçesi ise, HUMK’nun 432. maddesinde öngörülen onbeş günlük yasal süre geçirildikten sonra 07/08/2018 tarihinde (davanın nafakaya ilişkin olup adli tatile tabi işlerden olmaması) verilmiştir....

Davada, daha önce hüküm altına alınmış olan iştirak nafakasının yetersiz kaldığı ileri sürülerek 250 TL ye yükseltilmesi istenilmiş; mahkemece, en son nafaka artırımı davası ile 200 TL olarak belirlenmiş olan nafakanın, 50 TL artış ile 250 TL ye yükseltilmesine karar verilmiştir. Bu davadan önce açılan nafaka artırım davası sonucunda; ...... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 02.12.2005 gün ve 2005/397 E. 2005/311 K. sayılı kararı ile aylık 50 TL olan iştirak nafakasının 200 TL ye yükseltilmesine karar verilmiş ise de; davalı tarafın temyizi üzerine dairemizin 04.05.2006 gün ve 2006/4458 E. 2006/5592 K. sayılı ilamıyla nafaka 80 TL olarak belirlenmiş ve hüküm düzeltilerek onanmıştır. Şu durumda, önceki kararla bağlı olmaksızın vicdani kanaate göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir....

Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı kadının birleştirilen nafakanın artırılmasına ilişkin davasının kısmen kabulüne karar verildiği halde fiilen hiç bir artırım yapılmaksızın önceden kesinleşen 130 YTL. tedbir nafakasının kocadan alınıp kadına verilmesine hükmedilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen kararın 2'nci bentte açıklanan sebeplerle kadının tedbir nafakası davası yönünden BOZULMASINA, hükmün diğer bölümlerinin ise 1'nci bentteki nedenlerle ONANMASINA,duruşma için takdir olunan 450 YTL. vekalet ücretinin...den alınıp ...e verilmesine, aşağıda yazılı harcın ...e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran...'...

Davalı kadın tedbir nafakası için "her yıl uygulanacak bir artırım oranı" belirlenmesi isteminde bulunmadığı gibi, infazda tereddüt yaratacak şekilde hükmedilen tedbir nafakasına dava tarihinden itibaren TEFE - TÜFE oranında artış uygulanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.11.2017...

Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında yaklaşık 3,5 yıl geçmiştir. Bu süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında, iştirak nafakasının artırımına yönelik talebin reddedilmesi, TMK.4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Bu nedenle mahkemece, müşterek çocuğun ihtiyaçlarındaki değişim ve davalının gelir durumu gözetilerek hakkaniyete uygun şekilde nafakanın bir miktar artırımına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu